24.11.2017,21:55
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
1915 Olayları üzerine...
30122013-1-084620.jpg
ÜMİT YALIM
Ermeniler tarafından katledilen 518 bin 105 Türk'ün hakkına kim sahip çıkacak? Başbakan Erdoğan tarafından 23 Nisan 2014 tarihinde, 1915 olaylarına ilişkin mesaj yayımlandı.

Başbakan Erdoğan tarafından 23 Nisan 2014 tarihinde, 1915 olaylarına ilişkin mesaj yayımlandı. Başbakanlık internet sitesinden basın açıklaması ile yayımlanan mesaj, başta Türkçe olmak üzere toplam 9 dilde yazılmış. İngilizce olarak yapılan basın açıklamasının girişinde, tercümelerin gayri resmi olduğu yazıyor. Böyle bir ifade devlet geleneklerine aykırıdır. Söz konusu ifade yerine “yanlış anlamalara karşı Türkçe metin esas alınmasıdır” ifadesi kullanılmalıydı. Erdoğan’ın mesajı Doğu ve Batı Ermenice dillerine de tercüme edilmiş. Bu durum, Ermeni Devleti’nin ve Diasporası’nın toprak talebi için öne sürdükleri tezlere örtülü destek veriyor. Çünkü Ermenistan devleti, şu anda egemenliğini sürdürdüğü toprakları Doğu Ermenistan, Ağrı Dağı ve çevresindeki Türk topraklarını da Batı Ermenistan olarak adlandırıyor.   Tayyip Erdoğan, yayımlamış olduğu mesajla,   Gezi olayları ve 17-25 Aralık yolsuzluk operasyonları sonrasında, ABD ve AB ülkeleri nezdinde kaybettiği itibarını yeniden kazanmaya çalışırken, Ermeni Diasporası’nın değirmenine su taşımıştır.

12 Yıllık AKP iktidarı döneminde, Ermeni Diasporası’nın “Sözde Ermeni Soykırımı” tezlerini Türk toplumuna kabul ettirebilmek için yoğun bir kamu diplomasisi ve halkla ilişkiler çalışması yapıldı. Diasporanın tezlerini destekleyenler arasında Halil Berktay ve Taner Akçam gibi akademisyenler var.  Bu akademisyenler tarafından düzenlenen toplantılara, karşıt görüşleri benimseyen akademisyenler davet edilmedi. Yani kendileri çaldılar kendileri oynadılar. Anılan akademisyenler, Ermeni soykırımı iddiaları ile ilgili olarak, bu güne kadar somut bir belge de gösteremediler. Ayrıca her iki akademisyen, Yusuf Halaçoğlu, Mümtaz Soysal ve Şükrü Elekdağ tarafından düzenlenen toplantılara da davet edildikleri halde katılmadılar. Halaçoğlu, Soysal ve Elekdağ ise bilimsel belgeler sunarak Diaspora’nın tezlerini çürüttüler.    

Osmanlı Arşivi’nde, Ermeni iddiaları ile ilgili olarak, 70’li yılların sonlarında başlayan ve 2000 yılına kadar süren inceleme ve araştırma çalışması yapıldı. Dışişleri Bakanlığı’nın sorumluluğunda yürütülen çalışmalara diplomatlar ile birlikte akademisyenler ve askerler de katıldı. Çalışma sonucunda elde edilen bilgiler Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü tarafından 2001 yılında iki ciltlik kitap halinde yayımlandı. Kitabın adı “Ermeniler Tarafından Yapılan Katliam Belgeleri”. Kitapta, 1914-1921 yılları arasında, Ermeniler tarafından Türklere uygulanan katliamın, eski Türkçe olarak yazılmış belgeleri ile birlikte belgelerin günümüz Türkçesi’ne uyarlanmış çevirileri ve İngilizce çevirileri de var. Ermeniler tarafından, trenden atılarak, gözleri oyularak, işkence ve diğer yöntemler ile öldürülen Türk sayısı 518.105 (Beşyüzonsekizbin yüzbeş)kişi. Dışişleri Bakanı Davutoğlu, 12 Aralık 2013’te, Ermenistan’a giderken yaptığı açıklamada, “Tehciri benimsemiyoruz, gayri insani bir uygulama” dedi. Davutoğlu bu açıklamasına rağmen Erivan’da protestolardan kurtulamadı ve toplantının yapıldığı otele arka kapıdan girmek zorunda kaldı. Ermeniler gösteriler sırasında, Türk bayraklarını yere atarak ayaklarının altında çiğnediler.

Ermenilerin katliama başladığı 1914 yılının başından, Tehcir Kanunu’nun çıktığı 24 Nisan 1915 tarihine kadar olan süre içerisinde öldürülen Türk sayısı 46.659. Tehcirden sonra 1921 yılının sonuna kadar öldürülerek katledilen Türk sayısı 471.446. Toplam sayı 518.105. Belgelerden ve rakamlardan anlaşıldığı üzere, Ermeniler, tehcire rağmen 471.446 Türk’ü, trenden atarak, gözünü oyarak ve işkence ederek öldürmüş. Tehcire rağmen bu kadar Türk’ü öldüren Ermeniler, tehcir olmasaydı ne yaparlardı ? Tehciri kınayan Davutoğlu bu sorunun cevabını vermek zorundadır. Herhalde öldürülerek katledilen Türklerin sayısı, bu sayının iki veya üç misli olurdu.  

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
AKP iktidarının Ermenistan ile ilgili bir politikasının olmadığı, Ermenistan ile olan ilişkileri, ABD, Rusya Federasyonu ve AB ülkelerinin istekleri doğrultusunda yürüttüğü açıkça görülmektedir. Türkiye ile Ermenistan arasında, “Diplomatik İlişkilerin Kurulması Protokolü” ile “İlişkilerin Geliştirilmesi Protokolü”, 10 Ekim 2009 tarihinde, İsviçre’nin Zürih şehrinde imzalandı. İmza töreninde Davutoğlu ve Nalbantyan’ın arkasında, ABD, Rusya Federasyonu ve Fransa’nın Dışişleri Bakanları ile diğer yetkililer hazır bulundu. AKP Hükümeti bu konuda da başarısız oldu. Çünkü, protokol Ermenistan tarafından donduruldu. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Amerikalı Yazar Samuel A. Weems’in 2002 yılında Ermenilerle ilgili olarak yazdığı kitap, İstanbul’da bulunan Kara Kuvvetleri Lisan Okulu tarafından Türkçe’ye tercüme edildi. “Ermenistan, Bir “Hristiyan” Terörist Devletin Sırları” adlı kitap 2005 yılında Yüksek Askeri Şura üyelerine dağıtıldı. Kitap YAŞ Başkanı Tayyip Erdoğan’a da verildi. Anlaşılan Erdoğan kitabın kapağını bile açmamış. Weems kitabında, Japonların 1941’de Hawai Adaları’na yaptığı saldırı sonrasında, Amerikan yönetiminin, ülkede yaşayan Amerikalı Japonları, Amerika’nın batı kıyılarından daha iç bölgelerdeki kamplara gönderdiğini anlatıyor. Weems, Osmanlıların 1915’te yaptıkları da bundan farklı değildi diyor. Weems ayrıca Ermenilerin terörist birlikler oluşturarak Osmanlı’ya karşı savaşan Rus orduları ile ortak hareket ettiğini ve Müslümanlar, özellikle de Türkler üzerinde etnik temizlik hareketi yaptıklarını söylüyor. Burada dikkat edilmesi gereken bir konu var. Japonya’nın Amerika’nın batı sahillerine olan mesafesi 4300 deniz mili veya 7964 km. Bu kadar mesafeye rağmen Amerika ülkesinde yaşayan Japonları doğu bölgesine tehcir ediyor. Osmanlı Devleti ise Ruslar ile cephe savaşı veriyor. Yani mesafe çok yakın.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Weems, kitabında Ermeni iddiaları ile ilgili bir çok soru soruyor. İşte o sorulardan bir kısmı;

   *Katledilen Türklerin toplu mezarları var. Katledildiği iddia edilen Ermenilerin toplu mezarları nerede ?

   *Ermeni Tehcirinden sonra Osmanlılar soruşturma geçiriyor. Ermeniler neden soruşturma geçirmiyor ?

   *Ermeniler 1992’de 1 milyondan fazla Azeri Türk’ü tehcir ediyor, peki bu nedir ?

Samuel A. Weems’in kitabı, daha sonra bir yayınevi tarafından da tercüme ettirilerek 2006 yılında piyasaya sunuldu.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Türkiye’de her sene Şubat ayında, Ermenilerin Hocalı’da katlettiği Azeri Türkleri için anma töreni düzenleniyor. Ayrıca Emperyalist devletlerin baskısıyla, Ermeni tehcirinden sorumlu tutularak idam edilen Yozgat Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey için Nisan ayında anma töreni düzenleniyor. Törenlere MHP ve CHP’den çok sayıda katılım oluyor. Ama ne hikmetse AKP’den hiçbir temsilci törenlere katılmıyor. AKP’nin Dışişleri Bakanı “Tehciri benimsemiyoruz, gayriinsani bir uygulama” diyerek, Paris Büyükelçisi Hakkı Akil “1915’te olanlar soykırım tanımına uymaz demem” açıklaması yaparak, Tayyip Erdoğan’da Başbakanlık internet sitesinden mesaj yayımlayarak Ermeni tezlerine destek veriyor.

24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Andlaşması, Balkan Savaşı, Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı’nın muhasebesi şeklinde yazılmıştır. Lozan Andlaşması’nın 59. Maddesinde Yunan ordusu’nun Anadolu’da yaptığı katliamlar tescillenmiştir. Ancak andlaşmanın hiçbir yerinde Ermeni iddialarını doğrulayacak hiçbir ifade yok. İngiltere ve Fransa andlaşmayı imzalayan devletler arasında. Herşey bu kadar açık ve netken Tayyip Erdoğan ve AKP Hükümeti ne yaptığının farkında mı ? Kime hizmet ediyorlar? Ermeniler tarafından katledilen 518.105 Müslüman Türk’ün hakkına neden sahip çıkmıyorlar ?

Ümit YALIM

Eski Milli Savunma Bakanlığı Genel Sekreteri

Demokrat Parti Yüksek Danışma Kurulu Üyesi


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Yazarın Diğer Yazıları
YazıYorum
Türkiye’nin ne cari açık sorunu var; ne de mali ve özel kesimin yüksek borcu… İhracat da canlanıyor, faizle enflasyon da önümüzdeki ay düşmeye başlayacak. Aylardır aynı şeyi dinliyoruz.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay