24.11.2017,21:55
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Paralel devlet, paralel yargı, paralel ordu
30122013-1-084620.jpg
ÜMİT YALIM
17 Aralık 2013 Yolsuzluk operasyonu ile birlikte kamuoyu sürekli olarak devlet içerisinde devlet, paralel devlet söylemleri ile oyalanmaktadır.

PARALEL DEVLET

     Peki paralel devlet var mı ? Evet var. Türkiye’nin bir kısım toprakları 2004 yılından beri işgal altında ve bu topraklar 10 yıldır paralel devlet ; Yunanistan tarafından yönetiliyor. İzmir’in Koyun Adası ile Venedik Kayalıkları, Aydın’ın Hurşit, Fornoz, Eşek, Nergizçik, Bulamaç  Adaları, Muğla’nın Kalolimnoz, Keçi, Sakarcılar, Koçbaba, Ardacık Adaları ile Girit Adası’nın etrafındaki 5 Türk Adası, 2004 yılından beri tam 10 yıldır Yunanlı Vali ve Yunanlı Belediye Başkanları tarafından yönetilmektedir.

     20 Eylül 2013 Tarihli Hürriyet Daily   News Gazetesi’nde, Yunan mahkemesi’nce 50 yıl ceza verilen  Türk vatandaşı hakkında, İngilizce olarak verilen haberin bir bölümünde,  “Greece’s Farmakonisi island” ( Yunanistan’ın Farmakonisi Adası ) ifadesine yer verilmiştir. Ancak habere kaynak olarak gösterilen Anadolu Ajansı’nın Türkçe haberinde ise söz konusu adadan Bulamaç (Farmakonisi ) Adası olarak bahsedilmiştir. Bulamaç Adası Türk Adasıdır. Haberin İngilizceye çevirisi sırasında ekleme yapıldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca, 1943 tarihli İngiliz haritasında ve 1951 tarihli Amerikan haritasında, Bulamaç Adası’nın Türkiye’ye ait olduğu açıkça görülmektedir. Her iki harita resmi belgedir. Çünkü İngiltere 1923 Lozan Andlaşmasına, Amerika da 1947 Paris Andlaşmasına taraftır. 

 

 

27 Ocak 2014 Tarihli Hürriyet Gazetesi’nde, Yorgo Kırbaki tarafından verilen haberin girişinde “YUNANİSTAN’ın Bulamaç ( Farmakonisi ) Adası” ifadesine yer verilmiştir. Her iki haber ile ilgili olarak gazetelerin okur temsilcileri ile temasa geçip haberlerin düzeltilmesi talebinde bulundum. Ancak burada dikkat çeken konu, her iki haberin muhatapları tarafından tekzip edilmemiş olmasıdır. Haberler, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Dışişleri, İçişleri, Ulaştırma Haberleşme ve Denizcilik Bakanlığı ile Genelkurmay Başkanlığı tarafından tekzip edilmemiştir. Burada akla gelen soru, AKP Hükümetleri döneminde alenen Yunanistan’a verilen adalardan birisi olan Bulamaç Adası’nın şimdi de hukuken verilip verilmediğidir.

     AKP Hükümeti’nin yerine gelecek yeni hükümetin, işgal edilen adalar konusunu Uluslararası Adalet Divanı’na taşıması halinde davayı kaybedebiliriz. Çünkü, Yunanistan, her iki gazetede çıkan haberleri aleyhimize delil olarak kullanacak ve haberlerin Türk Hükümeti tarafından tekzip edilmemesini gerekçe olarak gösterecektir. Kardak krizi sırasında en önemli gerekçemiz, Yunanistan’ın egemenlik uygulamalarının Türk kamuoyuna duyurulmamış olmasıydı. Hürriyet Gazetesinde çıkan haberler ile Yunanistan’ın egemenlik uygulaması Türk kamuoyuna duyurulmuştur. 

     AKP Hükümeti, haberleri tekzip etmemiş ve paralel devlet uygulamalarını kabullenerek egemenliği Yunanistan ile paylaşmış ve paylaşmaya devam etmektedir.

PARALEL YARGI

     Türkiye Cumhuriyeti, cumhuriyet  tarihinde ilk defa, AKP Hükümetleri döneminde, paralel yargıya muhatap olmuştur.  Türk mahkemeleri tarafından yargılanması gereken vatandaşlarımız paralel yargı; Yunan yargısı tarafından yargılanmıştır.

     23 Mayıs 2006 Tarihinde bir Türk savaş uçağı, Rodos ve Kerpe Adası’nın güneyinde, uluslararası hava sahasında uçarken, bir Yunan savaş uçağı tarafından, alttan ve arkadan çarpmak suretiyle düşürülmüştür. Çarpma sonrasında pilotumuz paraşütle atlayarak canını zor kurtarmış, Yunanlı pilot ise uçağı ile birlikte denize çakılarak ölmüştür. Uçağımızın pilotu Atina Ceza Mahkemesi tarafından gıyabında yargılanmış ve yargılama sonucunda, Yunanlı pilotun ölümüne neden olmaktan suçlu bulunarak, Ocak 2009’da 4 yıl hapis cezasına çarptırılmıştır. Pilotumuz, hiçbir suçu olmadığı halde uluslararası hukuka göre yetkili olmayan Yunan mahkemesinde yargılanmış ve bu paralel yargıya, başta AKP Hükümeti ve Dışişleri Bakanlığı olmak üzere Türk yargısı sessiz ve tepkisiz kalmıştır. Halbuki Bozkurt Lotus olayından sonra, Fransa 1927 yılında uluslararası çağrı yaparak, yargılama hakkının bayrak devletinde olmasına neden olmuştur. Eğer pilotumuzun bir suçu olsaydı yargılamanın Türk mahkemeleri tarafından yapılması gerekirdi.

 

 

     Fransa, yargılama hakkının bayrak devletinde olması nedeniyle, 2007 yılında Fransız balıkçı teknesine çarparak Fransız kaptanın ölümüne neden olan Kiribati bayraklı Ocean Jasper gemisinin kaptan ve mürettebatını yargılayamamıştır. Çünkü Kiribati, kaptan ve mürettebatın ceza yargılaması için Fransa’ya izin vermemiştir. 2006 Yılında Dışişleri Bakanı olan Abdullah Gül ise, pilotumuzun Atina’da yargılanmasını önlemek için hiçbir girişimde bulunmamıştır. Küçücük Kribati devleti gemi kaptanı ve mürettebatına sahip çıkarken, koskoca Türkiye Cumhuriyeti’nin Dışişleri Bakanı ve Bakanlığı pilotumuzun yasal hakkına sahip çıkmamıştır. Yunanistan, yargılama sonrasında İnterpol’e başvurarak pilotumuzun yakalanması için kırmızı bülten çıkarılmasını sağlamıştır. Halihazırda pilotumuz bu yüzden AB ülkelerine gidemiyor. Çünkü AB ülkelerinden herhangi birine girmesi halinde tutuklanabilir. T.C. Dışişleri Bakanlığı bu konuya kayıtsız kalırken, ABD Dışişleri Bakanlığı, Haziran 2009’da Yunanistan’a bir telgraf göndererek, Türk pilotun yakalanması için İnterpol ve diğer kurumlar nezdinde yaptığı başvuruyu sessizce geri çekmesini istemiştir.

     Türk vatandaşı A.K., 13 Nisan 2013 tarihinde, sişme bot ile taşıdığı 20 Suriyeli kaçağı Bulamaç Adası’na indirirken Yunan Sahil Güvenlik ekipleri tarafından yakalanıyor. A.K. Yunan mahkemesi tarafından tutuklu olarak yargılanıyor ve  Eylül 2013’te 50 yıl hapis cezası ve 115 bin avro para cezasına çarptırılıyor. Haber başta Anadolu Ajansı olmak üzere birçok basın ve yayın kuruluşu tarafından yayımlanıyor. Ancak, Didim açıklarındaki Bulamaç Adası Türkiye Cumhuriyeti’ne ait  ve 6 millik Türk karasularının içinde. Türk vatandaşı A.K., Türk Karasularının içinde ve Türk Adasında insan kaçakçılığı suçu işliyor ama yargılamayı paralel yargı ; Yunan mahkemesi yapıyor. AKP Hükümeti, Dışişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı ile birlikte Türk yargısı bu paralel yargıya da sessiz ve tepkisiz kalıyor.

 

AKP Hükümetinin icraatları, yargıyı kendisine bağlama girişimleri, paralel yargıya sessiz ve tepkisiz kalması herkesin malumudur. Ancak, Yunanistan’ın Türk yargısını yok sayarak paralel yargılama yapmasına, Türkiye’deki üniversitelerin bünyesinde bulunan 75 Hukuk Fakültesinin, Baroların, Türkiye Barolar Birliği’nin ve hukukçu akademisyenlerin sessiz ve tepkisiz kalmalarını anlamak mümkün değildir.

PARALEL ORDU

     2004 Yılının Ekim ve Kasım aylarında, Yunan askerleri tek kurşun atmadan, hiçbir karşı mukavemetle karşılaşmadan elini kolunu sallayarak geliyor ve Didim açıklarındaki Eşek ve Bulamaç Adalarını işgal ediyor. İşgal devam ediyor ve Türkiye Cumhuriyeti’ne ait 16 ada ile 1 kayalık fiilen işgal ediliyor. Paralel Ordu ; Yunan Ordusu’nun askerleri Türk topraklarına yerleşiyor. Dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök kılını bile kıpırdatmıyor. Halbuki Özkök, Hükümet Direktifi verilmese dahi, o tarihteki  TSK İç Hizmet Kanunu’nun 35. Maddesi gereği Türkiye Cumhuriyeti’ni kollamak ve korumakla görevliydi.

     Türk topraklarındaki Paralel Ordu’nun varlığı, 31 Aralık 2008 tarihinde Yunanistan Genelkurmay Başkanı ve Kara Kuvvetleri Komutanı’nın Bulamaç Adası’na gelmesi ve hava sahası ihlali yapması ile ortaya çıkıyor. 18 Mayıs 2011 Tarihinde, Türk topraklarındaki paralel ordunun varlığı belgeleniyor ve kamuoyunun bilgisine sunuluyor. İşgal konusu MHP ve CHP Milletvekilleri tarafından soru önergeleri ile Davutoğlu’na soruluyor. Davutoğlu, adacık diyor olmuyor, yorum farkı diyor olmuyor ve sonunda pes ederek  işgali kabul ediyor ve istikşafi görüşmelere sığınıyor. Bülent Arınç’a bağlı olan TRT’de ve ayrıca Yeni Şafak Gazetesi’nde bile 16 adanın işgal edildiği haberi  veriliyor.

     Devletin Anadolu Ajansı, Yunanistan’ın helikopterle Bulamaç Adası’na asker taşıdığını yazıyor. Genelkurmay Başkanlığı’ndan yapılan açıklamalarda Türk sınırına yaklaşan Suriye askeri helikopterlerine askeri uçaklarla önleme yapıldığı bildiriliyor. Ama ne hikmetse, milletimizin gözü önünde burnumuzun dibindeki Türk adalarına asker taşıyan Yunan askeri helikopterlerine hiçbir önleme yapılmıyor.

     AKP Hükümeti tarafından İç Hizmet Kanunu’nun 35. Maddesi değiştirildi. Buna göre “Silahlı Kuvvetlerin vazifesi; yurt dışından gelecek tehdit ve tehlikelere karşı Türk vatanını savunmak, caydırıcılık sağlayacak şekilde askeri gücün muhafazasını ve güçlendirmesini sağlamak, TBMM kararıyla yurtdışında verilen görevleri yapmak ve uluslararası barışın sağlanmasına yardımcı olmaktır”. Anayasanın 117.Maddesine göre Genelkurmay Başkanı Necdet Özel Silahlı Kuvvetlerin Komutanı olup İç Hizmet 35.Maddede verilen görevleri yapmakla mükelleftir. Adalarımızı işgal eden Yunan askeri yurt dışından gelmiş ve gelmeye devam etmektedir. Ayrıca Yunan askerleri şu anda Türk topraklarında yani yurt içindedir. Yani, adalara asker taşıyan Yunan helikopterlerine önleme yapmak ve Yunanlıları adalardan def etmek için Hükümet Direktifine de TBMM kararına da gerek yoktur. AyrıcaÖzel, istikşafi görüşmeleri de sığınamaz.

     Bulamaç Adası’nın Yunanistan’a ait olduğunu yazan, 20 Eylül 2013 tarihliHürriyet Daily News ve 27 Ocak 2014 tarihli Hürriyet Gazetesi’nin haberleri Genelkurmay Başkanlığı tarafından tekzip edilmemiştir. Bulamaç Adası’nda bir tabur kuvvetinde Yunan askeri var. Birçok haberi tekzip eden Necdet Özel, Türkiye Cumhuriyeti’ne ait Bulamaç Adası’nda bir tabur Yunan askerinin mevcudiyetinden rahatsızlık duymuyor mu ? Yunanistan Genelkurmay Başkanı Bulamaç Adası’na elini kolunu sallayarak gidiyor ama Türk Genelkurmay Başkanı Necdet Özel Bulamaç Adası’na gidemiyor. Bu ne iştir ?

 

 

DEVLETİ YÖNETENLERE SORU

     Türkiye Cumhuriyeti’ni yöneten Cumhurbaşkanı, Başbakan, Hükümet üyesi Bakanlar, yargının ve ordunun başındaki muhteremler; paralel devlet, paralel yargı ve paralel ordu ile egemenliği paylaşmak  içinize siniyor mu ? Bu ne pişkinlik ?

Ümit YALIM

Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri

Demokrat Parti Yüksek Danışma Kurulu Üyesi      


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 3 | Onay Bekleyen Yorum 0

BİLTEKİN ÖZDEMİR

BU YAZINIZ VE DEĞERLENDİRMENİZ İÇİN TEBRİKLERİMİ SUNARIM. SAYGILARIMLA. BİLTEKİN ÖZDEMİR
9.3.2014 14:24:22


AHMET BÜYÜKŞAR

ADALARIN TÜRKİYEYE AİT OLDUĞUNU BELİRLEYEN ANLAŞMALAR HANGİLERİ? HER NE KADAR İNGİLİZLERİN YAPTIĞI HARİTALARDA ADALAR BİZE AİT GÖRÜNÜYORSADA İNGİLİZLER ÜLKELER ARASINDA GERİLİMİ TIRMANDIRMAK KONUSUNDA DÜNYADA LİDER DİYEBİLİRİZ. YİNEDE ARAŞTIRMA ÜLKENİN YÖNETİCİLERİ TARAFINDAN DİKKATE ALINMASI GEREKEN BİR ÇALIŞMA. TEŞEKKÜRLER
25.10.2014 17:27:41


mfkarsli

gazeteniz bu yazınızı ayrıca cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusu maksadıyla gönderdi mi? göndermedi ise uyap ta kaydı olmayan hiç bir evrak ilgilileri enterese etmiyor..çünkü her bir kelimeden 5000 sahife istihbarat çıkaran batı karşısında biz 75 kelime bulamıyoruz..çünkü bulmaca sözlüğünde bun konular hiç yok..
25.9.2016 00:27:39


Yazarın Diğer Yazıları
YazıYorum
Türkiye’nin ne cari açık sorunu var; ne de mali ve özel kesimin yüksek borcu… İhracat da canlanıyor, faizle enflasyon da önümüzdeki ay düşmeye başlayacak. Aylardır aynı şeyi dinliyoruz.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay