26.02.2018,02:33
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
MGK, ulusal madenlerimizin çalınmasına neden sessiz kalıyor?
30122013-1-084620.jpg
ÜMİT YALIM
Milli Güvenlik Kurulu, 29 Mart 2017’de, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlığında toplandı.

Toplantıda alınan kararlar basınla paylaşıldı. MGK Basın açıklamasının 4. Maddesinde, “Ege’deki son gelişmeler hakkında kurula bilgi sunulduğu” belirtildi. Açıklamada, “Ege Denizi’ndeki ihtilaflar ile ülkemizin Ege’deki meşru ve hayati hak ve menfaatleri, son dönemde bölgede yaşanan gelişmeler doğrultusunda, kapsamlı olarak değerlendirilmiştir. Ülkemizin Yunanistan’la Ege Denizi’ndeki tüm sorunların, iyi komşuluk ilişkileri temelinde ve yapıcı diyalogla çözülmesi yönündeki tercihi yinelenmiş; ancak, oldubittilere kesinlikle izin verilmeyeceği belirtilmiştir” ifadesine yer verildi.

  

Milli Güvenlik Kurulu’nun Ege Denizi ile ilgili açıklamaları kamuoyu tarafından olumlu karşılandı. Ancak açıklamada, Yunan işgali altında olan 18 Türk Adası ve 1 Türk Kayalığı hakkında bilgi verilmemiş. Ayrıca MGK’nın, Ege Denizi’ndeki ulusal madenlerimizin çalınmasına sessiz kalması dikkat çekiyor.  

 

Muğla İl sınırları içinde bulunan Sakarcılar Adası’ndaki ulusal madenlerimiz Yunanistan tarafından alenen çalınıyor. Muğla Sakarcılar Adası, işgal altında olan 18 ada arasında bulunuyor. Datça Yarımadasının tam karşısında bulunan Sakarcılar Adası, 1923 Lozan Antlaşması ile İtalya’ya verilmedi, 1947 Paris Antlaşması ile Yunanistan’a devredilmedi. Sakarcılar Adası, İstanköy Adası’na 5 mil, İncirli Adası’na 2,5 mil mesafede olup anılan adalara bağlı ya da bitişik adacık değildir. 5 Km. uzunluğundaki Muğla Sakarcılar Adası, 2004 Yılından beri tam 13 yıldır Yunan işgali altında.

Muğla Sakarcılar Adası’nda perlit ve ponza madeni var. İnşaat sektöründe ve tarımda kullanılan madenler tam 13 yıldır Yunanistan tarafından çalınıyor. Hem de Tayyip Erdoğan ve AKP Hükümetlerinin gözünün önünde. Yunanistan, adanın kuzeydoğusuna ve güneyine açtığı iki adet maden ocağını harıl harıl işletiyor. 

Madenler, adaya getirilen iş makinaları ve taşıyıcı bantlar ile adanın iskele bölgesine taşınıyor.

Adadaki iskelelerden gemilere yüklenen perlit ve ponza madeni Yunanistan’a götürülerek pazarlanıyor. Yunanistan, maden hırsızlığı yaparak sırtımızdan para kazanıyor. Türkiye’nin kasasına girmesi gereken para Yunanistan’ın kasasına giriyor.

Yunanistan, adaya bir de kilise inşa etmiş. Yunan işçiler, madenlerimizi çalıp hırsızlık yaptıktan sonra kiliseye giderek günah çıkartıyor. Kilise, İstanbul Fener Rum Patrikhanesi’ne bağlı olarak çalışıyor. 

Yunanistan, Erdoğan ve AKP Hükümetlerinin himayesinde, gözümüzün içine baka baka milli servetimizi, madenlerimizi çalarken, Milli Güvenlik Kurulu’nun “Ege Denizi’nde oldubittilere kesinlikle izin verilmeyeceği” açıklaması hiçbir anlam ifade etmiyor.

 

Ege Denizi’nde, son iki ayda yaşanan olaylara baktığımızda, “oldubittilere izin verildiği” açıkça görülüyor.

*01 Şubat 2017’de, Yunan Savunma Bakanı Kammenos, Kardak bölgesinde helikopter ile uçuş yaparak Türk hava sahasını 4,5 mil ihlal etti.

*01 Şubat 2017’den beri Yunan Sahil Güvenlik botları Kardak bölgesinde sürekli olarak Türk karasularını 3 mil ihlal ediyor.

*15 Şubat 2017’de, Yunan Kara Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Stefanis, Aydın Bulamaç Adası’na askeri helikopter ile gelerek işgalci Yunan - Bizans askerlerini denetledi. Stefanis’i Bulamaç Adası’na getiren Yunan askeri helikopteri Türk hava sahasını 3 mil ihlal etti.

*19 Şubat 2017’de, Yunan Kara Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Stefanis, İzmir Koyun Adası’na gelerek işgalci Yunan - Bizans askerlerini denetledi.  Stefanis’i Koyun Adası’na getiren Yunan askeri helikopteri Türk hava sahasını 4 mil ihlal etti.

*06 Mart 2017’de, D 642 Borda Numaralı MONTCALM Fransız Savaş Gemisi (Fırkateyn) ve P 72 Borda Numaralı VOTSIS Yunan Deniz Karakol Gemisi, 1947 Paris Antlaşmasını ve NATO kurallarını ihlal ederek gayri askeri statüdeki Rodos Adası limanına demir attı.

*06 Mart 2017’de, Yunan Cumhurbaşkanı’nın Muğla Keçi Adası’na geleceği haberi, ulusal basın haber ajansları, sivil toplum kuruluşları, Genelkurmay Başkanlığı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıkları ile Sahil Güvenlik Komutanlığı’na duyuruldu.

*Bir gün öncesinden duyuru yapılmasına rağmen, Yunan Cumhurbaşkanı Pavlopoulos, hiçbir engelle karşılaşmadan, askeri bot (tenezzül teknesi) ile 07 Mart 2017’de, Muğla Keçi Adasına gelerek egemenlik ve bayrak gösterisi yaptı. Keçi Adası’nın Yunanistan’a ait olduğunu iddia etti, Türkiye’ye meydan okudu. Pavlopoulos’u Keçi Adası’na getiren askeri bot Türk karasularını 2 mil ihlal etti.

 

Bütün bu oldubittiler cereyan ederken, başta Erdoğan olmak üzere Milli Güvenlik Kurulu üyelerinin sesi soluğu çıkmadı. Yunanistan’a müzik notası bile verilmedi.

 

Ümit YALIM

Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri   


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Yazarın Diğer Yazıları
YazıYorum
Türkiye ekonomik anlamda onbirinci kez kalkınma planı yapıyor.
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
Truva’nın Unesco Dünya Kültür Mirası listesine girişinin 20. yılı olan 2018; ülkemizde “Truva Yılı” ilan edildi.
AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, 13 Şubat 2018’de yaptığı konuşmada, “Bizim için Afrin neyse Ege’deki, Kıbrıs’taki haklarımız da odur. Savaş gemilerimiz, Hava Kuvvetlerimiz, gerektiğinde her türlü müdahaleyi yapmak için yakın takipteler” dedi.
Haber programında Zeytindalı Harekâtı için Afrin’e giden Mehmetçikleri izliyorum.
Ne yapmalıyız, yapabiliriz? Aydınlara düşen görevler ne olur?
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Geçmişte olduğu gibi, günümüzde de, ülkeler arasında çıkan savaşların nedenleri araştırıldığında, asıl nedenlerin başında çıkar amaçlarının, yani ekonomik nedenlerin olduğu görülecektir.
Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi’ndeki siyasetçiler başta olmak üzere Türk karşıtı olarak yorumlanabilecek söylem yükselişe geçti.
Kaçak su bedellerini kim ödüyor?
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?