22.11.2017,08:27
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Çavuşoğlu, terör suçu işliyor
30122013-1-084620.jpg
ÜMİT YALIM
Kamuoyundan gizlenen referandum anketlerindeki veriler arasında, “AKP Hükümetinin izlediği dış politika” da bulunuyor.

Vatandaşlarımızın rahatsız olduğu dış politika başlıklarından birisi de Ege’de işgal edilen adalarımız.

 

Ege’de işgal edilen adalarımız arasında Marathi Adası da var. Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenliğinde olan Aydın Marathi Adası’nın Yunanistan tarafından işgal edildiği görsel ve yazılı basında yer aldı.  Marathi Adası’nın Türkiye’ye ait olduğunu gösteren 04 Ocak 1932 tarihli Türk-İtalyan Sözleşmesi, 25 Ocak 1933 tarihli Resmi Gazete ve 24 Mayıs 1933 tarihli Milletler Cemiyeti Tescil Belgesi kamuoyunun bilgisine sunuldu. 2004 Yılından beri işgal altında olan Marathi Adası’nda Yunan bayrağı dalgalanıyor.

Aydın Marathi Adası, Ege Denizi’nde Yunan işgali altında olan 18 ada arasında bulunuyor. AKP Hükümeti her zaman olduğu gibi Marathi Adası’nın işgal haberlerini de sessizlikle geçiştirdi. Konu ile ilgili olarak CHP Antalya Milletvekili Niyazi Nefi Kara tarafından, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’na yazılı soru önergesi verildi. Çavuşoğlu’nun önergeye verdiği cevapta, yalan söylemler ile tarihi ve coğrafi gerçekleri saptırma çabaları açıkça görülüyor. 

Çavuşoğlu, yazılı soru önergesindeki toplam yedi sorudan sadece birinci soruya yalan ve yanlış cevaplar vermiş, diğer altı soruya cevap vermemiş. 25 Ocak 1933 tarihli Resmi Gazete, Çavuşoğlu’nun verdiği cevapları yalanlıyor. Çavuşoğlu, 04 Ocak 1932 Sözleşmesinin adacıkların aidiyeti ile ilgili olduğunu iddia etmiş. Ancak sözleşme hem ada hem de adacıkların aidiyetini belirliyor. Çavuşoğlu ve Dışişleri Bakanlığındaki diplomatlar, Lozan Antlaşması’nın 15.Maddesindeki bağlı adacıklar sözüne sığınarak kendilerini kurtarmaya çalışıyorlar ama akıntıya karşı kürek çekiyorlar.

 

Çavuşoğlu, 04 Ocak 1932 Sözleşmesinin, “Ege Denizi’ndeki meselelerle bir bağlantısı yoktur” demiş. Hâlbuki, sözleşmenin 2.Maddesinde, “Bodrum Körfezi’nde bulunan Karaada’nın Türkiye’ye ait olduğu” belirtilmiş. Çavuşoğlu, hokus fokus yöntemiyle, Ege Denizi’nde Bodrum Körfezinde bulunan Karaada’yı 320 km. yüzdürerek Akdeniz’e taşımış.

 

Çavuşoğlu, Marathi Adası’nın, Gürmenli(Marathi) Adası olduğunu iddia etmiş. Ancak, dünyada sadece bir tane Marathi Adası vardır, o da Didim’in tam karşısında ve Nergizçik Adası’nın 0,4 mil batısındaki adadır. Çavuşoğlu’nun bahsettiği ada ise Marathi (Gürmenli Ada) olup iki isimlidir. Google Earth ve diğer haritalarda da bu açıkça görülmektedir.

25 Ocak 1933 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Türk-İtalyan Sözleşmesi’nin 1. Maddesinde iki isimli olan adalar özellikle belirtilmiştir. Volo (Çatal-ada), Ochendra(Uvendire) gibi adaların Türkçe isimleri de yazılmıştır. Anılan maddede Marathi Adası sadece tek isimli olarak yazılmış, Marathi (Gürmenli-ada) olarak yani iki isimli olarak yazılmamıştır.

 

Ayrıca Resmi Gazete’nin ikinci sayfasında yayımlanan sözleşmenin 6. Maddesinde de “Yüksek Âkit Taraflar, işbu itilâfnamenin metni ile ona merbut haritalar arasında mutabakatsızlık hudusunda(durumunda) metnin muteber olacağında müttefiktirler” yazılıdır. Bu ifade, daha sonra ortaya çıkması muhtemel sahte haritalara karşı önlem olup metnin esas alınacağını belirtmiştir.

Sözleşmenin Milletler Cemiyeti’ne tescilinden sonra Lozan Antlaşması’nın tarafı olan İngiltere tarafından 1939’da basılan haritanın notlar bölümünde, “1912 tarihli Lozan (Uşi) ve 04 Ocak 1932 tarihli Türk-İtalyan Anlaşmasına göre belirlenen İtalyan topraklarının, kesik çizgili hat ile çevrilmiş alanın içini kapsadığı, çizgi dışındaki bölgenin 1932 Anlaşması ile Türk bölgesi olduğu” açıkça belirtilmiştir. Haritada, Marathi Adasının, çizgi dışında, Ege Denizi’nde, 12 Ada deniz sınırlarının dışında ve Aydın bölgesindeki Türk Adası olduğu açıkça gösterilmiştir.

1939 İngiliz haritasına ilave olarak 1943 tarihli İngiliz haritası ile 1951 ve 1957 tarihli Amerikan haritasında da, Marathi Adası’nın, çizgi dışında, Ege Denizi’nde, 12 Ada deniz sınırının dışında ve Türkiye’ye ait olduğu açıkça gösterilmiştir.

2006 Tarihli uydu görüntüsünde Aydın Marathi (Marathos) Adası’nın işgal altında olduğu açıkça görülmektedir.

Çavuşoğlu, “basında çıkan işgal haberlerinin tarihi ve hukuki boyuttan uzak iddialar olduğunu, kamuoyunun bilinçli bir şekilde yanıltılmaya çalışılarak hükümetlerinin nafile çabalarla yıpratılmaya çalışıldığını üzülerek müşahede ettiğini” ifade etmiş. Görsel ve yazılı basında yüzlerce işgal haberi çıkarken Çavuşoğlu neredeydi? Haberlere neden sessiz kaldı? CHP Milletvekili Nefi Kara’nın, “18 Ada ve 1 Kayalığın neden işgal altında olduğu, Yunanistan’a neden nota verilmediği” v.b. sorularına neden cevap vermedi?

 

Başta Marathi Adası olmak üzere, 18 Ada ve 1 Kayalığın işgali ile ilgili tarihi belgeler ve hukuki metinler kamuoyunun bilgisine sunulmuştur. Çavuşoğlu, suçluluğun telaşı ile yalan ve yanlış bilgiler sunarak kamuoyunu yanıltmaya çalışıyor.

 

Yunan uçak ve helikopterlerinin, Türk hava sahasını ihlalleri ile Yunan Sahil Güvenlik botlarının Türk karasuyu ihlalleri Dışişleri Bakanlığı’nın internet sitesinde yayımlanmıyor. Yunan Savunma Bakanı ve komuta kademesinin işgal altındaki Türk adalarına gelip gitmesi ve adaların boşaltılması ile ilgili olarak Yunanistan’a nota verilmiyor. Böylece Çavuşoğlu, Yunanistan’ın, Türk toprakları, Türk hava sahası ve Türk karasuları üzerindeki egemenliğini zımnen tanımış oluyor. Çavuşoğlu, Türk Ceza Kanunu Madde 302’de tanımlanan vatana ihanet ve Terörle Mücadele Kanunu Madde 3’te tanımlanan terör suçunu işliyor.

 

Ümit YALIM

Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri   


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Yazarın Diğer Yazıları
YazıYorum
Dövizdeki yükseliş ekonominin baş belası.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay