22.11.2017,08:23
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Kıbrıs Adil Yerleşim Planı
30122013-1-084620.jpg
ÜMİT YALIM
9 Ocak 2017’de İsviçre’nin Cenevre kentinde başlayan Kıbrıs müzakereleri devam ediyor.

Rum tarafının ve KKTC’nin karşılıklı olarak sunduğu haritalar kamuoyundan gizleniyor. Rum tarafı, Annan Planında verilen topraklardan daha fazlasını istiyor. KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı, TRT Haber’e yaptığı açıklamada,”Bizim ortaya sunduğumuz harita, Rahmetli Rauf Denktaş’ın imzaladığı ‘yüzde 29 artı’dır” dedi. Akıncı’nın söylemleri gerçeklerle bağdaşmıyor. Denktaş’ın “yüzde 29 artı” diyerek imzaladığı bir belge veya harita yok. Akıncı bir yandan KKTC Anayasasını ihlal ederken diğer yandan bu işin sorumluluğunu Denktaş’a yüklemeye çalışıyor. KKTC toprakları adanın yüzde 35’ini kapsıyor. Akıncı’nın sunduğu harita kabul edilirse KKTC topraklarının yaklaşık olarak yüzde 5’i Rumlara terk edilecek.

 

KKTC Anayasasının 2.Maddesine göre, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devleti, ülkesi ve milleti ile bölünmez bir bütündür”. Ayrıca Akıncı, KKTC Anayasasının 100.Maddesine göre “devletin varlığını ve bağımsızlığını, yurdun ve halkın bölünmez bütünlüğünü korumak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini yüceltmek üzere namusu ve şerefi üzerine and içti. Akıncı hem anayasayı ihlal ediyor hem de namusu ve şerefi üzerine verdiği sözü tutmuyor. Akıncı, KKTC’yi Rumlara toprak vererek mi yüceltecek?

RUMLAR NEDEN DİPKARPAZ’I İSTİYOR?

Rumlar, Kıbrıs’ın kuzeyinde deniz yetki alanları kazanmak maksadıyla Dipkarpaz’ı da istiyor. Dipkarpaz bölgesinin kuzeyi ile Mersin ve İskenderun arasındaki bölgede bulunan petrol ve doğal gaz yatakları Rumların iştahını kabartıyor.

KIBRIS’I KİM İŞGAL ETTİ?

Rum Yunan ikilisi sürekli olarak Türk askerinin Kıbrıs’ı işgal ettiğini söylüyor. Aslında işgalci olan Yunan askeridir.1959 İttifak Antlaşmasındaki 950 Yunan askeri / 650 Türk askeri oranı Yunanistan tarafından bozuldu. 1963-1964 Yıllarında Rum saldırıları sonucunda 25 bin Kıbrıslı Türk 103 köyü terk etmek zorunda kaldı. Kıbrıs’ta yaşayan Türk toplumunun tamamı, ada yüzölçümünün yüzde 3’üne tekabül eden ve sürekli kuşatma altında tutulan küçük bölgelere sığındı.

 

1963-1967 Yılları arasında Kıbrıs’a 20 bin Yunan askeri ve ağır silahlar yerleştirildi. Yunan Silahlı Kuvvetleri, 1967 yılında Kıbrıs’ın tamamını işgal etti. 15 Temmuz 1974 tarihinde Yunanistan’da bulunan cuntanın desteğiyle NicosSampson, Kıbrıs Cumhurbaşkanı Makarios’a karşı darbe yaparak Ada’yı Yunanistan’a bağlamaya çalıştı. Türkiye garantörlük haklarından kaynaklanan yetki ile 20 Temmuz 1974’te Barış Harekatı’nı başlattı. Böylece Kıbrıs’ın Yunanistan’a ilhakı önlendi ve Kıbrıs’ta yaşayan Türk soydaşlarımızın varlığı güvence altına alındı.

 

TOPRAK İSTEME HAKKI, SAVAŞI KAZANAN TARAFA AİTTİR

Savaşta kazanıp masada kaybetmek akıl ve mantıkla bağdaşmaz. Toprak isteme hakkı savaşı kazanan tarafa aittir. Türk Silahlı Kuvvetleri, Kıbrıs’ta, işgalci ve darbeci Yunan ordusuna karşı zafer kazanmıştır. Mehmetçiğin kanı ile sulanmış toprakları Rumlara teslim etmeye kimsenin hakkı yoktur, haddine de değildir. Asıl toprak istemesi gereken taraf, Türk tarafıdır. Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında 65 bin Türk soydaşımız güneyden kuzeye geçmiştir. Soydaşlarımızın toprakları güneyde kalmıştır. Ayrıca adanın hem kuzeyinde hem de güneyinde 1878’den günümüze kadar gelen tapulu Osmanlı vakıf arazileri vardır.

 

Hâlihazırda güneyde kalan vakıf arazileri Rumlardan geri istenmelidir. Adil ve kalıcı bir barış için2017 Kıbrıs Adil Yerleşim Planıhazırlanmıştır.Plana göreKKTC ile GKRY (Güney Kıbrıs Rum Yönetimi) arasındaki sınır adanın ortasındaki ovalık alandan geçirilmiştir. Dikelya ve Ağrotur İngiliz üsleri mevcudiyetini korumaya devam etmektedir. Adanın güneyinde Osmanlı Vakıf arazileri ile 1974 öncesinde Türk soydaşlarımızın yaşadığı Gazi Baf ve kuzey bölgesi ile Limasol ve Larnaka bölgelerinde KKTC egemenlik alanları belirlenmiştir.2017 Kıbrıs Adil Yerleşim Planı Haritası Rum tarafına teklif olarak sunulmalıdır.

Savaşta kazanıp masada kaybetme alışkanlığından vazgeçilerek Rum tarafının toprak talepleri reddedilmeli ve tapulu vatan topraklarına sahip çıkılmalıdır.

 

Ümit YALIM

Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 1 | Onay Bekleyen Yorum 0

Mazlum Çoruh

Çocukluğumda, "kıbrıs Bizimdir" sonra "Ya taksim Ya ölüm" sesleriyle büyüdüm. Kıbrı devleti kuruldu Türk askeri kıbrısa çıktı. Papazı Ankara'da misafir ettik. Üniversiteye başladığımda Papaz Makarios'un katilleri Akritas planını uygulamaya başladı. Fazıl Küçük passif hale getirildi. Rauf denktaş genç bir adamdı. Kıbrıs davasının altına bütün hayatıyla girdi. Rauf Denktaş Atatürk ten sonra en dikkate değer Türk Liderdi. Katliamlara son vermek için 1974 te adaya barış getirmek için çıktık. Türk askeri adaya barış getirdi. Denktaş önce federe devlet kurdu sonra bağımsız devlet kurdu. Hayatı Kıbrıs davasıyla geçti. O insanın mücadelesi Kıbrıslılara örnek olmuyorsa onların tedaviye ihtiyacı var. Ümit Yalım, Kıbrıs'taki toprak sahipliği gerçeğini göstermiş. Ülkemizi yönetenler Rumlara tavizden sonuç alınmayacağını öğrenmiş olmalılar. Bir daha masaya Ümit Yalımın haritasıyla oturmak çözümü getirecektir. Bunu yapacak bu milletin evlatları var. ama iktidarda ve mecliste değiller.
25.1.2017 22:38:38


Yazarın Diğer Yazıları
YazıYorum
Dövizdeki yükseliş ekonominin baş belası.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay