24.11.2017,21:55
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Askeri yargıyı kaldırmak, yeni kumpaslara davetiye çıkarmaktır
30122013-1-084620.jpg
ÜMİT YALIM
AKP, CHP ve MHP’den oluşan üçlü komisyon “Mini Anayasa” konusunda uzlaştı.

Uzlaşılan 7 taslak maddenin dördü Askeri Yargı ile ilgili. Taslak değişikliğe göre askeri yargı ile ilgili maddeler Anayasa’dançıkarılıyor. Buna göre Askeri Yargıyı tanımlayan 145.Madde, Askeri Yargıtay’ı tanımlayan 156.Madde ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesini (AYİM) tanımlayan 157.Madde Anayasa’dan çıkarılacak.

 

Anayasa’nın 146.Maddesine göre Askeri Yargıtay’dan gelen bir asker üye ile AYİM’den gelen bir asker üye de Anayasa Mahkemesi üyeliğinden çıkarılacak. Anayasada bu değişikliklerin gerçekleşmesi halinde ilk ve son derece Askeri Mahkemeler kaldırılacak. Askeri Ceza Kanunu ile Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu da yürürlükten kaldırılmış olacak. Askeri Hâkimlik mesleği de sona erecek.

 

 “Mini Anayasa” paketindeki değişiklikler parti liderlerine sunuldu. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Askeri Yargının kaldırılmasına evet diyecekler mi? Tayyip Erdoğan ve AKP Hükümeti tarafından 9 Temmuz 2009 tarihinde, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250.Maddesinde yapılan değişiklik ile asker kişilerin sivil mahkemelerde yargılanmasının önü açıldı. Kanun değişikliği öncesinde kanunen görevli ve yetkili olmadığı halde asker kişileri yargılayan kumpas mahkemelerine, yasayla görev verildi.

CHP, askere barış zamanında, sivil yargı yolunu açan yasanın, Anayasa’nın 145. Maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne (AYM)başvurarak iptal davası açtı. İptal davasını CHP adına üç milletvekili açtı. O milletvekillerinden birisi de İstanbul Milletvekilive CHP Grup Başkan Vekili Kemal Kılıçdaroğlu idi. AYM söz konusu değişikliği, Anayasa’nın 145. Maddesine aykırı bularak 21 Ocak 2010’da iptal etti. 

Yasanın Anayasa Mahkemesi tarafından iptali ve yürütmenin durdurulması kararının açıklanmasının ardından Genelkurmay Başkanlığı adına açıklama yapan Adli Müşavir Tuğgeneral Hıfzı Çubuklu, devam eden davaların görevsizlik kararı verilerek askeri mahkemelere gönderilmesini beklediklerini açıkladı. 

Ancak kumpas mahkemeleri, davaları askeri mahkemelere göndermediği gibi iptal kararından bir gün sonra da Balyoz soruşturmasıbaşlatıldı. Kumpas mahkemelerine yasa ile görev veremeyen Tayyip Erdoğan ve AKP Hükümeti, kumpas davalarının devamını sağlamak maksadıyla 12 Eylül 2010 tarihinde referandum kararı aldı.

 

Anayasa değişiklikleri arasında HSYK’nın yapısını ve Askeri Yargının görev tanımını yeniden düzenleyen değişiklikler de vardı. Yapılmak istenen bu değişikliklere hem Kılıçdaroğlu hem de Bahçeli destek vermedi. Askeri Yargının görev tanımını yeniden düzenleyen 145.Madde ile ilgili değişiklik teklifi, sadece AKP Milletvekillerinin oyları ile TBMM’de kabul edildi.

 

Askeri Yargının görev tanımının değişmesine bile karşı çıkan Kılıçdaroğlu ve Bahçeli, Askeri Yargının tamamen kaldırılmasına dakarşı çıkmalıdır. Aksi halde kendilerini inkâr etmiş olurlar.

 

Kumpas davaları sırasında yargılanan asker kişilerin avukatları sürekli olarak bu davaların görevli ve yetkili olan askeri mahkemelere gönderilmesini talep ettiler. Ancak AKP Hükümetleri ile birlikte dönemin Genelkurmay Başkanları, bu talebi değerlendirmeye almadılar. Kumpas davaları sırasında yapılan yargılamalar kanunen görevli ve yetkili olan Askeri Mahkemelerde yapılsaydı TSK’nın tasfiye edilmesi mümkün olmazdı.

 

Askerî Yargıtay, 1914 yılında kurulmuş olup askerî mahkemelerden verilen karar ve hükümlerin son inceleme merciidir. Ayrıca, asker kişilerin kanunla gösterilen belli davalarına ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar.

 

Askerî Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM), 1972 yılında kurulmuş olup askerî olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askerî hizmete ilişkin idarî işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesidir.

 

Birinci derece askeri mahkemeler ile Askeri Yargıtay ve AYİM, TSK için son derece zaruri olan özel ihtisas mahkemelerdir. Bütün dünya ordularında örnekleri vardır. Askeri mahkemelerin kaldırılması halinde, askeri konularda yeteri kadar bilgisi ve ihtisası olmayan sivil savcı ve hâkimlerindoğru, adil, bağımsızve tarafsız karar vermeleri konusunda ciddi zorluklar yaşanacaktır.

 

AKP Hükümetleri sürekli olarak Askeri Yargıyı devre dışı bırakmış ve Anayasanın 37.Maddesinde tanımlanan “Kanuni Hâkim Güvencesi”ni ihlal etmiştir. Kumpas davaları sırasında başta ilk derece mahkemeler olmak üzere Yargıtay da AKP iktidarının etkisi ve vesayeti altında kalmıştır.

 

Balyoz Tebliğnamesi yapıldıktan 3 gün sonra, Yargıtay Başkanı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan’a yaptığı ziyaret, yargı üzerindeki siyasi vesayetin somut göstergesidir. Balyoz davasında alınan hukuksuz ve mesnetsiz kararlar kamuoyunun malumudur.

Erdoğan ve AKP Hükümetleri tarafından TSK sürekli olarak tasfiye edilmektedir.GES Komutanlığı’nın MİT’e devredilmesi, Kuvvet Komutanlıklarının MSB’ye bağlanması, Askeri Liseler, Harp Okulları ve Harp Akademilerinin kapatılması,Askeri Hastanelerin kapatılarak Sağlık Bakanlığı’na devredilmesi ile Silahlı Kuvvetlerin taşıyıcı kolonları birer birer kesilmektedir. Erdoğan ve AKP Hükümeti, 1845 Yılında kurulan ve Osmanlı Devletinden günümüze kadar gelen Kuleli Askeri Lisesi ile birlikte bütün Askeri Liseleri kapatmıştır.

 

Askeri Liseler kapatılırken Gökçeada Rum Lisesi ve çok sayıda Amerikan Kolejinin açılması, Erdoğan ve AKP Hükümetlerinin kime hizmet ettiğini somut bir şekilde göstermektedir. Yunan Hükümeti, 2010 yılından bugüne kadar Batı Trakya ile Rodos ve İstanköy Adalarında toplam 60 Türk Okulunu kapatırken, AKP Hükümeti, Gökçeadada Rum İlkokulu ve Lisesini açmıştır. 2010 Yılında, Erdoğan ve AKP’nin çıkardığı kanunla, Yabancı Özel Okulların kapasitesi beş misli artırılmıştır. Başta Bursa Amerikan Koleji olmak üzere, Atatürk’ün Mersin, İskenderun, Mardin ve diğer illerde kapattığı Amerikan kolejleri yeniden açılmıştır.

Adliye mahkemelerinde kumpas davalarında yargılanan asker kişilerin başına gelenler kamuoyu tarafından bilinmektedir. Başta Kılıçdaroğlu ve Bahçeli olmak üzere CHP ve MHP’li Milletvekilleri, Erdoğan ve AKP’nin oyununa gelmemelidir. GES Komutanlığı’nın MİT’e devredilmesi veAskeri Hastanelerin kaldırılması sonrasında yaşanan sıkıntılar ve zayiatlar ortadadır.

 

Askeri Yargıyı kaldırmak, yeni kumpas davalarına davetiye çıkarmaktır.Askeri Yargıyı kaldırmak yerine, TSK’da liyakat sisteminiesas alan terfi sistemi kurulmalıdır. Bu maksatla Anayasa’nın 125.Maddesinde değişiklik yapılarak Yüksek Askerî Şûranın terfi işlemleri yargı denetimine açılmalıdır. Bu denetim görevi de Askeri Yüksek İdare Mahkemesine verilmelidir. Bu düzenlemenin yapılması halinde TSK’daki her türlü cemaat ve siyasi yapılanmanın önüne geçilir ve general amiral terfileri liyakat usulüne göre yapılır.

 

Ümit YALIM

Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Yazarın Diğer Yazıları
YazıYorum
Türkiye’nin ne cari açık sorunu var; ne de mali ve özel kesimin yüksek borcu… İhracat da canlanıyor, faizle enflasyon da önümüzdeki ay düşmeye başlayacak. Aylardır aynı şeyi dinliyoruz.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay