22.02.2018,16:01
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Mahpus damları zor yerler dostlar
2712016-12552972_10153921535774589_156661117630312356_n-010317.jpg
TÜLAY HERGÜNLÜ
“Ayrı bir dünya gibi baktığımız yerlerde pişmanlık var, çaresizlik var, yalvarış var ve bizlere ihtiyaçları var. Elbette suç işlemişler, suça bulaşmışlar, beklenmedik bir anda bir musibetle karşılaşmışlar. Hangimizin başına gelmez ki bu tür sıkıntılar!“

Yukarıdaki satırlar posta kutusuna bırakılan bir el ilanında yer alıyor. İlan, Kader Mahkûmları Derneği’ne ait... Böyle bir derneğin varlığından haberdar olmadığımız için İstanbul Beylikdüzü’ndeki dernek merkezini ziyarete gittik. Bizi Dernek Başkanı Sayın Necdet Yüksel karşıladı.  Anlattıkları inanılmazdı. Meğer olay sadece dizi ya da filmlerde gördüklerimizden ya da gazetelerde okuduklarımızdan ibaret değilmiş!

 

“Lütfen bir dakikada bir suç işleyin!”

Başkan bize hapishanelerin tıklım tıklım dolduğunu, 410 cezaevinde 170 bin civarında mahkûm olduğunu ifade ederken şu çarpıcı tespitte bulunuyor; “Türkiye’de her 38 saniyede bir suç işleniyor. Bu; ülkenin fotoğrafı! Böyle bir fotoğrafın olduğu bir ülkede kalkınmadan bahsedemeyiz. Suç işlemeyi asgariye indirmemiz gerekiyor. Bu insanlar niye bu suçları işliyorlar? Bunu araştırmak gerekiyor. “ diyor ve bir de çağrıda bulunuyor:

 

“Suç işleme potansiyeli olan tüm insanlar lütfen 1 dakikada bir suç işleyin. 38 saniye ile 1 dakika arasındaki fark tam 550 bin insanın mağduriyetten kurtulması demek. Biz devletin işini yapıyoruz ve devletten yardım bekliyoruz. Her suç işleyen cezasını çekmelidir. Ama bu cezasını çekenlerin de bir insan olduğunu unutmamak lazım. Cezaevlerinde üniversite bitiren, hafız olan insanlar var.”

 

Dernek başkanı, cezaevleri ile ilgili en önemli problemin annelerinin yanında kalan çocuklar olduğunu belirtiyor ve devam ediyor; “Çocuklar annelerinin yanında 72 aylığa kadar kalabiliyorlar. Bu da çocukların 6 yıllarını, bir arkadaş edinemeden, çimlerde koşup oynayamadan, uçurtma uçuramadan, suda yüzemeden, bir mahkûm gibi cezaevlerinde geçirmek zorunda kalmaları demek. Gelişmiş ülkelerde bu konudaki yaş sınırı 24 ay, bizim ülkemizde de bu uygulamanın acil olarak hayata geçirilmesi gerekiyor.”

 

STK’ların annelere ve çocuklara eğitim desteği ile psiko-sosyal gelişimlerine imkân sağlayacak programlar geliştirmelerine vurgu yapan Necdet Yüksel, baba ya da evlat hapse girince geride kalan ailelerin mağdur olduğunu, bu ailelere maddi ve manevi destek vermek için STK’ların devreye girmesi gerektiğinin altını çiziyor.

 

Mahkûmlardan gönderilen yüzlerce mektup kolilerini gösterdi. Günde en az 200 mektup geliyormuş. Açılmayan iki mektubu okuduk. Hiç ziyaretçilerinin olmadığından bahseden, özlem ve pişmanlık dolu satırlar, adeta yüzümüze bir tokat gibi çarptı.  Yaşadığımız ülkede başka bir dünyanın varlığından haberdar olmamızı sağladı; Mahkûmların ve ailelerinin dünyasından...

 

Dernek, cezaevinden kendilerine gönderilen mektuplardaki ihtiyaç taleplerine göre hem mahkûmlara hem de ailelerine yardım ediyor. Ne dernek, ne de derneğe bağış yapan vatandaş bu insanları tanımıyor.

 

Suça sürüklenmiş çocuklar, kadın mahkûmlar ve cezaevinde annesi ile birlikte kalan çocuklara özel önem veriyorlar.  STK’ ların desteğiyle mektup arkadaşlığı sistemi oluşturmuşlar. Ayrıca cezaevlerindeki kütüphanelerin zenginleşmesi için, kitap yardımında bulunuyorlar. Ve birde kıyafet, kitap, eşofman, spor ayakkabı ve uygun görülen her türlü ihtiyaç malzemelerini bekliyorlar.

 

Sonuç olarak, devasa bir sorunla karşı karşıyayız. Türkiye’de neden her 38 saniyede bir suç işlendiği sorusunu uzmanlara bırakıyoruz ama biz yine de bir tanesini söyleyelim;

İşsizlik!

 

İşsizlik yoksulluğu, yoksulluk çaresizliği, çaresizlik ise her türlü yanlışı bağrında barındırır. Bugün hapishanelerimiz tıklım tıklım doluysa, ülkenin 13 milyonu yoksulluk sınırında yaşıyorsa, terör durdurulamıyorsa altında yatan birinci sebep; İşsizliktir…Yani ekonomiktir…

İşsizlik bütün kötülüklerin anasıdır…

 

***

 

Hapishanelerde çocuk mahkûmlar, bir şekilde suça bulaşmış gençler, anneler ve çocuklar var. Yetişkin suçluların ise dışarıda aileleri ve çocukları var.

Onlar yardımlarınızı bekliyor…

 

hergunlu@ttmail.com

 

Not: Dernek iletişim bilgileri

Dernek Başkanı; Necdet Yüksel

GSM: 0507 286 35 50

info@kadermahkumlaridernegi.com

www.kadermahkumlaridernegi.com

 

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Yazarın Diğer Yazıları
YazıYorum
Türkiye reel sektör bazında konsantrasyonunu ihracata bağlamış durumda. Elbette bunun önemini yok sayacak değilim.
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
Truva’nın Unesco Dünya Kültür Mirası listesine girişinin 20. yılı olan 2018; ülkemizde “Truva Yılı” ilan edildi.
AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, 13 Şubat 2018’de yaptığı konuşmada, “Bizim için Afrin neyse Ege’deki, Kıbrıs’taki haklarımız da odur. Savaş gemilerimiz, Hava Kuvvetlerimiz, gerektiğinde her türlü müdahaleyi yapmak için yakın takipteler” dedi.
Haber programında Zeytindalı Harekâtı için Afrin’e giden Mehmetçikleri izliyorum.
Ne yapmalıyız, yapabiliriz? Aydınlara düşen görevler ne olur?
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Dünyanın bir bütün olduğu günümüzde, bilimsel verilerden yararlanmanın vakti gelmiştir.
Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi’ndeki siyasetçiler başta olmak üzere Türk karşıtı olarak yorumlanabilecek söylem yükselişe geçti.
Kaçak su bedellerini kim ödüyor?
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?