22.02.2018,02:02
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Aranan bahane bulunmuştur
2712016-12552972_10153921535774589_156661117630312356_n-010317.jpg
TÜLAY HERGÜNLÜ
Bu yıl da aranan bahane bulundu.

30 Ağustos kutlamaları “terör” bahanesi nedeniyle iptal edildi.

 

Bu iktidarın Millî Bayramlara karşı gizleyemedikleri bir alerjileri var.

 

Kutlama günü yaklaştıkça içlerini bir sıkıntı kaplıyor,  uykuları kaçıyor, makamlarında tırnaklarını kemire kemire volta atıp, ne yapsak da bir bahane bulup kutlamaları iptal etsek diye düşünmekten midelerine kramplar giriyor olmalı.

 

Çok da şanslılar; her yıl mutlaka bir bahane bulunuyor hamdolsun!

“Domuz gribi”, “Van depremi”, “havanın soğuk olması”, “kulak”, “madenci kazası”, “Reyhanlı saldırısı”, Genel hayatı olumsuz etkileme” v.s, vs…

Bu yıl da buldular…

 

Yeniden yarattıkları terörü bahane ettiler.

 

2012 yılında yapılan bir değişiklikle Millî Bayram kutlamalarını küçültüp, önemsizleştirdiler.

Atatürk anıtlarına çelenk konulmasını bile izne bağladılar. Tören geçişlerini ve tebrikleri kaldırdılar.  Geleneksel Garnizon Koşusu ve seğmenlerin zeybek oynayarak Atatürk’ü karşılama yürüyüşü de artık yapılamıyor. 19 Mayıs kutlamaları için stat da verilmiyor.

 

Gençliğin yürüyüşlerine polis müdahale diyor. Samsun’dan toprak getirmek de yasak.

23 Nisan Bayramı’nda çocukların, devleti yönetenlerin koltuklarına oturma geleneğini de kaldırdılar. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı hem ulusal olmaktan hem de uluslar arası olmaktan çıkarttılar. Dünyadaki tek çocuk bayramı olma özelliğini taşıyan bu bayramın coşkusunu, “Türkçe Olimpiyatları” şenliklerine boğdurdular.  Bu şenlikleri ön plana çıkartarak 23 Nisan’ı geri plana itip, unutturmaya çalışıyorlar.

 

Millî Bayramlar, bir milleti birbirine kenetleyen tarihsel zaferlerin bir sonucudur. Bir ulusun kazandığı zaferleri, bayramlarla taçlandırmak en tabii hakkıdır. Bu hakkı türlü bahanelerle elinden almak, millî birlik ve beraberliğe darbe vurmak demektir.

 

Evet, şehitlerimiz vardır, Mehmetçiğin tabutu ardı ardına dizilmektedir. Yüreklerimiz yangın yeri… Ancak unutulmamalıdır ki Millî Bayramları kutlayabilmek için de yüz binlerce şehit verdik.  Bizim bayramlarımız şehitlerimizin al kanlarıyla süslenmiştir. İşte bu nedenle de kutlanmayı hak etmektedirler.

 

Hiç kimse bahanelerin arkasına sığınmasın. Burada kasıt vardır!

 

Yapılmak istenen Türk Milleti’nin birlik ve beraberlik duygusunu, ulus bilincini, tarihî zaferlerini, tarihten gelen özgüvenini yok etmektir.

 

Her yıl bulunan bahaneler, Millî Bayram kutlamalarının önüne kasten dikilen engellerdir. Yoksa bayram kutlamalarını iptal edip, düğün derneklerde boy gösterenleri unutmuş değiliz!

Türk Milleti her şeyin farkındadır…

 

En azından yüzde 50’si…

 

Türk Ulusu’nun 30 Ağustos Zafer Bayramı, bayramımız kutlu olsun!

 

hergunlu@ttmail.com

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Yazarın Diğer Yazıları
YazıYorum
Türkiye reel sektör bazında konsantrasyonunu ihracata bağlamış durumda. Elbette bunun önemini yok sayacak değilim.
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
Truva’nın Unesco Dünya Kültür Mirası listesine girişinin 20. yılı olan 2018; ülkemizde “Truva Yılı” ilan edildi.
AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, 13 Şubat 2018’de yaptığı konuşmada, “Bizim için Afrin neyse Ege’deki, Kıbrıs’taki haklarımız da odur. Savaş gemilerimiz, Hava Kuvvetlerimiz, gerektiğinde her türlü müdahaleyi yapmak için yakın takipteler” dedi.
Haber programında Zeytindalı Harekâtı için Afrin’e giden Mehmetçikleri izliyorum.
Ne yapmalıyız, yapabiliriz? Aydınlara düşen görevler ne olur?
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Dünyanın bir bütün olduğu günümüzde, bilimsel verilerden yararlanmanın vakti gelmiştir.
Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi’ndeki siyasetçiler başta olmak üzere Türk karşıtı olarak yorumlanabilecek söylem yükselişe geçti.
Kaçak su bedellerini kim ödüyor?
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?