22.11.2017,08:33
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Bölünmez, bağımsız, hür ve çağdaş bir Türkiye
2712016-12552972_10153921535774589_156661117630312356_n-010317.jpg
TÜLAY HERGÜNLÜ
28 Haziran 1914’te Avusturya-Macaristan Veliaht Prensi, Saraybosna’da bir Sırp milliyetçisi tarafından öldürülür.

28 Temmuz 1914- Prensin öldürülmesi, Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasına bahane olur.

 

3 Kasım 1914- İngiliz ve Fransız savaş gemileri Çanakkale Tabyalarını topa tutar.

 

5 Kasım 1914- İngiltere ve Fransa Osmanlı Devleti'ne savaş ilan eder.

 

Bu gelişmelerin zorunlu sonucunda Osmanlı İmparatorluğu, Almanya ve Avusturya- Macaristan yanında savaşa girer. Bunun üzerine İngiltere Savaş Bakanı Lord Kitchener şöyle bir açıklama yapar:

 

“Türkiye’yi yok edinceye kadar savaşacağız!”

 

Kitchener’ın bu cümlesi, prensin öldürülmesinin bir bahane olduğunu, savaşın geri planındaki asıl amacın Osmanlı İmparatorluğu’nu parçalamak, topraklarının, yer altı ve yerüstü zenginliklerinin üzerine oturmak olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Zira Türkiye’ye hâkim olan bir emperyalist ülke, Ortadoğu ve Balkanlar’ı; Boğazlar vasıtasıyla da Kafkaslar ve tüm Asya’yı kontrol altına alabilecektir.

 

İşte büyük plan buydu!

 

Zavallı Anadolu, dört yıl boyunca beş cepheye kan ve can pompalamak suretiyle bu planın hayata geçmesini engelledi.

 

Büyük oyunu bozacak ilk adım, 19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal’in Samsun’a ayak basmasıyla atıldı. 

 

Samsun’dan sonra Türk’ün makûs talihine “Dur!” diyecek hayatî kararlar, ardı ardına alınmaya başlandı:

 

-Amasya Genelgesi (21-22 Haziran 1919)

Ulusal egemenliğe dayanan, tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerini oluşturan ilk kuruluş belgesi yayınlandı.  Birinci madde ile tehlikenin boyutu gözler önüne serildi:

 

1.Madde: Vatanın bütünlüğü milletin bağımsızlığı tehlikededir.

 

-Erzurum Kongresi (23 Temmuz-7 Ağustos 1919) ile payitaht’a ve tüm dünyaya bir mesaj verildi:

 

1. Madde: Vatan bir bütündür, parçalanamaz

 

-Sivas Kongresi (4 Eylül 1919 - 11 Eylül 1919) ile de yine payitahta ve tüm dünyaya;

 

1.Madde: Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, ayrılamaz

 

Mesajı, bir kez daha ve kararlılıkla ilan edildi.

 

Ankara’nın ısrarı üzerine İstanbul hükûmeti, İngilizlerin izniyle, seçim yapılmasını kabul etti. 12 Ocak 1920’de Osmanlı Meclisi, İstanbul’da toplandı. Esasları Erzurum ve Sivas Kongreleri ile Ankara’da oluşturulup belirlenmiş olan Millî Ant’ı (Misak-ı Milli’yi) kabul ve ilan etti. Millî Ant’ın özü yine aynıydı:

 

“Bölünmez, bağımsız, hür ve çağdaş bir Türkiye”

 

Bu karar işgalcileri rahatsız eder ve Ankara’ya gözdağı vermek üzere İstanbul’da yönetime resmen el koyarlar. Bazı milletvekillerini, askerleri ve yazarları tutuklar ve hepsini Malta’ya sürerler. Vahidettin’in yeniden iş başına getirdiği sadrazam Damat Ferit ise Kuva-yı Milliyecilere ve askerlere savaş açar.

 

Milletvekilleri ve subaylar İstanbul’dan kaçarak Ankara’ya gelirler.

 

23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi açılır. Mustafa Kemal Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığına seçilir.

 

TBMM, 20 Ocak 1921 tarihinde çıkarttığı ilk anayasanın birinci maddesinde, Cumhuriyet rejimi ile ilgili şu karara imza atılır:

 

1.Madde:Egemenlik, kayıtsız ve şartsız milletindir”

 

*

Buraya kadar anlattıklarımızdan hareketle, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temelleri:

 

1.Vatanın bölünmez bütünlüğü

2.Milletin egemenliği

 

Esaslarına dayanır.

 

Bu esaslar hem o günlerin, “Türkiye’yi yok edinceye kadar savaşacağız!” diyenlerine, hem de,böl, parçala ve yönet zihniyetinin bugünkü iç ve dış temsilcilerine verilen tokat niteliğinde bir cevaptır.

 

Hiç kimse hayale kapılmasın!

 

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, vatanı ve milleti ile bölünmez bir bütündür; Egemenlik ise kayıtsız şartsız milletindir.

 

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun!

 

hergunlu@ttmail.com

 

Not: Yazı hazırlanırken, Turgut Özakman’ın, “Şu Çılgın Türkler” isimli eserinden yararlanılmıştır.

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Yazarın Diğer Yazıları
YazıYorum
Dövizdeki yükseliş ekonominin baş belası.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay