22.02.2018,17:31
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Türk Halkı aslında kimseye güvenmiyor
612016-12464057_10153838785181624_2107243953_n-010533.jpg
SEZER KOYUN
Şubat ayının ikinci haftasında yayınlanan bir araştırma oldukça ilgi çekici geldi. Güvenilir kişiler üzerine bir liste oluşturulmuştu.

Gezici araştırma şirketi, Türkiye genelinde 14 Aralık 2015 ile 15 Ocak 2016 tarihleri arasında 7 coğrafi bölgede, 38 il ve 89 ilçede, bunlara bağlı 114 mahalle ve köyde, 18 yaş ve üstü seçmen nüfusunu temsil eden 2 bin 430’u kadın toplam 4 bin 860 denekle, yüz yüze görüşme metoduyla Türkiye’nin en güvenilir ilk 30 ismini belirledi.

 

Araştırmanın gerçekleştiği iller: Adana, Ankara, Antalya, Aydın, Batman, Bolu, Bursa, Balıkesir, Bingöl, Çanakkale, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Edirne, Eskişehir, Erzurum, Gaziantep, Gümüşhane, Hatay, Mersin, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kütahya, Kahramanmaraş, Konya, Malatya, Manisa, Mardin, Ordu, Rize, Samsun, Sinop, Sivas, Trabzon, Van, Yalova ve Zonguldak.

 

En çok güven duyulan ilk 10 ismi aşağıdaki gibi sıralandı.

1. Uğur Dündar
2. Fatih Terim
3. Acun Ilıcalı
4. Kıvanç Tatlıtuğ
5. Ahmet Hakan
6. Yılmaz Özdil
7. Aziz Yıldırım
8. Cem Yılmaz
9. Ahmet Kural
10. İsmail Küçükkaya

 

Bu araştırmada ilk 10’da bir kadının ismi olmaması enteresan… Hepimizi bir anne dünyaya getirmişken, hepimiz başarılı kadını takdir ederken bazı sembolik isimlerin ilk 10’a girememiş olması dikkat çekici.

 

Bir güven sorunumuz olduğu kesin. Yukarıdaki isimler ise anlık değerlendirme sonucu ortaya çıkmış isimler elbette. Akla gelen bilindik isimler bunlar.

 

Peki, bu halkın yüzde 50 üzeri oy verdiği siyasiler neden yer almıyor bu ankette?

 

Ciddi eserler vermiş sanatçılarımız, edebiyatçılarımız, sporcularımız nerede?

 

Büyük işlere imza atmış iş adamlarımız, ödüller kazanmış bilim adamlarımız nerede?

 

Hani çok humanist, entellektüel akil insanlar nerede?

 

Temelde anlaşılıyorki Türk halkı aslında kimseye güvenmiyor. Ciddi bir güven sorunu var memlekette.

 

2015 yılı Şubat-Nisan ayları arasında 58 ilde 1509 kişi ile görüşülerek gerçekleşmiş bir başka araştırma raporu tam da bunu işaret ediyor. Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu ile Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Çarkoğlu’nun hazırladığı “Türkiye’de ve Dünyada Vatandaşlık” raporuna göre Türk halkı aslında kimseye güvenmiyor.

 

Türklerin yüzde 75’i ‘İnsanların çoğunun kendisinden yararlanmaya çalıştığını’ düşünüyor. Araştırmanın daha önce gerçekleştirildiği 40 ülke arasında Türkiye birinci sırada yer alıyor.

Eh, hak vermemek mümkün değil insanımıza. Bunca karışıklık içinde, bunca gel-gitte kimse diğerine güvenemiyor elbette. Güven kelimesinin geniş anlamı çoktan kafalardan silinmiş durumda.

 

Terör, komplo teorileri, stabil olmayan bir ekonomi her alanda tedbirli davranmayı gerektiriyor elbette ve hatta toplumsal paranoyaları tetikler düzyde rahatsız ediyor huzuru.

 

Bu noktada halk içinde her bireye tek bir çözüm kalıyor. Kendinden başlamak. Güvenilir olmak değerini temel değer haline getirerek, prensip olarak önceliklendirmek elimizde. Bizler güvenilir olursak, etrafımızda da güveni inşaa etmek üzere bir tuğla da biz koymuş olabiliriz.

 

Olan oldu, ama hala geç değil. Yolda yürürken güvenliğimizden şüphe ediyor halde ise en azından güzel ve iyi olanı seçip değerlendirirken bir filtre oluşturmak gerekli ve şart.

 

Listede güvenilir kişiler olsa da daha doğru bir yaklaşım ile uluslararası bizleri gururlandırmış bazı vatandaşlarımızı ve hatta kadınları da bu listede görebilmek şansımız artacaktır.  Değilse daha yürüyecek ve belki de sürünecek çok yolumuz var demektir.

 

CRATonE Danışmanlık

www.cratone.com

sezerkoyun@cratone.com

 

 

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Türkiye reel sektör bazında konsantrasyonunu ihracata bağlamış durumda. Elbette bunun önemini yok sayacak değilim.
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
Truva’nın Unesco Dünya Kültür Mirası listesine girişinin 20. yılı olan 2018; ülkemizde “Truva Yılı” ilan edildi.
AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, 13 Şubat 2018’de yaptığı konuşmada, “Bizim için Afrin neyse Ege’deki, Kıbrıs’taki haklarımız da odur. Savaş gemilerimiz, Hava Kuvvetlerimiz, gerektiğinde her türlü müdahaleyi yapmak için yakın takipteler” dedi.
Haber programında Zeytindalı Harekâtı için Afrin’e giden Mehmetçikleri izliyorum.
Ne yapmalıyız, yapabiliriz? Aydınlara düşen görevler ne olur?
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Dünyanın bir bütün olduğu günümüzde, bilimsel verilerden yararlanmanın vakti gelmiştir.
Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi’ndeki siyasetçiler başta olmak üzere Türk karşıtı olarak yorumlanabilecek söylem yükselişe geçti.
Kaçak su bedellerini kim ödüyor?
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?