21.11.2017,17:09
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Türk Halkı aslında kimseye güvenmiyor
612016-12464057_10153838785181624_2107243953_n-010533.jpg
SEZER KOYUN
Şubat ayının ikinci haftasında yayınlanan bir araştırma oldukça ilgi çekici geldi. Güvenilir kişiler üzerine bir liste oluşturulmuştu.

Gezici araştırma şirketi, Türkiye genelinde 14 Aralık 2015 ile 15 Ocak 2016 tarihleri arasında 7 coğrafi bölgede, 38 il ve 89 ilçede, bunlara bağlı 114 mahalle ve köyde, 18 yaş ve üstü seçmen nüfusunu temsil eden 2 bin 430’u kadın toplam 4 bin 860 denekle, yüz yüze görüşme metoduyla Türkiye’nin en güvenilir ilk 30 ismini belirledi.

 

Araştırmanın gerçekleştiği iller: Adana, Ankara, Antalya, Aydın, Batman, Bolu, Bursa, Balıkesir, Bingöl, Çanakkale, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Edirne, Eskişehir, Erzurum, Gaziantep, Gümüşhane, Hatay, Mersin, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kütahya, Kahramanmaraş, Konya, Malatya, Manisa, Mardin, Ordu, Rize, Samsun, Sinop, Sivas, Trabzon, Van, Yalova ve Zonguldak.

 

En çok güven duyulan ilk 10 ismi aşağıdaki gibi sıralandı.

1. Uğur Dündar
2. Fatih Terim
3. Acun Ilıcalı
4. Kıvanç Tatlıtuğ
5. Ahmet Hakan
6. Yılmaz Özdil
7. Aziz Yıldırım
8. Cem Yılmaz
9. Ahmet Kural
10. İsmail Küçükkaya

 

Bu araştırmada ilk 10’da bir kadının ismi olmaması enteresan… Hepimizi bir anne dünyaya getirmişken, hepimiz başarılı kadını takdir ederken bazı sembolik isimlerin ilk 10’a girememiş olması dikkat çekici.

 

Bir güven sorunumuz olduğu kesin. Yukarıdaki isimler ise anlık değerlendirme sonucu ortaya çıkmış isimler elbette. Akla gelen bilindik isimler bunlar.

 

Peki, bu halkın yüzde 50 üzeri oy verdiği siyasiler neden yer almıyor bu ankette?

 

Ciddi eserler vermiş sanatçılarımız, edebiyatçılarımız, sporcularımız nerede?

 

Büyük işlere imza atmış iş adamlarımız, ödüller kazanmış bilim adamlarımız nerede?

 

Hani çok humanist, entellektüel akil insanlar nerede?

 

Temelde anlaşılıyorki Türk halkı aslında kimseye güvenmiyor. Ciddi bir güven sorunu var memlekette.

 

2015 yılı Şubat-Nisan ayları arasında 58 ilde 1509 kişi ile görüşülerek gerçekleşmiş bir başka araştırma raporu tam da bunu işaret ediyor. Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu ile Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Çarkoğlu’nun hazırladığı “Türkiye’de ve Dünyada Vatandaşlık” raporuna göre Türk halkı aslında kimseye güvenmiyor.

 

Türklerin yüzde 75’i ‘İnsanların çoğunun kendisinden yararlanmaya çalıştığını’ düşünüyor. Araştırmanın daha önce gerçekleştirildiği 40 ülke arasında Türkiye birinci sırada yer alıyor.

Eh, hak vermemek mümkün değil insanımıza. Bunca karışıklık içinde, bunca gel-gitte kimse diğerine güvenemiyor elbette. Güven kelimesinin geniş anlamı çoktan kafalardan silinmiş durumda.

 

Terör, komplo teorileri, stabil olmayan bir ekonomi her alanda tedbirli davranmayı gerektiriyor elbette ve hatta toplumsal paranoyaları tetikler düzyde rahatsız ediyor huzuru.

 

Bu noktada halk içinde her bireye tek bir çözüm kalıyor. Kendinden başlamak. Güvenilir olmak değerini temel değer haline getirerek, prensip olarak önceliklendirmek elimizde. Bizler güvenilir olursak, etrafımızda da güveni inşaa etmek üzere bir tuğla da biz koymuş olabiliriz.

 

Olan oldu, ama hala geç değil. Yolda yürürken güvenliğimizden şüphe ediyor halde ise en azından güzel ve iyi olanı seçip değerlendirirken bir filtre oluşturmak gerekli ve şart.

 

Listede güvenilir kişiler olsa da daha doğru bir yaklaşım ile uluslararası bizleri gururlandırmış bazı vatandaşlarımızı ve hatta kadınları da bu listede görebilmek şansımız artacaktır.  Değilse daha yürüyecek ve belki de sürünecek çok yolumuz var demektir.

 

CRATonE Danışmanlık

www.cratone.com

sezerkoyun@cratone.com

 

 

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 2 | Onay Bekleyen Yorum 0

Mehmet Karabul.

Sezer hanım, can gardaş.Ülkemin insanının bulunduğu durumun, tam bam teline basılan bir araştırmayı kaleme almışsınız.Malesef doğru.İçeriği bence magazin değeri bile olmıyan buna benzer, evlenme ve eğlence proğramları, dallas dizisini bile,ahlaki yönden geçen,dini proğramlarda yalnız,kadını ve belden aşşağısını sunan, medyadan bunu izliyen, toplumdan,araştırma sonucu başka bir şey çıkmazdı herhalde.Din ,dil,ırk,meshepten önce, hepimizin öğrenmesi gereken,önce insan olmamız ve kendimizi öz güvenle eleştirebilmemizdir. Bu gün 4 yıllık lisan öğrencilerinin bile çoğunluğu,tarihimizden ,bir haber.Matematik,coğrafya,sosyalbilimler,felsefe vesaire yok.O D T Ü ,son 10 yıla kadar dünya 20 sıralamasında en kötü şartlarda 18. olmuştu,şimdi maalesef sıralamada yok.Bilimde yok olan ülkelerin vay haline.İran bile bizi geçti.Araştırmanız ve toplumu aydınlatmıya çalıştığınız için,size çok teşekkür ediyorum.İnşallah bir gün bunu mükafatını bir TÜRK kadını olarak görür,sıralamada siz veya hemcinsleriniz alır.Yolunuz açık olsun, ALLAHA emanet olun.
24.2.2016 06:29:27


Aykut

Dikkat! Foton Kuşağı Etkisindeyiz! 21 Aralık 2012 öncesi sıkıştırıcı bir dönemdi, sonrası daha da sıkıştırıcı olacak. Fakat bu sorunların üstesinden gelebilecek gücü de bulacağız. Bireysel olarak öze ulaşmamızı engelleyen, dengeli ego, vicdan sahibi ‘kamil insan’ olma yolunda ne kadar çakıl taşı varsa hepsi zorla ayıklanacak. Bunun da ne kadar zorlu bir süreç olduğunu tahmin edebilirsiniz. Boyut değiştirmek “Hopladık zıpladık 5’inci boyuta vardık” diye çocuklarımıza, torunlarımıza anlatacağımız bir efsane değil.
6.3.2016 16:24:06



YazıYorum
Dolar / TL kuru 11 ayın zirvesini gördü. Esasen düz mantıkla baktığınızda dolardaki yükseliş eğiliminde şaşıracak bir şey yok. Fakat ısrarlı çıkış, herkesin yüreğini ağzına getiriyor.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay