22.02.2018,17:34
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Metaforsuz dakika geçmez bazılarına
612016-12464057_10153838785181624_2107243953_n-010533.jpg
SEZER KOYUN
Halimiz belli. Gönlümüzdeki ile gerçekler, yaşananlar arasında derin uçurumlar var. Süperegoyu yaratıp besleyen kutsallık içeren kavramlar birbirleriyle kavga içinde.

Tam da 1. Dünya Savaşı'nı takiben gelen ölüm, yıkım ve kaos sonrası Freud’un da bulunduğu gibi hepimiz bir vicdan sorgusu içindeyiz. Freud’a baktığımda yaklaşımında insanın yargı ve kararlarına ilişkin sistemin üzerine yürümüş olduğu nettir. Bunu yaparken de id-alt bilinç, ego-benlik ve süper ego – üst benlik kavramlarını ve aşamalarını açıklamış.  

 

İd acıktığında anında ne bulursa onu yemeyi isterken, ego bunun zamanlamasının doğru olup olmadığına dikkat çekip dizginleyendir.  Süperego ise kural ve değerlere bağlılıkla yön verir insana; yani vicdanın ta kendisidir.

 

Şu günlerde, id aşamasında ısrarcı ve ilkel tipleri izliyoruz sahnede. Zamanlamayı, doğruluğu düşünen kişiler yok gibi. Azınlıkta olan bir kesim ise hala insanlık, vicdan diyor.

 

Nasıl geldik bu noktaya? Düşündüğümde ne güzeldik derim ya hep.

 

5 yaşımdayken Çamlıhemşin’de henüz 4 yaşındaki kardeşimle evde yalnız kalabilirdik. Komşularımız vardı; yalnızlık yalnızlık değildi.

 

10 yaşımdayken Ankara Kayaş’tan tek başıma trene biner, Sıhhıye’de inip tekrar otobüse biner giderdim okuluma. Yine yalnız değildim, o yolculukta benimle birlikte olan insanlar vardı. 

16 yaşında Anırkabir’in çevresinde sabah akşam koşar, spor yapardım. Ne rahatsız eden, ne rahatsız olan vardı taytımdan, t-shirtümden, benden.

 

Şimdi çocuğuma site dışında tek başına spor yaptıramıyorum, komşuluk ilişkilerimiz oldukça zayıf; evde telefonuna cevap vermese sitedeki Kafe’den rica ederim bakmalarını kızıma. 13’üne girmiş evladımın tek başına otobüse, trene binmesine asla iznim yok.

 

Halkımız arasında ciddi bir kutuplaşma ve bu durumdan mütevellit bir sevgisizlik hatta ötesi vicdansızlık kol geziyor. İd peşinde açlığını doyurmak için herşeyi yapabilen yaratıklar var artık. Neyin ne kadar uygun olduğunu asla düşünmeyen benlikler-egolar. Kural ve değerler bütünlüğüne bağlı hareket etmeye calışan vicdanlar-süperego sahipleri ise tek tük.

 

Emek hırsızlığı, hak hırsızlığı, gelecek hırsızlığı dört bir yanımızda. İstediğini alan alıyor her köşede ama cana maloluyor, emeğe mal oluyor, halk olarak herbirimize mal oluyor. Rezalet kepazelik denen şey normalleştiriliyor. Değerlerine, kurallara bağlı superegosu yüksek biri isen ve senin gibiler ile yürümeye devam etmeye çalışıyor isen sesin giderek kısılıyor. Boğulanları görüyorsun ve hatta acıdır ki vazgeçip dönüşenleri.

 

Kısık sesinle direnirken varlığını devam ettirmeye bir bakıyorsun ki sesini bile zincirlemişler. Eşit değilsin artık, özgür hiç değilsin. Zavallısın, çünkü vicdanın var ama aynı zamanda insansın, çünkü vicdanın var...

 

Metaforlara dayanıyorsun sonra, teşbiste bile kusur aranıyor artık çünkü.

 

Mecazlarla nefes alabiliyorsun ifadelerinde. Konuşurken, yazarken eşit ve özgür hissetmediğinden metaforlarla yaşatıyorsun insan olduğunu hatırlatan ve süperegonu besleyen fikirlerini.

 

Anlıyorsunki metaforsuz dakika geçmez bazılarına ve gülümsüyorsun...

 

CRATonE Danışmanlık

www.cratone.com

 

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Türkiye reel sektör bazında konsantrasyonunu ihracata bağlamış durumda. Elbette bunun önemini yok sayacak değilim.
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
Truva’nın Unesco Dünya Kültür Mirası listesine girişinin 20. yılı olan 2018; ülkemizde “Truva Yılı” ilan edildi.
AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, 13 Şubat 2018’de yaptığı konuşmada, “Bizim için Afrin neyse Ege’deki, Kıbrıs’taki haklarımız da odur. Savaş gemilerimiz, Hava Kuvvetlerimiz, gerektiğinde her türlü müdahaleyi yapmak için yakın takipteler” dedi.
Haber programında Zeytindalı Harekâtı için Afrin’e giden Mehmetçikleri izliyorum.
Ne yapmalıyız, yapabiliriz? Aydınlara düşen görevler ne olur?
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Dünyanın bir bütün olduğu günümüzde, bilimsel verilerden yararlanmanın vakti gelmiştir.
Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi’ndeki siyasetçiler başta olmak üzere Türk karşıtı olarak yorumlanabilecek söylem yükselişe geçti.
Kaçak su bedellerini kim ödüyor?
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?