21.11.2017,17:10
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Madalyonun iki yüzü; insanın ikiyüzlülüğü
612016-12464057_10153838785181624_2107243953_n-010533.jpg
SEZER KOYUN
İnsan kaynakları ve personel yönetimi anlayışı...

İnsan Kaynakları Yönetimi, çalışma ortamında kişinin işe alınmasından uyum eğitimine, ücret ayarlamasına, işyeri ile olan hukuki bağına, verimliliğine, performans değerlemesine, maddi ve sosyal ihtiyaçlarının karşılanmasına ve nihayet işten ayrılmasına kadar tüm süreçleri içeriyor.


1920’li yıllarda İnsan Kaynakları, temel olarak işyerinde Sağlık Hizmetleri ve İş Güvenliği bazlı idi. Buna ek olarak çalışanların bazı bürokratik işlemlerinin yapılmasını da içermekteydi. İdari işler ve ücretlendirme sistemleri de bu tarihlere bağlanabilir ama üretim sürecinin her safhasında yer alan ve sonucunu gören, sonucundan etkilenen, geliri yaptığı işin sonucuna bağlı, ferdi emeği ile kendisine ait bir ürün üreten zanaatkârdan, sanayi devrimi ile üretim sürecinde uzmanlaşmış olması beklenmeyen sıradan emeğin üretim süreçlerinde kullanılabilir olması ile bugünkü işçi kelimesi anlamını buluyordu aynı zamanda.

 

İşçi üretim sürecinde emeğini satarken, bu emeğin kullanılması işveren (patron) egemenliğinde olması nedeniyle büyük zararlar gördü. Yokluk, yoksulluk pençesindeki işçi yığınları zamanla hak kavramını sorgulamaya başladı ve örgütlü taleplerle tarihte devletleri sarsan nitelikte değişimleri zorladı.

 

Üretim için işçi emeğini hammadde olarak gören işverenler, vazgeçemeyecekleri bu hammaddenin yaratabileceği yıkımlarla karşılaşınca, işçi taleplerini kontrol etme ve iş barışını sağlama konusunda işçi örgütleri ile birlikte davranmaya başladılar. Bu da Sanayi Devrimi’nde personel birimlerinin doğmasına neden oldu.

 

Bu oluşum temelde patronun işçinin haklarına ilişkin kanuni sorumluluklarını yerine getirip getirmediğini denetlemek amacı güdülerek yaşam buldu. Bir süre sonra yetersiz görülen bu oluşum yerini İnsan Kaynakları kavramına bıraktı. Bu kurguda farkedilen şey insanın fabrikalardaki makinalardan biri olmadığı gerçeği idi.

 

Şirketler ve kurumlar, ihtiyaçların gerektirdiği bu disiplini insan kurgusu ile yaratırken günümüzdeki iş ahlâkı ve etik anlayışının yine insanların elinde yerlere çalındığını ibretle izlemekteyiz.

 

Sahte diplomalar dolanıyor ortalıkta. Hadi bunlar oluyor da İnsan Kaynakları Departmanlarında, Personel Müdürlüğü Birimlerinde çalışanlar özlük hakları ile evrakı alırken, kontrol mekanizmasına hakimler mi? Bu başlıklarda özellikle süreç yönetimini mercek altına almak elzemdir.

 

Maliyet hesabını ise, yetkinlikleri olmayan kişilerin bulundukları makamda attıkları imzaların sonuçlarını da değerlendirerek yapmak gerekli değil midir ?

 

İmza yetki kullanımına haketmediği makam ve kadro ile sahip olan kişilerin yıllarca attıkları imzalarının arkasında kamuya malolacak yanlışlıkların hesabı nasıl sorulacak?

 

Karşımıza yine insan, yine etik, yine hukuk elele çıkıyor. İnsan Kaynakları ve Personel Yönetimi süreçlerinin ne denli bir titizlik istediği oldukça net…

 

Memleketimizde vicdani muhasebe yanında kurumsal yaptırımların net ve şeffaf olmasını sağlamak ilk adım olmalıdır; aksi halde iş işten geçtikten sonra cezalandırmak tek başına bir çözüm yaratamayacaktır. Sadece şirket ve kurumlar değil İnsan Kaynakları Departmanları ve Personel Müdürlüğü Birimlerinde çalışan insanların da sorumluluklarını gözden geçirme zamanıdır.

 

İnsan Kaynakları ve Personel Yönetimi anlayışlarında madalyonun iki yüzünü göremezsek tek bacağımızla ancak ve belki ağır aksak yürümeye devam edebiliriz ki bu şekilde yol böylesi uzunken maalesef hedeflememiz gereken noktaya varmamız mümkün olmayacaktır.

 

Madalyonun bir yüzü işveren şirket ve kurumlar, diğer yüzü çalışan insanlar… Madalyonun iki yüzü; insanın ikiyüzlülüğü… Vay halimize…

 

CRATonE Danışmanlık

sezerkoyun@cratone.com


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Dolar / TL kuru 11 ayın zirvesini gördü. Esasen düz mantıkla baktığınızda dolardaki yükseliş eğiliminde şaşıracak bir şey yok. Fakat ısrarlı çıkış, herkesin yüreğini ağzına getiriyor.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay