23.01.2018,01:03
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Piyasa nereye? Cevabı şirketlerimizde...
612016-12464057_10153838785181624_2107243953_n-010533.jpg
SEZER KOYUN
11 Haziran 1990 tarihinde, Wall Street Journal’da verdiği bir demeçte Mikhail Gorbaçov: “Piyasa Kapitalizmin bir icadı değildir; uygarlığın icadıdır” demiştir. Daha da ileri gidebilirdi. Uygarlık işin, iş de yaşamın bir icadıdır.

İş dediğimizde iki başlık belirleyici ki her ikisi de bizim türümüzden önce de mevcuttu: Teknoloji ve ticaret. Homo erectus 1,4 milyon sene önce taş ocakları yapıp taştan aletler üretiyordu. Alet yapmak kimi araştırmacılara göre konuşma için gerekli sinirsel bağlantıların gelişmesine yol açmıştır, ki bu da teknolojinin yan ürünü olması kapısını aralamıştır. Ticari hayat gerçeğinde ise Balta ticaretinin MÖ 200 bin’lere, insanların Afrika’yı terketmesinden öncesine dayandığı gerçeği çarpıcıdır.

 

Tüm dünyada ekonomik kimlikler, dillere ve kültüre damgasını vurmuş durumda. Mesela bilinen en eski çivi yazısı örneklerinin çoğunlukla iş anlaşmaları ile ilgili olduğu gerçeğini de değerlendirerek bu noktaya varmak mümkün.   Ve hatta eski dillerde “iş” anlamını taşıyan kelimenin “yaşam” kelimesi ile aynı kökü paylaşıyor.

 

Ticaret, evrim etkisi ile aile hariç; tarım, devlet, din, sanat, yasalar ve hatta iletişimden önce ortaya çıkmıştır. İster özgür, ister vahşi, ister kazanmak, ister kaybetmek üzere doğmuş olalım, canlılar olarak hepimiz ekonomi yapmak ve daha verimli olmak üzere doğmuşuz ve evrim geçirmekteyiz.

 

Başarılı bir biçimde bunu sürdüremeyenler maalesef piyasadan tek tek eleniyorlar.

 

Türkiye piyasasında şu sıralar hepimiz dikkatle hareket etmeye çalışırken kendi başımıza ekonomi ürettiğimizi unutuyoruz. Öyle bir bel bağlamış ki şirketler bazı noktalara, o noktaların flulaşması şirketleri adım atmaktan imtina eder hale getiriyor ve bu da ekonomide yansımasını gösteriyor.

 

Elbette, verimsizlik artarken, istihdam azalırken ekonominin güçlenmesi elbette beklenemez.

 

Tarihte bir tek A.B.D.’de, düşük enflasyon ve yüksek istihdam bir arada istikrarla yürüyebilmiştir ki bu da pek çok ezberi bozmuştur. Türk şirketleri de şu sıralar tüm ezberleri bozmalıdır. Pazarlama iletişim araçlarını doğru kullanarak piyasada markasını tutundurup ve hatta yükseltmeye devam ederken, finans kaynaklarına yakın olup doğru risk yönetimi ile uluslararası piyasalarda fırsatlar yakalamak için iş geliştirme faaliyetlerinde bulunmaları aklın yolu olacaktır. Varlıklarını satmak, taşımak yerine insanımıza yeni istihdam fırsatı yaratacak olmak ve ekonomiyi desteklemek de, bu noktada sorumluluk haline gelmekte.

 

Şu günlerde bizler için iş kelimesi yaşam ile hiç olmadığı gibi anlamdaş neredeyse. Şirketler bir ‘check up’tan geçip, ihtiyaçlarını netleştirmek durumundalar. Ah ile vah ile asıl problemi görmemek problemin aslı olacaktır yoksa.

 

En nihayetinde piyasayı yönlendirecek olan şirketler ve bu sebeple hata yapmak şansları yok! Zor dönemler, doğru adımlar ile bir fırsatlar zinciri doğurur. Bu durumda, o zincire tutunmak hali ise sürdürülebilir işler yapmanın ‘olmazsa olmazı’dır.

 

İşin özü, piyasa oyuncuları ile yaşıyor ve onlar nereye isterse aslında oraya gidiyor.  Şapkalarımızı önümüze koyarak bir bilene danışıp, yol almak zamanıdır.

 

sezerkoyun@cratone.com

CRATonE Danışmanlık

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Bugün küresel anlamda ortalıktaki kaos, dünyayı sarsıyor. Esasen bunların temelinde iki neden aramak lazım.
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
Doğunun en batısı…Batının en doğusu…
Çavuşoğlu, kendi dönemlerinde hiçbir gelişme olmadığını da iddia etmişti.
Tarih 15 Nisan 2013.
Bu melanetleri işlemekle, işlettirmekle hangi amaca varılmak istenmiştir?
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Dünyanın bir bütün olduğu günümüzde, bilimsel verilerden yararlanmanın vakti gelmiştir.
Savaş yorgunu Avrupa kıtasının önce ekonomik işbirliği ile başladığı ve bir barış ve refah fikri olarak ilerleyen Avrupa projesi için önemli bir döneme tanıklık ediyoruz.
Unutmamalıdır ki, tarihinin hakikatına vakıf olmak bir ülkenin bağışıklık ilacıdır.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?