17.12.2017,07:14
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Biliyor muydunuz? – 11
252016-mazlum-coruh-213948.jpg
MAZLUMUN FİKRİ
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?

Geçen iki yazıda ekonomik sefaletin bizlere kaça elektrik üretildiğini ve geleceğimizi nasıl etkilediğini anlatmaya çalıştım. Bu yazılarda ise mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını özetleyeceğim. Meslektaşlarıma ithamımdır…

 

Yine yakın zamanda yayımladığımız melanetten başlayalım: 6 nolu yazıda ne demişim?

 

Ülkemizde yapılan barajların ölü hacimleri aktif hacimlerinden fazladır.

 

Bunu şuna benzetelim size fevkalade kıymetli camdan bardak satıyorlar. Hem de kiloyla… Bardakları kullanmaya başlıyorsunuz ki bardağın içinin yarıdan fazlası o kıymetli camla dolu. Bizim barajlarımızın çoğunda durum böyle yarıdan fazlası ölü hacim.

 

Bu barajların önünde gideni ülkemizin medar-ı iftiharı Atatürk Barajı. Bu barajın bütün hacminden sadece yüzde 23’ünü kullanabiliyorsak. Evet kullanabiliyorsak… Kullanabiliyor muyuz? Asla!.. O barın yapılmasına gerek yoktu ki. Birçoğunuz şimdi bana tuhaf tuhaf bakacaksınız. O baraj elektrik üretilmiyor mu? Değerli paydaşlarım elektriği barajlar üretmez; santral üretir. Barajların görevi, üretilecek elektriği düzenli hale getirmek. Bu işlemi başka türlü yapabilir miyiz? Evet. Hem de çok ucuza…

 

Sırası gelmişken bir daha yazayım: Barajlı santrallarda, santralın su işleme, kullanma kapasitesiyle barajın aktif hacmi arasında doğrudan ilişki vardır. Biz barajları santralları küçültmek için yaparız. Peki, Atatürk barajlı santralında durum nasıl? Tam aksi: Her ikisi de bağımsız ve rekor kırmak için yapılmış. Rekortmen santral yapımcısıyla rekortmen baraj yapımcısı bir yerde buluşmuşlar sanki. Bu santralın bulunduğu yerde o baraj olmasa dahi, ihtiyaç duyulacak santral kapasitesi 700-750 metreküp/saniye olması gerekirken yapılan santralınki ne kadar biliyor musunuz? Bin 600 metreküp/saniye. Santralların su işleme kapasiteleri ihtiyaç olduğunda yüzde 20 – yüzde 25 oranında artırılabilir biliyor muydunuz?

 

Sadece Atatürk barajlı santralı böyle değil: Keban da, Karakaya da, Birecik de Karkamış da böyle….Hem arkalarındaki baraj kullanılamıyor hem de santrallarının kapasiteler…

 

Bu sefalet neden, hangi sonuçları doğurtmak için işlenmiştir?

Barajlar gölleri ölü hacimler ile büyütülürse ne olur sonuçta neyi değiştirir. Aklımıza gelenleri sıralayalım:

1.Barajın maliyetini artırılan yüksekliğin karesi oranında artırır. Bu yatırımın ekonomisi hızla olumsuz yöne koşar. (Yatırım Ekonomisi sefaletinin derinleştirilmesi)

 

2. Göl alanı büyür; bunun sonucu:

a. Göl alanı büyüyünce çevrede yerlerinden sökülen insan sayısı artar. Bu insanlar yapraklar gibidir her tarafa savrulurlar.

b. Göl dolayısıyla kullanılamaz su miktarı artar. Kaybolan, kontrol dışına kaçan su miktarı artar. Sonuçta enerji üretimi azalır.

c. Göl alanı büyünce değerli tarım alanları su altında kalır; bunun sonucu kıtlıktır.e. Kültürel kayıplar artar, Çevre kayıpları artar. Tasfiye maliyeti artar ve zamanı uzar.

(Çevre kayıpları en az 12 başlıkta incelenmelidir)

 

 

3. Göl alanı büyüyünce, baraj gölü özellikle akarsu eğiminin az olduğu vadilerde coğrafya yırtığı artar. Bu ne demek demeyiniz. Gelecek yazılarda öğreneceksiniz.

 

4. Göl alanı büyüyünce, küresel ısınmanın sebebi artıyor; uluslararası kuruluşlara ödenen fonlar artıyor.

 

5. Göl alanı büyüyünce çevreye yağan kar azalıyor. Topraklar bir müddet sonra çıplaklaşıp erozyona açık hale geliyor.

 

Bunlar artırılabilir. Diğer sefaletleri konu edince aklımıza geldikçe yazacağım.

 

Bu günlük bu olumsuzlukların üzerine düşünelim ki ölü hacmi artırmanın arkasını görelim. Sorularınızı bekliyorum.

 

(Tabii devam edecek.. Paylaşınız ki belki yapanlardan namuslarını kurtaracak meslektaşlarım olabilir)

 

Yurttaş Mazlum Çoruh –İnş. Müh. Naci Özen

mazlumcoruh@gmail.com

 

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Yazarın Diğer Yazıları
YazıYorum
Herkes istihdam meselesine takılmış durumda. Hatta şu an TOBB üyelerinden artı 2 istihdam istendi.
Diğer Yazarlar
Zenginlerden daha mı çok vergi alınsa?
Tanrı’nın yeryüzünde kendine ayırdığı iki toprak parçasından birisi olan Kudüs hiçbir milletin ya da dinin tek başına malı değildir. Özeldir. Kutsaldır. Ata yadigarıdır. Tüm insanlığın ortak mirasıdır.
Girit Adası’nın hukuki statüsü hakkında tarihçiler tarafından kullanılan iki tez vardır.
Meslekî bıkkınlık ya da günümüzün moda tabiriyle “Tükenmişlik Sendromu” uzun yıllar aynı mesleği yapmak zorunda kalanlarda sıkça görülebilen psikolojik bir rahatsızlıktır.
Süper Lig’te 13. Hafta geride kalırken, oluşan görüntüyü Afrika’nın vahşi topraklarında yaşanan yırtıcı savaşlarına benzetiyorum.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Yüksek enflasyon dönemlerinde işletmeleri bekleyen büyük tehlike...
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?