21.11.2017,00:13
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Yatırım ekonomisi veya bir ülke nasıl batırılır?-8
252016-mazlum-coruh-213948.jpg
MAZLUMUN FİKRİ
Bu ülkenin borçları neden devamlı artıyor? Borçka ve Muratlı Barajlı Santrallarının ekonomisi

Örnek: 3 ve 4. - Borçka ve Muratlı Barajlı Santrallarının ekonomisi

Sayın Aydın; geçen iki yazıda Yusufeli ve Deriner barajlı santrallarının durumunu yatırım ekonomisi açısından incelemiştim. Dilerim anlatabilmişimdir. Aklınızdan muhtemeldir şu geçmiştir: Bu kötü durum sadece büyük barajlı santrallarda oluyordur; küçük barajlı santrallar kâr eder, yıllık net gelirleriyle bu açığı kapatabilirler. Böyle düşünmüşseniz durumunuz benim 12 yıl önceki durumumla aynıdır. 12 yıl önce Yusufeli Barajlı Santralı’nın ekonomisi inceleyince karşı çıkmaya başlamıştım; ama diğerlerinin de öyle olacağını aklıma getirmemiştim.

 

Arkadaşlarım zamanın gazetesi ‘Zaman’ın bir haberini önüme koyunca Deriner ile de ilgilenmeye başladım. Sonucun özetini, 7’nolu yazımda verdim. Deriner’in de ekonomik olarak yıkım yarattığını tespit edince Borçka ve Muratlı projelerini de inceledim. O çalışmayı kullanarak şimdiki durumları üzerinden ne getirdiklerini, getireceklerini anlatmak istiyorum. Bundan sonra sizlere Çoruh Enerji Planının tümünü özetleyeceğim.

 

Borçka Barajlı Santralı’nın yıllık faydası(YF) ne kadar?

Çoruh Enerji Planındaki iddiaya göre bu barajlı santral, yılda 1,100 milyar KWh(kilo.watt.saat) elektrik enerjisi üretecekti. 2007 den itibaren bu kadar üretim yapamayacağını, ilgililere ve sorumlulara her yolla ve her fırsatta haykırdım. Çünkü bu barajın görev yapamayacağını bu sebeple üretimin fizik kanunu gereği olarak düşeceğini biliyordum. Benim hesaplarım, bu düşüşün yüzde 15-20 civarında olacağını gösteriyordu.

 

Ancak işletmeye alındıktan sonra, ilk iki sene hariç, her sene, üretim düşüşe geçti. Son aldığımız bilgiler üretim miktarının 640-650 milyon KWh te çakılıp kaldığıdır. Doğrusu bu kadar düşüşü ben bile beklemiyordum. Ama çığlıklarıma kulaklarını tıkayanların takkeleri bir kere daha düştü. Santral artık istikralı(!) bir şekilde yılda 650 milyon kilo.watt.saat üretir duruma geldi. Akış yukarısındaki diğer barajların göreve(!) başlamasıyla daha da düşmesi beklenir.

 

Hesabımızı 650 milyon kilovatsaat üzerinden yapalım.Koşulları daha öncekilerdekiler gibi kabul edeceğim. Elektriğin KWh(kilo.Watt.saat)ını santral 22 kuruşa satıyor. Bu santralın yarattığı yıllık bürüt gelir, (650x0,22=) 143 milyon TL olur. Bundan %10 işletme giderlerini düşersek yıllık net gelir yani YF, 116 milyon TL eder.

 

Aslında elektriğin santral çıkış fiyatının 14,5 kuruş civarında olmasını sonuçta yıllık gelirin 77 milyon civarında olması gerektiğini bir kere daha hatırlatayım. Daha önceki santrallarda aldığım fiyatı esas almaya devam edeceğim.

 

Bu durumda, bu barajlı santralın toplam maliyeti(TM) kaç lirayı geçmemelidir?

İki hal için hesaplayalım. Koşullar da daha öncekiler gibi olsun.

a)      Bankadaki paramıza banka yıllık yüzde 5 reelfaiz veriyor; finans masrafları yüzde 1, Santralın 40 yılda(yüzde 2,5) kendisini ödemesini düşünüyoruz.Bu durumda: TM<[ 116/(0,05+0,01+0,025)=] 1 365 000 000 TL’yi geçmemesi gerekir. Geçerse bu tesis size her sene borç üretir veya gelirinizden olursunuz; paranızı boşa harcamış olursunuz.

b)      Dışarıdan bulduğumuz paranın yıllık faizi reel olarak yüzde 8, finans masraflarınız yüzde 1,5 Tesisin geri dönüş süresi 50 yıl (yüzde 2) olursa toplam maliyet TM<[116/(0,08+0,015+0,02)=] 1 milyar 9 milyon TL’yi asla geçmemesi gerekir. Bu sefer para dışarıdan bulunmuştur riski çoktur; verenlerin art niyetleri olabilir.

 

Borçka Barajlı Santralı bu ülkeye kaça mal oldu?

Sayın aydın, bu yapının maliyeti üzerinde de 2007 itibaren çalıştım. ‘Kusursuz Enerji(!) Planı’ adlı kitabın 73. Sayfasında bu barajlı santralın maliyetini şu şekilde hesaplamışım.

 

Yükleniciye ödenmiş olan nakit para: 535 milyon USD

 

Diğer parayla ölçülen maliyet kalemlerini göz önüne aldığımızda gerçek toplam maliyet(TM), 2 099 USD +K olarak bulunmuş. Buradaki (K) maliyetin öbür ayağı ‘Kayıplar’ ı ifade ediyor. Parayla ölçülemediklerinden sadece harf ile ifade ediliyorlar. Aslında çok önemli bir maliyet bölümüdür; bedeli ölçülemeyecek kadar.

 

Artık siz maliyetin ne anlama geldiğini öğrendiniz. Ama okumayanlar olur diye tekrar edeyim: Maliyet, bir yatırımdan zarar görenlerin gördükleri zarara biçtikleri değerlerin toplamıdır.

     Eğer siz sadece yapımcıya ödenen parayı maliyet(!) olarak kabul ediyorsanız bu paranın kullanma maliyetini eklemeyi bari unutmayınız. Onu da 2007 de hesaplamışım yapım süresince kullanılan bu paranın 250-300 milyon USD kadar para kullanma maliyeti(PKM) ödenmiş olmalı. Bu durumda bu yapının sadece yapımcıya ödenen maliyet kaleminin değeri (535+250=) 785 milyon USD yani 2 milyar 355 milyon TLolacaktır. Gerçek maliyetin ise TL olarak karşılığını da öğrenmek ister misiniz? O da: 6 milyar 300 milyon TL +K olacaktır. Hangisini doğru maliyet olarak almak, sizin takdirinize bırakılmıştır.

 

Bu baraj görev yapıyor mu? Hayır. Görev yapsaydı üretilen enerji 1,1 milyar KWh’ te aşağıdan yakın olurdu. Aşağıda kalırdı çünkü su kayıpları var. Bu kadar ürettiğini kabul edersek bayındırlık eseri olma sınırları 2,4 milyar TL ile 1,9 milyar TL ye çıkardı. Sonuçta yine de görevi, ülkeyi batırmak olurdu. Çünkü bu yatırımın bu durumda bileyıllık net geliri, 220 milyon TL yi geçmemektedir. Buna karşılık getirdiği yıllık yük, sadece faiz ve masrafları, 210 milyon TL ile 630 milyonTL+k olmaktadır.(Buradaki küçük (k), kayıpların yıllık payıdır)  Biliyoruz ki: yıllık net geliri, gerçekte, 116 milyon TL den de çok azdır. Karar sizin.

 

Bize muhteşem(!) bir bayındırlık eseri olarak satılan bu yapının ülkemize her yıl bindirdiği yük, borçlarımızın artmasına katkısı; küçültülmüş, suyu sıkılmış, hesaplarla 130 milyon TL, gerçekte ise 550 milyon TL+k kadar olacaktır.

 

Bu barajlı santral, bu yatırım, elektriğin KWh’ını kaça mal ediyor?

Bu yatırımın ülkemize bindirdiği yıllık yük, maliyeti yapımcıya ödenen para olarak alırsak yaklaşık 210 milyon liradır; gerçek maliyeti esas alırsak 630 milyon TL +k olacaktır. Bu rakamları yıllık üretim miktarına bölersek sadece yatırımın parasal maliyetinin üretime yansımasını bulmuş oluruz. Bulalım: İlki için 32 kuruş, gerçek maliyette ise 97 kuruş. Bu fiyatların üzerine taşıma ve dağıtım şirketlerinin payını koyduğunuzda iki mislinden fazla, 65-200 kuruş ödediğimiz ortaya çıkar. Diyeceksiniz ki ‘biz faturada 33 kuruş ödüyoruz.’ Sayın aydın, geri kalanını arka cebimizden, iç cebimizden alıyorlar, olmadı varlıklarımız varlık fonları diye kimsenin içine bakamadığı karanlık odalara devrediliyor. Satılanlar yetmeyince geleceğimiz satılıyor. Bizim kullandığımız elektriğin bedeli böyle ödeniyor.

 

Bilemiyorum; anlatabildim mi?

Şimdi Muratlı Barajlı Santralının durumunu özetliyeyim. Biliyorum yoruldunuz.

 

Muratlı Barajlı Santralı bize ne yapıyor?

 

Bu barajlı santralın yıllık net geliri yani YF’sı ne kadar?

Çoruh Enerji Planında bu barajlı santralın her yıl ortalama olarak 445 milyon KWh(kilo.watt.saat) elektrik üreteceği iddia edilmiş ve uygulanması istenmiş. Bu santral 2005’te işletmeye alındı ilk iki yıl plandaki enerjiyi üretti. Sonra düşüşe geçti 2014 Ekim’de santralda çalışan birinin ifadesine göre 240-250 milyon KWh üretimlerde çakılmış. Başka bilgiler de bu rakamları söylüyor. Doğrusunu söylemeliyim: Ben bu kadar azalacağını beklemiyordum.

 

Bu yatırımın maliyeti(TM’i) hangi sınırların altında olursa fayda sağlar?

Bu durumda bu santralın yıllık geliri, 1 KWh için 22 kuruşu esas alırsak, (250x22=) 55 milyon Tl olur. Bunun neti de yani YF’si, en çok 50 milyon TL olacaktır. Yıllık Fayda (YF) bu kadar olduğuna göre bu yapı için yapılacak harcama ve kayıpların toplamı hangi sınırı aşmamalıdır? Borçka Barajlı Santralı için kabul ettiklerimizi burada da geçerli kılarsak:

a)      Bankada yüzde 5 reel faizle duran paramızı kullanırsak ve 40 yıl sabredeceksek:

TM<[50 000 000/(0,05+0,01+0,025)=] 588 milyon TL;

 

b)      Dışarıdan yüzde 8 reel faizle para buluyorsak ve geri dönüş süresini 50 yıl seçmişsek:

TM<[50 000 000/(0,08+0,015+0,02)=] 435 milyon TL olmalıdır.

 

Bu sınırları bu koşullar altında geçerse bize her yıl artan miktarlarda borç kuzlayacağını öğrenmiştik.(Kuzlamak: Anadolu’da özellikle köpek ve kedilerin yaptığı çoklu doğum için kullanılır; kuzulamak değildir.)

 

Bu barajlı santral kaça mal oldu?

Bilgileri yine o meşum (!) kitaptan, “Kusursuz Enerji(!) Planı” adlı kitaptan alacağım. O kitabın 72. Sayfasındaki tabloya göre Yapımcıya ödenen para-ki resmi ağızların beyanıdır-460 milyon USD’dır. Yazanın hesabına göre de toplam maliyet(TM), 1 milyar 431 milyon USD+K’dır.

 

Hesaplarımıza esas aldığımız kura göre bu rakamlar,[(460 000 000+0,40x460)x3,Tl=]1 572 milyon TL ile ( 1 milyar 431 milyonx3,TL+K=) 4 milyar 293 milyon TL+K olmaktadırlar. Siz eğer maliyeti sadece yapımcıya ödenen para olarak düşünüyorsanız birinci rakamı, yok gerçek maliyeti esas alacaksanız ikinciyi aklınıza koymalısınız. Hangi miktarı geçmemesi gerekiyordu?  435 milyon TL veya 588 milyon TL’yi. Buyurun buradan yakınız.

 

Bu yatırım iddia ettiği elektriği üretseydi üst sınırlar ne kadar olurdu derseniz onları da yazayım: kendi paranızla olursa 1 milyar 47 milyon TL’yi, dışarıdan para buluyorsanız 774 milyon TL’yi geçmemesi gerekiyordu. Sayın aydın karar sizin.

 

Bu santral elektriği bize kaça satıyor?

Eğer parayı yarı yarıya, kendi paramızı ve dışarıdan bularak, kullanıyorsak ve santralın geri dönüşünü de 45 yıl kabul edersek bu santralın ürettiği yıllık parasal yük yatırım toplamının yüzde 10’u civarında olur.

 

Yapımcıya ödeneni maliyet kabul ederseniz 1 KWh elektriğin bize satılışı (157 milyon 200 bin/250 milyon=)63 kuruş olur. Yok eğer gerçek maliyeti esas alırsanız 172 kuruş+k olur. K ne oluyor diye sormayınız; o, kayıpların payıdır. Onu da siz takdir ediniz.

 

Bu yatırım bize her yıl ne kadar borç üretir; yani kuzlar?

Bu yatırımın yıllık net geliri 50 milyon Tl idi. Yıllık parasal gideri, sadece kullandığımız paraların maliyeti ne kadar olur? Faizi ortalama olarak yüzde 6,5 alırsak 279 milyon Tl, yüzde 10 alırsak 429 milyon Tl olacaktır. Yani bu santral bize, her yıl, 229 milyon TL ile 379 milyon TL arasında borç kuzlayacaktır. Bu borç rakamı her yıl geometrik olarak artacaktır.

 

Sayın aydın bir kere daha sorabilir miyim? Anladınız mı bu ülkenin borçlarının neden arttığını, yediklerimizin her yıl neden kalitesizleştiğini daha önemlisi çevremizden neden baskı altına alındığımızı. Kıbrıs neden gündeme getiriliyor, adalarımız neden işgal ediliyor. Arkasındaki itici, işte bu devamlı artan borçlarımızdır. Şimdi yeniden borç bulmak için ülkenin en değerli varlıkları ne idüğü karanlık bir fona devrediliyor.

 

Bütün bunların öncelikli sorumlusu, elbette ki böyle yapıları bu millete “Ya Allaaahh!..Bismillaaah!…” diyerek satanlara oy verenlerdir; özellikle okumuşlarıdır, okutulmuşlarıdır. Emperyalistlerin hizmetine girmeyi marifet sayan Müslümanlar(!) dır.

 

Gelecek yazıda Çoruh Enerji Planı’na toptan bakacağım. Eleştirileriniz elbette başımın üstünedir.

 

Yurttaş Mazlum Çoruh – İnş. Müh. Naci Özen

mazlumcoruh@gmail.com


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Yazarın Diğer Yazıları
YazıYorum
Dolar / TL kuru 11 ayın zirvesini gördü. Esasen düz mantıkla baktığınızda dolardaki yükseliş eğiliminde şaşıracak bir şey yok. Fakat ısrarlı çıkış, herkesin yüreğini ağzına getiriyor.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay