21.11.2017,00:12
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Yatırım ekonomisi dersleri- Bir ülke nasıl batırılır? -6
252016-mazlum-coruh-213948.jpg
MAZLUMUN FİKRİ
Ülkemizin borçları neden devamlı artıyor?

Örnek-1: Yusufeli Barajlı Santralı –(2.bölüm)

 

Yusufeli Barajı’nın elektrik üretiminde payı ne kadar?

Önceki yazıda Yusufeli Barajlı Santralının yıllık üretiminin, dolayısıyla Yıllık Faydanın(YF) ne kadar olacağını iki ekonomik koşul altında incelemiş ve sonuçtaBHAÖ (Bakkal Hüseyin Amca Ölçütü) veya Mazlum Çoruh Ölçütü’ne göre bu barajlı santralın Toplam Maliyetinin(TM) hangi sınırları aşmaması gerektiğini incelemiştim.

 

Bu yazıda bu yatırımın Toplam Maliyetinin(TM)ne kadar olacağını hesaplamaya çalışacağım. Amacım, bu yatırımı yapanların kime hizmet ettiklerine karar vermenize yardımcı olmak ve size düşen görevi belirlemenizi sağlamaktır.

 

O konuya girmeden geçen yazının sonundaki soruların cevabını vereyim; dilerim aklınıza takılmıştır. Soru şuydu: Yusufeli Barajlı Santralında üretilen elektriğin ne kadarını baraj sağlıyor ne kadarını santral? Yani Yıllık Fayda(YF) da hangisinin payı ne kadar?Barajın elektrik üretimine katkısı ne kadar? Maliyet içinde payları ne kadar? Öyle ya… Baraj olmadan da santral elektrik üretiliyor. Barajın faydası ve maliyetini merak edersiniz. Baraj yaptığımıza göre, maliyetini karşıladıktan sonra fazlasını da vermesi gerekmez mi?

Öyle mi? Asla değil. Hesabı berber yapalım:

 

Ülkemizdeki barajsız santrallarda 1 kilovat kurulu güç,yılda ortalama olarak 4300 Kilovatsaat elektrik  üretiyor. Yusufeli santralının, 540 MW kurulu gücü olduğuna göre arkasına baraj yapmasaydık ne kadar üretebilirdi?  540 000 x4 300= 2 322 000 000KWh(Kilo.Watt.saat), (=2,322 GWh) Yani biz o barajı hiç yapmayıp sadece santralı yapsaydık, şu Allah’ın cezası HES’ler var ya, onlardan 540 bin Kilovatlık kurulu güç kursaydık üretebileceğimiz enerji miktarı, 2,322 GWh olabilecekti. Peki, baraj yapılınca ne kadar üretiyor? Onların başlangıçtaki proje değerlerine göre 1,703 GWh. Ama biz yapılan barajlı santrallarda gördük ki bu kadar üretim hayal. Bunun ancak yüzde 60’ını üretebiliyoruz. Yani bu barajlı santralın yıllık üretimi- daha önce yazmıştım- 1,050GWh’ı bulamayacak. Demek ki barajın elektrik üretimine katkısı değil zararı oluyor.

 

Bu baraj, elektrik üretimini yüzde 40, hatta yüzde 50 oranında azaltıyor. Yani, bu yatırımda baraj fayda değil zarar veriyor; faydayı santral üretiyor hem de kapasitesini tam kullanamıyor. Barajsız santralların yarısı kadar elektrik üretebiliyor. Neden böyle oluyor? Çünkü arkasındaki baraj, onun kullanacağı ham maddeyi(Qxh’ı) azaltıyor. Açıklamasını geçen yazılarda yapmıştım.

 

Toplam Maliyet(TM)de santralın payı ne kadar olur?

DSİ verilerine göre 1 KW kurulu gücün HES olarak maliyeti,1400 USD’dır. Sadece elektro mekanik aksam(Türbin jeneratör trafo vd.) olarak 400 USD. Buna göre eğer bu kadar kurulu gücü HES(barajsız santral) olarak kursaydık harcayacağımız en büyük para USD olarak (540x1400=) 756 milyon USD, TL olarak 2 milyar 268 milyon TL olacaktı. Hemen hemen hiçbir toprak kaybımız, insan göçümüz olmayacaktı. Demek ki şimdi bizim hesaplayacağımız toplam maliyetten bu kadar parayı çıkardığımızda kalan maliyet baraja ait olacaktır. İşin en sefil tarafı ise bu barajın görev yapmıyor olmasıdır. Peki, bu barajı, kim neden yapıyor?

Bu santralın yıllık faydası (YF) ne kadar olur?

 

Bu santralın yılda üretebileceği elektrik miktarı 1 milyar 50 milyon kilo.Watt.saat olduğuna  ve bugün evimizde tükettiğimiz elektriğin santral çıkış fiyatını 22 kuruş olarak alırsak (1 050 000 000x0,22 =) 231 milyon TL lik bürüt gelir yaratıyor.Hatırlatayım; 22 kuruş, özel sektöre hidro-elektriğin kilo.Watt.saat başına ödenen paradır.Fabrika çıkış fiyatı olarak Elektrik İletim Şirketinin Dağıtım şirketlerine verdiği fiyatı aldım. Böyle olmaması gerekir. Bu fiyattan aslında yüzde 35 civarında, kayıp kaçak ve iletim hizmetlerinin düşülmesi gerekir. Ama biz hesabımızı hep proje lehine yürütelim; onları yok sayalım. Yıllık brüt gelir, 231 milyon TL den işletme giderleri ve bazı olağan üstü giderlerin payı olarak yüzde 10 düşersek, geriye YF dediğimiz yıllık net gelir, 208 milyon TL olacaktır.

 

Bu kadar yıllık net gelirimiz(YF) olduğuna göre bu barajlı santralın toplam maliyet (TM)’nin kaç liranın altında olması gerekir? İki hal için hesaplamıştık:

 

Bankada yüzde 5 reel faizle işlettiğimiz kendi paramızı kullanıyor ve santralın 40 senede kendini ödemesini düşünüyorsak 2 milyar 440 milyon TL’yi

 

Dışarıdan borç alıyor ve 50 senede kendini ödemesini esas alıyorsak da 1 milyar 809 milyon TL’yi geçmemesi gerekir demiştik.

 

Peki, bu barajlı santral bize kaça mal olacak?

Bu yazının amacı buydu.

 

Daha önce M3 koduyla adlandırdığım maliyeti, müteahhide yapımcıya ödenen keş parayı öne alacağım. Çünkü diğer maliyet tahminlerinden bazılarını, bu başlığın oranı olarak kestireceğiz. Ayrıca bu konu, bu baraj için çok ilginç beyanlarla halka anlatılmıştır. Aşağı yukarı aynı ekip, aynı kafa yapısına sahip yetkililer tarafından ihale edilmiş ve inşası tamamlanmış başka barajla mukayese ederek bu barajın M3 maliyetini(müteahhide ödenecek keş parayı) tahmin edeceğim. Esas alacağımız barajlı santral, Deriner Barajlı Santralıdır.

Deriner Barajlı Santralı, 1998 yılında yapımcıya 711 milyon USD ye ihale edilmiştir. Bu rakamı da Devlet Planlama Teşkilatı uygun bulmuş. Ama neler olduysa olmuş, sadece müteahhide ödenen paralar, resmi makamların beyanına göre, 2 milyar 700 milyon USD’ı bulmuştur .Ve bu Barajlı santralın yapımı, en hızlı olabilecek gövde yapısına sahipken 1999-2013 yılları arasında, 14 sene sürmüştür.Deriner barajının temelden yüksekliği 245 metredir. Yusufeli barajının ise 275 metredir. Sadece yükseklik sebebiyle artış,yüzde 26 civarında olur. Santralı 130 MW küçük olduğundan KW başına 400 USD azaltalım. Bu azalma 156 milyon Tl eder. Bu barajın yapıldığı yerde jeolojik yapı daha karışıktır. Yani çok sürprizler çıkacak,enjeksiyon maliyetleri çok fazla artacaktır. Ama biz onların artmayacağını davar sayalım. Bu durumda Bu barajlı santralın sadece gövde ve santral yapımı için müteahhide ödenecek para (1,26x2 700 000 000)x3.Tl- 156 000 000)12 704 milyon TL olacaktır.

 

Peki, halka kaça ihale edildiği söylendi? 475 000 000 TL ye… Şimdi sadece akılımızı çalıştıralım. Yönetim aynı, bakan aynı, tekniklerde bir değişme yok. Nasıl oluyorda aynı bakan, Deriner için 2,7 milyar USD (8,1 milyar TLyi tehditle istiyor da ondan daha yüksek ve problemli bir yerde yapılan bu barajın ihalesini, şapkadan deve çıkarır misali, 475 milyon TL’ye ihale ediyor. Siz inandınız mı?

 

Ben hesabımı yaşananlara dayalı yapıyorum. Hiçbir baraj inşaatı, ihale şartları ve rakamlarıyla bitmemiştir. Biz yaşanana bakmalıyız; önümüze konan senaryoya değil. Bu barajlı santral için yapımcıya ödenecek para, yine kendi adamlarının beyanına göre en az 3 milyar USD yani en az 9 milyar TL olacaktır.

 

Sayın aydın; bu rakamı bulduktan sonra ve de geçilmemesi gereken sınırın, kendi paramızla yapabilirsek 2,440 milyar TL’yi, gerçeklere göre, borçlanarak yaparsak 1 milyar 809 milyon TL’yi geçmemesi gerekir diye hesaplamıştık. Gerçekte ne kadara malolur? Ben size rezaleti, sefaleti, siz deyin bilmem neyi anlatmadan geçmeyeceğim.

 

M3’ü 9 milyar TL alırsak: rakamları kısarak yazayım. (3 nolu yazımı gözünüzün önüne alırsanız daha iyi takip edersiniz.)

M1: Plan proje hazırlık dönemi masrafları:  0,01xM3=………………………0,090  MilyarTl

M2: Plan, Proje, ihale ve mukavele masrafları 0,015xM3……………………0,135     “

M3: Yapımcıya ödenecek para……………………………………………… .9,000    “

M4: Yatırımın denetlenmesi ve yönetimi 0,20xM3…………………………..1,800    “

M5: Kurum Gn. Müd. Masraflarından düşen pay…0,005xM3 ………………0,045    “

M6: Şahıs mallarının kamulaştırma bedelleri.(2007 deki çalışmamdan

       Alıyorum: 1,8 milyar USDx3,Tl =……………………………………….5,400    “

M7: Kamuya ait işletmelerin, bedelleri…Aynı çalışmadan(M6 nın içinde) ………….

 

M8: Yeniden yapılacak olan alt yapı bedelleri(Ay. Çalışmadan:

             1,534 milyarUSDx3,0 Tl=……………………………………………4,602    “

M9: Yerinden göçürtülen insanlar için yapılacak alt yapı bedelleri

       Aynı çalışmadan 12 000 kişi için 1,200 milyar USDX3,0Tl…………….3,600    “

M10: Göçürtülen insanların iş hayatı için alt yapı yatırımları..

        Aynı çalışmadan… 0,288 milyar USDx3,0TL………………………… 0,864    “

M11: Hukuk, adalet hiz. giderleri: Aynı çalışma0,493 Milyar USDx3,0Tl…,1,479   “

        Ara toplam……………………………………………………………...27,015 Milyar Tl.

 

M12: İnşaat müddetince yapılan bu harcamaların yıllık para kullanma

        Maliyetlerinin toplamı…. 11 yıl için… Yarı yarıya hazır para ve borç

        para kullanılması halinde maliyet(8,5+11,5)/2….………………………16,000 MilyarTl.

 

İşletmeye alındığında parasal maliyet toplamı……………………………..  43,000 Milyar TL.

 

M13: Bunun haricinde baraj ömrünü tamamladığında ortadan kaldırılması maliyeti var… (M3’)ün yüzde 3-5 civarında olacağını tahmin edebiliriz.

 

Bu maliyette barajın payı ne kadar?

Santralın payı: 2 milyar 268 milyon TL. Yapımın son yılında monte edildiği için hazırlığı dahil kullanılan paranın 2 yıllık kullanma maliyeti olur. 2,268X1,2= 2,720 milyar TL olur. Bu durumda baraj yapmanın maliyeti, 40 milyar TL’ civarına düşer görünecektir Aslında gerçek maliyet 43 milyar TT’ninçok üzerinde olacaktır. Çünkü hesaplarda aldığım değerler, hep proje lehinde değiştirilmiştir. Örnek: bu baraj yüzünden göçen insan sayısı 12 bin değil en az 18 bin kişi olacaktır.

 

Bu barajın görev yapmayacağını bilen, hesaplayan ve 10 yıldır haykıran biri olarak aklımdan nelerin geçtiğinin takdirini size bırakıyorum.

 

Maliyetin ikinci ayağı, ‘kayıplar’ın durumu nasıl?

Kayıpların sadece başlıklarını yazacağım. Değerlerini ilgili bilim adamları, mühendisler, kültür adamları, sosyologlar, tarihçiler arkeologlar hesaplasın.

K1: Doğadaki ve kültür alanlarındaki bitki varlığı kaybı (Yusufeli Pirinci, Yusufeli Zeytini, Yusufeli Üzümü varlıklarında büyük azalmalar oluyor); endemik bitki türü kaybı(araştırma yapılmamış bir alan); endemik kültür bitkisi türü kaybı(Yusufeli Pirinci bu tehlikeyi yaşıyor) Vahşi ve kültür hayvanları miktarlarında azalma; endemik vahşi hayvan türü kaybı(araştırma yapılmamış); endemik kültür hayvan ırkı tehlikede; mesire yerleri; mini klima yerleri kayboluyor.

K2: Anıtsal ağaçlar ve doğal anıtsal yapılar kayboluyor.

K3: Kültür kayıpları: Havzanın Toplumsal kültürü, yapı kültürü, üretim kültürü, tarım kültürü tarihi yapılarının bazıları kayıplara karışıyor.

K4: Yeraltı zenginlikleri kaybı oluyor

K5: tarıma açılabilir veya açılamayan kamu arazisi sular altında kalıyor; üstündeki bitkileriyle, hayvanlarıyla. (Bu alan 30 kilometrekaredir; mineral zengini topraklardır)

K6: Ekonomik kayıplar var. Pazar kaybı, vergi kaybı var.

K7: Yerlerinden edilen insanların ruhi sağlıkları bozuluyor.

K8: Buharlaşma ve kaçaklar sebebiyle su kaybı oluyor.

Sayın aydın; özetle şunu söylemek gerekir. Büyük yapılar, insanlığın doğasında olan vahşet duygusunun tatmininden başka bir şeye yaramıyor; yaptıkları vahşettir. Toplumları gerçekte fakirleştiriyorlar. Bu yapılardan zenginleşenler, sadece, bu planları ülkelere satan emperyalist ülkelerdir. Ülke içi yapımcılar, bu vahşetin ve bu soygunun sadece şakirtleridir.(Şakirt: Bilinçsiz çırak anlamında kullanılmıştır)

 

Bu barajlı santralın yıllık faydasına karşılık zararı ne kadar? Veya,borçlarımız devamlı neden artıyor?

Bu Barajlı santralın ülkemizi yılda ürettiği fayda 208 milyon TL’dir. Bu yıllık net gelire yani faydaya (YF’ye)karşılık, sadece ve sadece, parayla biçilen değerlerin yıllık ürettiği yük, en az 2,2 milyar ile 5 milyar TL arasında olacaktır. Bu kadar paranın tümü veya bir kısmı, her yıl, borçlarımızın üzerine binmekte geri kalanı varlıklarımızdan yaşamımızdan gitmektedir. Yani fakirleşmekteyiz.

 

 Benim sade mühendis aklım, borçlarımızın devamlı olarak neden arttığının cevabını böyle veriyor. Başka türlü açıklayacak varsa bir an önce anlatsın. Anlatsın da kâbustan kurtulalım. Yine benim sade mühendis aklım, yaşadığımız krizlerin altında yatan sebebin böyle yatırımlar olduğunu söylemektedir. Üstelik böyle yapılar sebebiyle en değerli tarım ve yaşam alanlarımız yok edilmektedir. Fakirleşmemizin en temel sebeplerinden biri de bu kayıplardır. Ülkemiz, gıda maddelerini bile dışarıdan almaya mahkûm edilmektedir. Hayatımızdan eksilenlerin değerini ben biçemem. Onları konuların uleması (!), âlimleri, bilginleri anlatsın.

Akıl sahipleri bilsinler ki aklını kullanmayanların üstüne Allah, pislik yağdırır.

 

İşte size her yıl bize ödetilen milyarların arkasındaki sebeplerden sadece bir tanesi. Şimdi anlatabildim mi  “Ya Allaaahhh…Bismillaaahhh…” diye gerinerek yırtınarak temel atanların takkesinin altındakini? Öğrenebildiniz mi? “Dünyanın en yüksek bilmem kaçıncı barajı diye alay-ıvala ile millete satılan bu yapıların bu millete kazandırdıklarının (!) boyunu?

 

Ekonomik tetikçiler, acaba hayatlarında bu kadar başarılı (!) iş yapabilmişler midir?

 

Bu santral elektriği kaça üretir?    

Yusufeli Barajlı santralının üreteceği elektriğin maliyeti, sadece para kullanma maliyetini hesaba kattığımızda, yukarıdaki hesaba göre 43 milyar TL harcanmışsa ki daha fazla olacağı açıktır, bunun yüzde 5 ten yıllık faizi: 2,15 milyar TL olacaktır. Yok eğer parayı dışarıdan buluyorsak bu her sene ödeyeceğimiz 4 milyar TL’nin üstünde olacaktır. Bu rakamı, üreteceği 1,050 kilo.watt.saat’e bölersek; biz bu santralın ürettiği elektriğin kilo.watt.saat’ı başına 2 TL ödeyeceğiz demektir. Yok eğer, paranın tümünü dışarıdan alıyorsak bu durumda bu santralın üreteceği elektriğin KWh(kilo.Watt.saat)ına en az 4 TL ödeyeceğiz.Diyeceksiniz ki ben faturada 33 kuruş olarak ödüyorum. Sayın aydın; o ödediğiniz, kasaya yatırdığınızdır. Geri kalanını bizi soyarak, geleceğimizi sattırarak, ödettiriyorlar. Faturada yazanı ödedikten sonra görevlendirdiklerimiz, üstünü ödemek için bizim hesabımıza geleceğimizi satarak borç bulacaklardır. Ödediğimiz başka maliyetlerin faturaya yansımayanları da var… Unutmayınız!..

 

Bunca kalkınma edebiyatlarına karşılık her yıl artan borçlarımızın sebebi, yediklerimizin, içtiklerimizin, yaşadığımız çevrenin bozulmasının; kullandığımız enerjinin fiyatının devamlı artmasının sebebi böyle yapılardır.   

 

Kayıpların payını hiç sormayınız. Onların hesabını çevre mühendisleri, tarih, kültür, arkeolojiyle, sosyolojiyle, halk sağlığıyla, beslenmeyle, turizm ile uğraşanlar hesaplasın.

Karar siz aydınlarındır. Siz böyle bir yapıya bayındırlık eseri diyebilir misiniz? Bu projeleri bu ülkeye satanların kimlikleri, karakterleri bellidir. Ya, ülke adına satın alıp borcu millete ödetenlerin sıfatları ne olur? Peki, ben ekonomistim, mühendisim, plancıyım diyenlerin halleri ne olur?

 

Eleştirilerinizi beklerim. Gelecek yazımda, meşhuuur Deriner Barajlı Santralının encamını özetleyeceğim.

 

Yurttaş Mazlum Çoruh – İnş. Müh. Naci Özen

mazlumcoruh@gmail.com

 

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Yazarın Diğer Yazıları
YazıYorum
Dolar / TL kuru 11 ayın zirvesini gördü. Esasen düz mantıkla baktığınızda dolardaki yükseliş eğiliminde şaşıracak bir şey yok. Fakat ısrarlı çıkış, herkesin yüreğini ağzına getiriyor.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay