21.11.2017,00:12
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Bir ülke nasıl batırılır? - 3
252016-mazlum-coruh-213948.jpg
MAZLUMUN FİKRİ
Maliyet (M) neleri içerir?

Önceki yazılarımın konularını hatırlayalım. Bir yatırımın refah yaratan bir eser, bir yapı yani bayındırlık eseri olabilmesi için bu yatırımın faydasının maliyetinden fazla(F-M>0) olması gerektiğini, bunu sağlayan ölçütler geliştirildiğini anlatmıştım. Bunlardan iki ölçütten (Pareto ve Kaldor) birinci yazıda, daha kullanışlı olacağına inandığımız ve bakkal Hüseyin amcaların bile bildikleri Mazlum Çoruh Ölçütünü ikinci yazıda anlatmaya çalıştım. Aynı yazıda fayda(F)nın nasıl hesaplanacağını anlatmış sonra ölçütün matematik ifadesini ve ekonomik tetikçilerin kullandığı ihtiraklı (gecikmeli) ekonomik bombanın fünyesini göstermiştim.

 

Maliyetin(M) hesaplanmasının uzun olduğunu yazıya sığmayacağını söyleyerek o konuyu gelecek yazıda anlatacağımı söylemiştim.

 

Bu yazıda Maliyet(M) kavramını biraz açıp nelerden oluşacağını anlatmaya çalışacağım.

Maliyet bilinmezse ve faydayla ilişkisi sağlıklı ve güvenilirbir şekilde kurulmazsa yatırımı yapanlar, kamu kaynaklarını ve varlıklarını boşa harcadıkları gibi ülkenin geleceğini de satarlar; satabilirler.

 

Maliyet nedir? Bakış açısına göre maliyet.

Akademik tanımla maliyet, “Bir değişiklikten yanı yatırımdan zarar görenlerin o zarara biçtikleri değerlerin toplamıdır.” Bu tanım bakış açılarına, kişilerin bulundukları konuma göre farklı sonuçlar doğurur. Örnek vereyim:

 

Bir barajın maliyeti, Barajı kamu adına yapan kurumunda para ödeme görevi verilen birime yani veznedara göre sadece ödediği nakit (keş) paraların toplamıdır. O kurumun mali planlamasını yapan birimin başındakine göre ise o paranın veznedarın kasasına girene kadar yapılan işlemlerin değeri de maliyetin içindedir. Barajı yapan müteahhide göre maliyet, o yapıyı yaparken harcadıklarının toplamıdır ki buna dışarıdan para kullanmışsa onun faiz ve masrafları da dâhildir. Maliye bakanına göre o barajın maliyeti, kullanılan paralar artı o paraların kullanma maliyetinin toplamıdır. Ekonomi bakanına göre ise daha başka unsurlar, kayıpların değeri de maliyete girer. Ama bir ülkenin kalkınmasını yönlendiren kuruma göre de çok daha başka kavramları içerir. Örneğin yurttaşların mutluluğu, kültürel değerlerin kaybı… Gibi. Biyologlara göre maliyetin içine var olan canlıların sayısında azalma ve/veya türlerin kaybolması maliyetin başında gelir. Kısacası nereden baktığınıza göre maliyetin görünüşü değişir. Aslında değişen bir şey yoktur. Bir yapının maliyeti, sonuçta, o yapının gerçek sahibine, kamuya, millete göre değişmez.

 

Bizin burada anlatmaya çalıştığımız maliyet(M) bu değişikliğin kamuya, topluma, millete, devlete kaça mal olduğudur. As olan kamuya fayda yaratmasıdır. Bayındırlık eseri olmasının koşulu budur. Devlet Planlama Teşkilatının görevi, yatırımların kamuya maliyeti ve faydasını bilim ve tekniğin gereklerine göre hesaplamak ve ona göre bu yatırımın yapılıp yapılamayacağını veya ne zaman hangi koşulların oluşması halinde yapılabileceğini bildirmektir, onaylamaktır. Bu yazıda maliyeti bu açıdan anlatmaya çalşacağım. Konuyu anlaşılır kılmak için bu maliyete Toplam Maliyet veya Kamusal Maliyet diyeceğim. Bir ifadeyi daha köşeli söyleyelim: Yatırıma ‘kamunun biçtiği değeri, daha doğru bir ifadeyle, kamuya biçtirilen değeri anlatmak istiyorum. Eksiksiz maliyet bu şekilde anlatılabilir.

 

Biçilen değer ne demektir?

Biçilen değer, kendi varlığımızdan hiç yüksünmeden, özgür irademizle, bize sunulan mal ve/veya hizmetin karşılığı için verdiğimizdir. Yatırımlarda gerçek mal sahibi halka, ihtiyaç duyduğu bir mal veya hizmet vaat edilir ve ondan varlıklarını ve kaynaklarını kullanmak için izin istenir. Kamuyu ve kurumlarını yönetenlerin yapmaları gereken budur.

 

Bilirsiniz, ekonomi, sınırlı imkânlarla sınırsız, değişen ve çoğalan, çoğaltılan ihtiyaçların giderilmesidir. Bir al-ver işidir. Bu işlemi takas denilen değiş-tokuş işlemiyle de yapabilirsiniz. Herkesçe kabul görmüş her değişimde araya giren biraraç ile bu değişimi yapmanız halinde işiniz kolaylaşır ve yaygın bir geçerlilik sağlarsınız. Böylelikle değerlerin değişimi daha kolayve geniş alanda olur. Ama bir sorun ortaya çıkar. Değişim aracının değerinin değişmesi… İnsanoğlu bu sorundan kurtulmak için tarih boyunca çeşitli değişim araçları kullanmış. Buğday tanesi, soğan kabuğu ve belli ağırlık ve kalitede altın ve gümüş gibi değerli metaller. Yükte hafif değerde yüksek olan maddeler değişim aracı olarak seçilmiş. Ekonomik olaylarınoylum(hacim) ve derinliği artınca bu değişim araçlarıda yeterli olmamış. Bunların yerine yine değeri bütün toplum tarafından kabul edilmiş daha kullanışlı bir araç icat edilmiş. Bu tamamen kabule bağlı(itibarî) bir araçtır. Bu aracın değeri belirli miktarda değerli metale bağlanmıştır. Belli miktarda altını temsil eden yazılı kâğıt değişim aracı olmuş. Belli miktarda altını temsil ettiği yazılı kâğıtlara önceleri banknot denilmiş. Herkesçe değeri kabul edilen değişim aracına ‘para’ diyoruz. Bu temsili değeri taşıyan ve her bağımsız ülkenin bastırdığı değişim araçlarına para diyoruz. Bazı ülkelerin paraları kendisi dışında ülkede kullanılır hale gelmişse buna da ikiyüzlü anlamında ‘döviz’ diyoruz.

 

Maliyetleri hesaplarken biçilen değeri en çok kullanılan değişim aracıyla, paraylayapacağız ki her kes konuyu, aynı akıl terazisinde tartsın; aynı pencereden görsün. Olayın boyutları toplumun tarafından görülsün.

 

Görülen zararlara büyük çoğunlukla parayla değer biçeceğiz. Ama hemen hatırlatalım her zararı parayla ölçemezsiniz. Ölçerseniz gerçekten uzaklaşırsınız. Parayla ölçülemeyen zararlarımız da vardır.

 

Bir maliyet hangi başlıklar altında hesaplanabilir?

Maliyet, bir değişikliğin, bir yatırımın, bir yapının yapılabilmesi için toplumun varlıklarından, kaynaklarından, değerlerinden harcananların bir ölçüt ile ölçülmesi işidir. Maliyetin tümünü parayla ölçülmesi mümkün değildir. Böyle bir çaba gösterilebilir, ancak gerçeği ifade etmez. Maliyet dediğimiz olayı 2 ana başlık altında toplanmış başlıklarla anlatmaya çalışacağım. Bunlardan biri parayla ölçülenlerdir(M). Diğeri parayla ölçülemeyenler, kayıplar(K)dır. Parayla ölçülebilen maliyet kalemlerini indisli(M) harfiyle göstereceğim ‘kümelerde’ toplayacağım. (M) harfinin altına bir rakam koyarak numaralayacağım.

 

Bu başlıkların alt başlıklarını veya daha ayrıntılarını burada anlatmanın anlamı da imkânı da yoktur. Konuyu size daha duru bir şekilde dağıtmadan anlatmak gerekiyor.

 

Burada göz önüne alınan yapı, en geniş maliyet kalemleri yelpazesine sebepolan, barajlardır. Diğer yapılarda burada sayacağım maliyet kalemlerinin tümü veya önemli bir kısmı olmayabilir. Bu takdirde o kalem yok sayılır. Zaten şimdiye dek öyle yapılmıştır.

 

Maliyet bir süreçtir. Bir yatırım düşünülmeye başlandığında maliyet de başlar.

A: Parayla ölçülebilen, ölçüle gelen maliyetler.

M1: Hazırlık maliyet kalemleri: Rasatlar, istatistik çalışmaları, yer ölçümleri, üretilen ürün için Pazar ve pazara ulaşım imkânlarının araştırılması, yapımda kullanılacak teknoloji ve malzeme ve iş makinalarının maliyetleri bilgi toplama, yapım teknikleri konusunda bilgi toplama gibi birçok kalemi içerir. Bunu yapan kurum ve kuruluşlardan bu hizmetlerin parayla satın aldığınızda bu başlığın toplamını parayla ölçmüş olursunuz. İstikşaf- ön açıcı- hesapların yapılması ve ilgili kamu biriminden onay alınması bedelleridir.

 

M2: Plan, proje ve keşif bedelleri: Yatırımın planlanması, projelerinin ve keşiflerinin hazırlanması, ihale dosyasının hazırlanması, ilan, ihaleninve yapım sözleşmesinin yapılması…

 

M3:Yapının yapılması, inşası için yapımcıya ödenen bedel: Bu kalem meydana getirilen değişikliğin, var olan düzende uygulanmasıdır. Fiziken meydana getirilmesi için harcana, emek, enerji, makine yıpranması, yapımcının kullanmak mecburiyetinde kaldığı paranın kullanma bedellerini kazancını ve malzeme bedellerini içerir. Bu başlık altındaki maliyet halka daima maliyet olarak sunulmaktadır. Bu başlık altında toplanan işlemlerin maliyeti astında toplam maliyetin sadece bir bölümüdür. Genellikle, başka başlıklar altında verilen maliyetler bu maliyet kaleminin bir oranı olarak verilir. Buna çekirdek maliyet de diyebiliriz.  Değişiklikten görülen zarar sadece bu başlık altındaki işlerin bedeli değildir ki.

 

M4:Yapının, yatırımın denetimi ve yönlendirilmesi: Bu başlık, yatırımın fiziki bölümünü gerçekleştiren kuruluşun denetlenmesi ve yönlendirilmesi için görev alan birimlerin harcadıklarını, masraflarını içerir. M3 maliyetinin yüzdesi olarak ilk keşiflerde alınır. Barajlar için düşünürsek barajın yapımını kontrol eden bölge müdürlüğünün o masraflarının o baraja düşen bölümüdür.

 

M5:Yatırımın yapılmasına karar veren kurum masrafları: Bu başlık altında kurum genel müdürlüğünün masraflarından o yapıya, yatırıma düşen payları ifade eder.

 

M6:Özel şahısların varlıklarının kamulaştırma bedelleri: Yatırım sebebiyle kamulaştırılan şahıslara ait varlıkların, arazilerin, yapıların, işletmelerin kamulaştırılma bedellerini ifade eder.

 

M7: Yatırım sebebiyle yok edilen kamuya ait varlıkların, işletmelerin bedelleri: Açıklamaya gerek yok. Bu varlıklar için yatırımı yapan kurum veya kuruluşun ödemesi gereken bedellerdir.

 

M8: Yatırım sebebiyle yok edilen alt yapıların yerine yapılanların bedelleri: Yatırım sebebiyle yok olan kara yolu, demir yolu, denizyoluyapıları; enerji nakil hatları, su iletim sistemleri, iletişim sistemleri gibi kamunun yaptığı alt yapıların yeniden yapılması bedellerinin toplamıdır.

 

M9: Sebep olunan göç maliyetleri: Yatırım sebebiyle yerlerinden sökülen insanların gittikleri yerlerde kamuya maliyeti. İki üniversitenin ve Tarım Bakanlığının yaptığı araştırmaya göre yaşadığı yerde geçinemeyip de ülke içinde bir yere göç eden yurttaşların her birinin, gittikleri yerlerde, yeni alt yapı yapma ihtiyacı sebebiyle kamuya maliyeti, kişi başına ortalama 150-200 bin USD. Bayındırlık eseri sebebiyle göçürtülen insanların kamuya maliyetinin daha fazla olması doğaldır.

 

M10:Göçün sebep olduğu başka bir alt yapı maliyeti: Bir yatırım sebebiyle göçen insanların yüzde 40’nın, gittikleri yerlerde çalışma hayatına katıla bilmesi için kamunun yapması gereken yatırımın maliyeti. Bunun bedeli yine iki üniversitenin ve Tarım Bakanlığının araştırmalarının sonuçlarına göre kişi başına 60 bin USD’dir.

 

M11: Hukuk giderleri: Yatırım sebebiyle kamulaştırmalarda ortaya çıkan sorunların çözümü için verilen adalet hizmetlerinin bedellerini içerir.

 

M12:Para kullanma maliyeti (PKM): Yukarıda 11 kümede toplanan maliyetlerin bedeli para ile ödenmesi halinde- ki öyle olduğu için bu grup, para ile ölçülebilen maliyetleradıyla anılmıştır- kullanılan paranın kullanma maliyeti ortaya çıkar. Bu konu 2 numaralı yazıda birmiktar işlendi. Tekrarlayalım: Bir değer transferini, yani satın almayı para ile yapıyorsanız kullandığınız paranın yıllık bir maliyeti vardır. Bu maliyet, paranın yıllık faizi ve bu paranın bulunması için harcanan emek, yer ve vasıta hatta kolaylık giderleri denilen çirkin giderlerinin toplamından meydana gelir. Paranın faizinin nelerden ortaya çıktığı konusu, başlı başına bir yazıyı aşar. Burada kısaca belirtmiş olalım.

 

Buraya kadar kümelerde topladığımız maliyetler, sadece parayla ölçülebilen maliyetlerdi. Bu başlıkların içindeki işlemlerin tümü her yapıda bulunmayabilir. Bulunmayanlar yok sayılır, olur biter. Toplam maliyetin nelerden meydana gelebileceği hususuna ilgi duyanların aklına taşımaya çalıştım. Kaldı ki ‘Toplam Maliyet’ dediğimiz kamuya maliyet, sadece yukarıdaki 11 adet başlıkta toplananlardan ibaret değildir. Yazının başında belirttiğimiz gibi bir de parayla ölçülmeyen veya ölçülemeyen bedeller var. Yok edilen varlıkların, yaşam kolaylıklarının bedelleri. Bunlara kayıplar (K) diyoruz. Bu konuyu gelecek yazıya bırakarak buraya kadar yazdıklarımızı bir satırda ifade edelim. Gerçek Maliyetin, Toplam Maliyetin, yani Kamuya Maliyetin tek satırda ifadesi şöyle olur:

 

Toplam Maliyet= M1+M2+M3+M4+M5+M6+M7+M8+M9+M10+M11+M12(PKM)+K’dır.    

 

Bu eşitlikte, denklemde en dikkat edilmesi gereken bölüm M12(PKM)’dir. Çünkü bu bölüm kayıplar (K) hariç diğer bölümlerin miktarı ve süresiyle doğrudan ilişkilidir. Ekonomik tetikçilerin kullandığı gecikmeli (ihtiraklı) bombanın fünyesi, budur. Çok sinsice büyür ve yakar. Gerçek sahip halktan kolayca saklanır ve ona çeşitli yollarla ödettirilir. Hedef ülkeler bununla sömürülür ve kalkınması engellenir; edilgen kılınır; diz çöktürülür. Eğer bu bölüm olmasaydı ekonomik tetikçilerin rolü çok azalır muhtemelen çakallar öne çıkarlardı.

 

Çakalların gücü yetmezse küresel yalanlar, şantajlar, seks, askeri müdahaleler ve/veya en yeni model savaş türü vekâlet savaşları devreye girerdi.

 

Gelecek yazıda görüşmek üzere eleştirilerinizi beklerim.

 

Yurttaş Mazlum Çoruh- İnş. Müh. Naci Özen  

mazlumcoruh@gmail.com


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Yazarın Diğer Yazıları
YazıYorum
Dolar / TL kuru 11 ayın zirvesini gördü. Esasen düz mantıkla baktığınızda dolardaki yükseliş eğiliminde şaşıracak bir şey yok. Fakat ısrarlı çıkış, herkesin yüreğini ağzına getiriyor.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay