21.11.2017,00:12
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Artvin dosyasını kapatmıyoruz - 2
252016-mazlum-coruh-213948.jpg
MAZLUMUN FİKRİ
Cerattepe savunması, BOP’a direnişin son kalesidir.

Önceki yazımda Cerattepe olayının gelişmesini, hukuk sürecini özetlemeye çalışmıştım. Kamunun yararını ve kamu yöneticilerinin tutumunu göz önüne aldığımızda bu konunun sadece içme suyu meselesi olarak anlaşılamayacağını, arkasında başka şeylerin varlığını düşünmek gerekir demiştim.

 

Direniş, ilk bakışta içme suyu meselesi olarak görünebilir. Biraz geriye çekilip bakıldığında da bu savunma, aynı zamanda, yeryüzündeki 250 özel doğa parçasından birinin korunması içindir de diyebiliriz. 

Fotoğrafta görülen Genya dağının arkası, HATİLA MİLLİ PARKIDIR. O alanda bu madenin işletilmesinden doğrudan etkilenecektir.  Bu da doğrudur. Ama biraz daha geriye çekilip Türkiye ve BOP haritasına bakıldığında ve de, akarsularımız üzerinde oynanan başka bir akıl ahlak dışı olayı da eklerseniz olay başka bir boyut kazanıyor.

 

Akıl ve ahlak dışı başka bir oyundan söz ederken neyi kast ettiğimi bilmeyenler olabilir. 

Kısaca özetleyelim:

 

Ülkemizin akarsularının yönetimi DSİ ye emanet edilmiştir. DSİ’in kuruluşunda ABD’nin aklı ve eli vardır.  Bu emperyalist bir ülkenin eğitime aldığı, bir biçimde, aklını, vicdanını ezdiği kimseler; bu kurumu yönete gelmişlerdir. Bu yönetimin kullandığı en büyük araçlar, barajlar ve sulama işleridir.

Barajlarla ülkemize karşı beş büyük melanet işlenmiştir.

1.     İhtiyacın on misli aktif baraj hacmi yapılmıştır. Ülkemizdeki barajların aktif hacimlerinin yüzde 90’ı görev yapmamaktadır.

2.     Barajların aktif hacim/toplam hacim oranları, mühendisliğin asla kabul edemeyeceği küçüklüktedir

3.     Ülkemizdeki barajların yüzde 95 inin yerleri yanlıştır. Seçilen yerler, ancak bir melânet için olabilir.

4.     Daha kolay, daha ucuz ve artık değer üreten başka su bekletme imkânları varken; en pahalı, en vahşi, ve ülkenin en değerli topraklarını yok eden barajlar kullanılmıştır.

5.     Barajlarla ucuz elektrik üretildiği yalanıyla halk yıllardır aldatılmıştır. En pahalı elektrik barajlı santrallarla üretilmektedir.

 

Sulama işleri başlı başına bir felâkettir. Akarsularımızdan ihtiyacın 50 misli su alınmıştır. Akarsularımız yok edilmiş, topraklarımız çoraklaştırılmış, harcanan kaynaklarla ülke faize mahkûm edilmiştir.

 

Sadece 1. maddede yazdığım hususu göz önüne aldığımızda; görev yapmayan, içi boş ülkeyi ekonomik olarak çökerten bu barajların iki nehir, Fırat ve Çoruh, üzerinde dizilişleri çok dikkat çekicidir. Bu barajlar, peş peşe ve iç içe dizilmişlerdir ve asla görev yapmamaktadırlar.

 

Bu iki nehir üzerindeki barajların yaptığı, ülkeyi borca batırmak, diz çöktürmek, edilgen etmek, en değerli toprakları yok etmek, binlerce kişiyi göçermektir. Bunlardan daha elim ve vahim olanı ise ülkemiz coğrafyasını, BOP haritasına uygun olarak yırtmaktır. 

Bu yırtık, Cerablus’tan, Karkamış’tan başlayarak Fırat ana kolu ekseninde Erzincan’ın doğusuna kadar devam eder. Oradan kuzeye yönelir. Bu bölümde, Fırat’ın ana kollarından Karasu üzerinde 4 adet baraj daha vardır. Bu 4 barajı da geçersek Çoruh havzasına ulaşılır. Çoruh ana kolu üzerindeki 10 barajla Gürcistan sınırına ulaşır. Bu coğrafyamızda yapılan en büyük tahribattır, yani bir yırtıktır. Bu arada, Yusufeli Barajının, Barhal çayına doğru uzanan kolu üzerinde yine görev yapmayan bir barajla Doğu Karadeniz sıra dağlarının dibine kadar yırtık uzatılmıştır. 

 

Büyük Ortadoğu Projesi, Firi Kürdistan’ı, bu hat ile Gürcistan sınırı arasından Karadeniz’e ulaştırmaktadır. Frat ve Çoruh’ üzerindeki barajların, Barhal Çayı üzerindeki Altıparmak Barajının meydana getirdiği yırtığın doğusu Firi Kürdistan diye bir ülkeye(!) verilmektedir. Haritada mor renge boyanmıştır. Morartmak istedikleri açıktır.

 

Yıllardır Amanoslar’daki PKK faaliyetlerini, güneyimizde kurulan PYD kantonlarını da göz önüne aldığımızda ülkemizin, ortadan yırtıldığını, güneyden kuşatıldığını görmekteyiz.

 

Artvin şehri, bu kuşatmanın kuzeye çıkışında, karşılarına dikilen en büyük ve en önemli yerleşim yeridir. Firi Kürdistan’ı oluşturan hattın önünde bir kale gibi durmaktadır.

 

Artvin halkı yurtseverdir; yurdunu en keskin şekilde savunur. Bu bilindiği için yaşamın olmazsa olmaz sahalarının kirletilmesi, sularının zehirlenmesiyle Artvin halkının göçürtülmesi, sinsi bir yöntemle, başarılmak isteniyor. 20 bin kişinin hayat sahası, adeta, beş kuruşa satılmak istenmektedir. Amaç Artvin’i boşaltmaktır. Artvin boşalırsa Firi(neresi firi ise) Kürdistan(!) önünde engel kalmayacaktır. Çoruh Enerji Planı dolayısıyla Artvin, zaten, 55 bin insanını kaybetmiştir. Göçmüşlerdir.

 

Ekli fotoğraflarda ve foto haritalarda yukarıda açıklanan durumu çok açık bir şekilde görmekteyiz. Bu kadar akıl dışılık, vatana düşmanlık, vicdansızlık başka nasıl açıklanabilir ki? İnanmayanlara başka argümanlar (destekleyen unsurlar) da sayabilirim.

 

Peki, olay sadece Firi Kürdistan haritasını çizmek midir? Yoksa başka sonuçlar da mı ortaya çıkacaktır? Bu durumu anlamak için Avrasya haritasına bakmalıyız. Avrasya haritasına baktığımızda şunu görüyoruz: BOP haritasıyla morartılan Anadolu coğrafyasında kuşatılmış olan Türk’lerin, ata yurtlarıyla coğrafî ilişkisi daha etkin bir şekilde bir kere daha kesilmektedir.

 

Türkiye’nin Türk Dünyasıyla coğrafî ilişkisi, Sovyetler Birliği zamanında, Azerbaycan topraklarından Zengezur bölgesinin Ermenistan’a katılmasıyla zayıflatılmıştı. Buna karşılık Mustafa Kemal Atatürk, İran Şahıyla iyi ilişkiler kurarak, İran’dan toprak satın almış, kuruluş anlaşmasında imzasının olduğu Nahcivan Özerk Cumhuriyetiyle karasal sınır oluşturmuştu.

 

Türkiye’nin Türk Dünyasıyla fiziki bir ilişkisinin olması son derce önemlidir. Tarih bize bu ilişkinin koparılması için rakiplerimizin gayretlerini ve başarılarını söylemektedir. Kurtuluş Savaşı sırasında bu ilişkinin ne derece önemli olduğu görülmüştür. Bu ilişki stratejik sonuçları olan, olacak bir ilişkidir. Türkiye’nin etkisini çok artıran bir durumdur. 

Eğer Artvin coğrafyası boşalırsa bu ilişki derin bir şekilde kopacaktır. Ülkemizde geriye kalan coğrafya Türklerin Dünyada esamesinin okunmasını sağlamayacaktır. Eğer, Cerattepe savunması engellenirse, barajlarla boydan boya yırtılan, güneyden kuşatılan ülkemiz, edilgen hale gelmiş olacaktır. Herhangi bir zayıf anında ‘Firi Kürdistan’ dayatmasıyla karşılaşırsak bunun alt yapısının kendi ellerimizle hazırlamış oluruz. Avrasya haritasına, ilgili fotoğraflara ve foto haritalara bir kere bakmak durumu değerlendirmeye yetecektir.

Unutmayalım: Türkiye Türk Dünyasının kafasıdır. Bu planla kafa gövdeden koparılmak isteniyor.

 

Bu sebeple diyorum ki: Artvin Cerattepe savunması, bir vatan savunmasıdır. BOP’a karşı son kalenin savunulmasıdır. Cerattepe’de maden işletilmesine izin vermek, kimin ne kazancı olursa olsun, parayla ölçülemeyecek boyutta olumsuz sonuçlar doğuracaktır. Buna ancak bu ülkeye düşmanlığı içlerine sindirenler razı olabilir.

 

Şimdiye kadar ülkemize sinsice yaptırılanlar, Fırat üzerindeki barajlar, Çoruh Enerji Planı, GAP gibi sulama projelerinin esas amacı ülkemizi zayıflatmak, borca batırmak ve coğrafyasını fiziken yırtmak içindir. Bu kadar akıl ve ahlak dışı plan ve projelerin gerekçelerini başka türlü açıklayanlar ortaya çıkmalıdır. Cerattepe maden olayında yaşananlar da şimdiye kadar yaşadıklarımız gibidir.

 

Akıl vicdan sahibi her yurttaş, bu mücadelenin yandaşı ve ortağı olmalıdır.

 

Yurttaş Mazlum Çoruh-İnş. Müh. Naci Özen

mazlumcoruh@gmail.com


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 1 | Onay Bekleyen Yorum 0

hatice

maalesef, doğru. :( cerattepe savunması bir vatan savunmasıdır, ama insanlara ülke ekonomisine katkı olarak lanse ediliyor.
7.11.2016 19:17:54


Yazarın Diğer Yazıları
YazıYorum
Dolar / TL kuru 11 ayın zirvesini gördü. Esasen düz mantıkla baktığınızda dolardaki yükseliş eğiliminde şaşıracak bir şey yok. Fakat ısrarlı çıkış, herkesin yüreğini ağzına getiriyor.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay