21.11.2017,00:12
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Paylaşımlarla bir melanetin öyküsü - 2
252016-mazlum-coruh-213948.jpg
MAZLUMUN FİKRİ
Bu barajlar dolar mı?

Paylaşım: 5

İkinci paylaşımda, barajlarımızın faydalı hacimlerinin sadece %11 kullanıldığını demiştim. Geri kalan faydalı hacimlerin %89’unun boş kalacağını söylemeye gerek yok. Bunu neye dayanarak söylüyor yazıyorum? Onu açıklayayım:

 

Akarsularımızın akış rejimlerini çok kaba olarak şöyle özetleyebiliriz:

 

Bir yılda akıttıkları suyun üçte biri, taban suyu(Benim ‘dokunulmaz sular’ dediğim su) şeklinde akıyor. Bu su, hemen hemen her ay eşit miktarda aktığını düşündüğümüz suyun yılda akan suyun %30 ile %36 arasında bir miktarıdır. Geri kalan su Mart, Nisan, Mayıs, Haziran ve Temmuz ayında gelen düzensiz ‘yüksek sular’dır.

 

Bizim sorunumuz ve faydalanacağımız, müdahale edeceğimiz sular bu yüksek sulardır. Yüksek suları eğer biz yüzde yüz düzgün akıtmak istersek bu kadar suyun takriben yarısını bir yerlerde bekletmemiz gerekir. Su bekletmek için başka imkânları sonra konuşmak üzere sadece barajları su bekletme yapısı olarak düşünürsek yapacağımız barajların faydalı hacimlerinin toplamı, bu yüksek suların yarısı kadar olacaktır.

 

Bu kadar hacim, teorik bir hacimdir. Asla ve asla bu kadar hacme ihtiyacımız olmayacaktır Çünkü:

 

Barajlarda 12 milyar metreküp kadar su buharlaşmaktadır. Bir bu kadar suyun da cidarlardan sızdığı ve kaçtığını düşünebiliriz. Bu durumda ihtiyaç duyacağımız hacimden 20 milyar metreküpü düşmemiz gerekir. Ayrıca kullanılacak su(sulama ve içme gibi) bu hacimden ayrıca düşeceğiz.

 

Bu kadar suyu bekletme mecburiyetimiz asla yoktur. Çünkü yüzde yüz akış temin etmek mecburiyetimiz de yoktur.

 

Barajların faydalı hacimleri bu barajın desteklediği tesisin su işleme kapasitesine göre belirlenir. Bu kapasiteler, eğer baraj aktif hacmini artırmaktan daha ekonomik oluyorsa artırılırlar. Yani baraj kapasitesini artırmak veya yapmak tesis kapasitesini artırmaktan daha ucuz ise baraj yapılabilir. Değilse yapamazsınız.

 

Bu bilgilerden sonra ülkemizde ihtiyaç duyulabilecek en çok baraj aktif hacimlerini yazalım:

Eğer akarsularımızın toplamı 186 milyar metreküp ise- ki DSİ böyle söylüyor- bu durumda ihtiyaç duyulacak hacim, 35-40 milyar metreküpü geçemez.  

 

Eğer tesis kapasitelerini göz önüne alırsak bu rakam 11-12 milyar metreküpe düşmektedir.

Bu günkü tesisleri göz önüne aldığımızda bu rakam çok daha aşağılara düşmektedir. 10 milyar metreküpün altında kalır.

 

Eğer baraj yapılabilecek akarsularımızın toplamı, DSİ’nin dediği gibi 130 milyar metreküp ise ihtiyaç duyulacak aktif(faydalı) baraj hacmini siz hesaplayınız.

 

Pekiyi! Bu durumda, ülkemizde sadece yapılan ve sadece barajların faydalı hacimlerinin toplamı ne kadar biliyor musunuz? 110 milyar metreküp 

 

Bu durumda bu barajlar dolar mı? 

Akıl sahiplerine soruyorum.

 

Paylaşım: 6

Buraya kadar paylaşımlarımda barajlarla ilgili bazı açıklamalar yapmış sonra ülkemizde yapılan barajların genel durumu hakkında bilgi vermiştim.

 

Sonuç şöyleydi: Ülkemizde yapılabilecek en çok baraj aktif(faydalı) hacmi, 35-40 milyar metreküp; destekledikleri tesislerin su kullanma kapasitelerini(tesis debilerini) dikkate aldığımızda ise 11-12 milyar metreküp olması gerektiğini söylemiştim.  Buna karşılık, şimdiye kadar yapılan barajların faydalı hacimlerinin toplamının 110 milyar metreküp olduğunu bu sebeple bu barajların asla görev yapmayacağını yazmıştım.

 

Şimdi biraz özele inelim:

Çoruh Nehri havzasında akarsudan yararlanmak için 15 adet barajlı 17 adet barajsız olmak üzere 32 adet HES(Hidro Elektrik Santralı) planmış. Barajlı santralların tesis kapasitelerini göz önüne aldığımızda bekletmeye alabileceğimiz su miktarının 600 milyon metreküp civarında olacağını buna karşılık planlanan(çoğu yapılan) barajların aktif(faydalı) hacimlerinin toplamının ise 4,6 milyar metreküp olduğunu söyler yazarsam siz ne düşünürsünüz?

 

Bu barajlardan 10 adedinin ana kol üzerinde olduğunu ve peş peşe ve iç içe, aralık bırakmadan dizildiklerini; iki yerde boşluk bırakıldığını, bu boşluklarınsa maden sahası olduğunu da yazarsam ne düşünürsünüz?

 

Şimdilik bu kadar yazıp paylaşımcı arkadaşlarımın ne düşündüklerini öğrenmek istiyorum. Gelecek paylaşımda Çoruh Enerji Planında bir mühendisin asla yapmayacağı, yapamayacağı hususları paylaşıp yine soru soracağım.

 

 

Paylaşım: 7

Çoruh Enerji Planı yapılırken hangi mühendislik sefaletleri(alçaklıkları, nesne olarak söylüyorum. Fail veya failleri tanımıyorum) işlendi?

 

1.Barajlardan önce, baraj ihtiyacını azaltacak önlemler dikkate alınmadı. Bunun geniş adı, havzadaki çıplak alanlar giydirilmedi yani bitkilendirilmedi.

 

2.Havzada var olan özellikle 2000-2500 ün üstündeki, az da olsa daha aşağılardaki yaşayan ve kurumuş göl hacimlerinden su bekletme hacmi olarak yararlanılmadı. Bu doğal yapılarda su bekletmek çok çok ucuz ve çevreye zarar vermeden yapılabilirdi. Çünkü zaten doğal olarak o iş için Allah-doğa tarafından yaratılmışlardır. Civarlarında yerleşim yeri yoktur. Yapı malzemesi çoktur ve hazırdır.

 

3.Yukarıdaki önlemler yeterli olmuyorsa yapay su bekletme yapıları, barajlar, yapılabilir. Bunların yapılacağı rakımlar, aklın ve mühendisliğin emri olarak en yüksek yerlerde olmaları gerekir.

 

Bunu biraz açayım:

a.Eğer siz beklettiğiniz sudan enerji üretecekseniz en yüksek yerde bekletmeniz aklın, mühendisliğin emridir. Çünkü yüksekteki sudan daha çok enerji üretilir.

b.Su bekletme hacimleri(barajlar gibi), aşırı gelen suları bekletmek için yapılırlar. Havzada aşırı gelen sular, 1800-2000-2500 rakımlarında ortaya çıkarlar. Bu suların birleşip taşkın yapmadan önce bekletmeye alınması gerekmez mi? Bu sebeple de su bekletme yapıları, bu rakımlarda yapılmalıdır diyorum. Bu aklın ve ahlakın yani mühendislik mesleğinin emridir.

Çoruh Enerji Planında yapılan su bekletme yapıları yani barajlar 1500 rakımın altında yapılmışlardır. Bir mühendis olarak bu durum akıl almazdır, utanç vericidir. 40 rakımında baraj yerleştirilmiştir. (Muratlı)

 

4.Çoruh havzasında yapılabilecek en çok su bekletme yapısı hacmi(barajların aktif-faydalı hacimlerinin toplamı), teorik olarak, brüt, 2 milyar metreküptür. Tesislerin su işleme kapasitelerini göz önüne aldığımızda bu hacim, brüt, 600-700 milyon metreküpe, hatta daha aşağı iner. Yapılan barajların aktif-faydalı hacimlerinin toplamı, 4,6 milyar metreküptür. Bu sebeple bu barajların görev yapma ihtimal ve imkânları yoktur.

 

5.Yapılan barajların aktif-faydalı hacimlerinin toplam hacme oranları %50 ve daha aşağıdadır. Bu durum de bir mühendislik sefaletidir. Bu oranın %80 den aşağı inmemesi gerekirdi. Örnek söyleyelim: En büyük iki barajda aktif hacim/toplam hacim oranları %50 civarındadır. Bu durum ancak rezaletle açıklanır.

 

Paylaşım: 8

Dünkü paylaşımda barajlardan önce kullanılması gereken su bekletme imkânlarından en önemlisini yazmayı unutmuşum. Bağışlayın.

 

6.sıraya koyalım. Aslında bu imkân, 2 sırada olmalı idi. Adını söyleyelim: Zemine su yüklenmesi.

 

Bu imkân denebilir ki su bekletme imkânlarından en hacimli ve en verimli olanıdır. Kolaylık bakımından, bir önlem olan, yüzeylerin giydirilmesi kadardır.

 

Ne demek zemine su yüklenmesi? Şunu bilmenizi isterim: Toprağın 1 metreküpü 300 litre, kalkerin 1 metreküpü 500 litre su tutabilir. Bu jeolojik yapılara suyu yüklediğinizde su yapının içinde yerçekimi nedeniyle hareket ediyor ama hızı çok az. Bu sebeple taşkına sebep olabilecek suların istediğimiz kadarı zemine yüklenirse hem topraklarımız ve kayalarımızın su oranı yükselir hem de taşkını önlemiş oluruz. Rutubeti artan her zemin, hatta kaya bile, bitkilerin yaşam alanıdır. Çoruh ve Yeşilırmak vadilerindeki kayaların içeriği, mineral zengini olduğundan oralarda kayaların üzerinde her tür bitkinin, ağacın yaşama imkânı vardır. Yeter ki su bulabilsin.

 

Bu imkân maalesef su ile uğraşanların şimdiye kadar dikkate almadıkları, adeta, sonsuz bir imkândır. Bu konuda bilgimi derinleştirmek için üniversiteye gittiğimi söylemek isterim.

 

Bu günkü paylaşımıma bir soru sorarak son vermek gelecek paylaşımda devam etmek istiyorum.

 

Size bir soru sorayım: Buğday tarlalarınızın yıllık buğday verimi belli. Her sene 110 ton buğday alıyorsunuz. Buğdayınızı un olarak satmak istiyorsunuz. Diyelim ki her sene buğdayınızdan 100 ton un üretebiliyorsunuz. Değirmen yapmaya karar verdiniz. Değirmeninizin ömrünü 30 sene dediler. Unun piyasaca alım fiyatı da belli ve sabit gibi.

Sorum şu: Bu değirmeninin maliyeti, 1 milyon olsa mı ununuz ucuza gelir; 2 milyon olsa mı?

 

Hangi değirmenin ununu kolay satarsınız? Hangi değirmen size refah yaratır.

a.       Maliyeti 1 milyon olan değirmen

b.      Maliyeti 2 milyon olan değirmen

Lütfen iyi düşünüp cevap veriniz. Çünkü vereceğiniz cevaplara göre paylaşımlarımı ya derinleştireceğim veya hızlandıracağım. Arkadaşlarımdan cevap bekliyorum.

 

Açıklama: Soruda her hangi bir tuzak yoktur: akşam evine gidecek olan her kes bu soruya cevap verebilir.

 

DEVAM EDECEK

Yurttaş Mazlum Çoruh - İnş. Müh. Naci Özen

mazlumcoruh@gmail.com

 

 

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Yazarın Diğer Yazıları
YazıYorum
Dolar / TL kuru 11 ayın zirvesini gördü. Esasen düz mantıkla baktığınızda dolardaki yükseliş eğiliminde şaşıracak bir şey yok. Fakat ısrarlı çıkış, herkesin yüreğini ağzına getiriyor.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay