21.11.2017,00:12
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Atatürk Barajı 20 yıl içinde kendini 5 kere ödedi (2)
252016-mazlum-coruh-213948.jpg
MAZLUMUN FİKRİ
Bu beyana inananlar bu yazıyı da okumasınlar.

DSİ 15. Bölge Müdürü’nün bu ifadesinin arka planını merak edenleri bilgilendirmek  için geçen hafta aynı adı taşıyan başlıkla bir yazı yazmıştım. O yazıda Atatürk Barajının hesaplanabilir maliyet kalemlerinden sadece birisini, resmi çalışmaların sonuçlarına dayanarak hesaplamış bu barajın kendini değil sadece bu kalemin yıllık giderini karşılayamayacağını anlatmıştım.

 

O yazıdan sonra bu beyanatı veren sayın müdür veya üstündekilerden, Tv programında da seslendirmemize rağmen hiçbir ses çıkmamıştır.

 

Bu hali şöyle yorumluyorum: Ya ağızlarından çıkan söze inanmayanların olup olmadığını merak etmemişlerdir, veya, cevabı öğrendikleri halde cevap verecek durumda olmadıklarını farketmişler; tekrar mahçup olmaktan kurtulmaya çalışmışlardır.

 

Bu sefer ki yazıda, Atatürk Barajlı Santralının maliyetini siz sayın aydınlara tahmin ettirmeye çalışacağım. Bunun için yapım tekniği açısından bu barajla aynı olan ve maliyeti üzerinde en az  3 yıl kafa yorduğum Yusufeli barajlı santralının maliyetiyle mukayese yapmanızı sağlayacağım. Böylelikle  Atatürk Barajlı Santralının kaça mal edilmiş olabileceğini siz de bir ölçüde öğrenmiş olacaksınız.

 

Ben  sadece yardımcı olmak istiyorum; elbetteki meraklılarına.

 

Yusufeli barajlı santralının,  Kültür, Turizm, Ticaret, Flora ve Fauna, Doğal Anıtlar, Tarihi ve Kültürel varlıklar …. gibi 12 kalemde toplanabilen kayıplar, kamu arazisi ve yer altı zenginlikleri kaybı ile uluslar arası sözleşmeler gereği ödenmesi gereken ödenekler hariç, hesaplanabilir maliyeti, benim yaptığım hesaplara göre, en az 22 milyar dolardır.

Bu barajla ilgili olarak İnş. Müh. Odası Istanbul şubesinin yaptığı maliyet tahmini ise 12,4 milyar dolardır. 

 

Şimdi Sayın Aydın, Atatürk Barajlı Santralının maliyet gruplarının büyüklüğünü  Yusufeli Barajlı santralıyla mukayese ederek verceğim. O zaman siz bu barajlı santralın hesaplanabilir maliyetini siz tahmin edeceksiniz. Bunu yapmalısınız ki sayın müdürün akli veya ahlaki durumu hakkında fikir yürütebilesiniz.

 

Bu yapı için, başka kurumların ve yapıyı yaptıran DSİ nin plan, proje, keşif, ihale ve uygulama safhasında harcadıkları, Yusufeli Barajlı Santralının 3,7 mislidir.  2. Kalemdeki kadar,

 

Bu barajlı Santralın gövde dolgusu, Yusufeli’nin  (85/23=)  3,7 mislidir; santralının kurulu gücü (2400/540=) 4,44 mislidir. Bu oranlardan  daha fazla yapımcıya para ödenmiş olması gerekir.

 

Bu barajın yapımı için  (44.000/12 000=) 3,67 misli daha çok insan, yerlerinden sökülmüş; varlıkları kamulaştırılmıştır.

 

Bu barajın yapımı için muhtemelen 3 misli daha fazla kamu kurum ve kuruluşlarının varlıkları kamulaştırılmıştır veya yok edilmiştir.

 

Muhtemelen( 60/15=) 4 misli sayıda insanın yerleşeceği yeni yerler inşa edilmiştir.

Bu barajın yapımıyla en az (60 000/15 000)= 4 misli sayıda insan yaşadığı yerleri terk etmiştir. Gittikleri yerlerde kamu bu insanlar için kişi başına en az 150 000 USD yatırım yapmak mecburiyetinde kalmıştır.

 

Bu barajın yapımı nedeniyle  en az 4 misli sayıda çalışan insan için alt yapı yatırımı yapılmıştır.

 

Bu barajın yapımı için, muhtemelen (815/30 =) 27 misli daha fazla altyapı( yollar iletim hatları vs.) yeniden yapılmıştır.

 

3,4,5,6,7 ve 8 nolu iş gruplarının gerçekleştirmek için kamu, kamulaştırma, denetim, müşavirlik ve hukuk hizmetleri sunmuştur, harcama yapmıştır. Bu gider de en az 4 mislidir.

 

Yukarıdaki hesaplanabilir maliyet gruplarının ödemeleri  11 yılda yapılmıştır. Bu sebeple yapım aşamasında yapılan harcamaların tesis açılıncaya kadar finansal giderleri, onların toplamının muhtemelen %60 kadar olacaktır. Bu oran Yusufeli barajlı santralında %100 veya daha fazladır. Buna dikkat edip sayın müdürün  hakkını(!) yemiyelim.

 

Sayın Aydın,

Yusufeli Brajlı santralının gerçek maliyetini hesaplayabilirseniz veya yukarıda açıklanan maliyetlerden birini kabul ederseniz  Cumhuriyetimizin muhteşem(!) eseri Atatürk Barajlı santralının hesaplanabilir maliyetini siz de tahmin edebilirsiniz. Benim tahminim,  Yusufelinin en az  3,5 mislidir yani 3,5x22= 77 milyar  dolardır. Bundan ödenen faiz oranındaki azalmayı düşmeliyiz; düşmeliyiz ki sayın müdürün hakkı(!) yenmesin.  Bunun için toplam hesaplanabilir maliyeti 60 milyar dolara çekiyorum.

 

Böyle bir maliyetin yıllık finansal gideri, %10-12 den, en az 6-7 milyar dolardır. Buna hesaplanamayan veya bilinemeyen kayıplar, giderler dahil değildir.

 

Peki, bu barajlı santralın yıllık getirisi nekadar?

Elimdeki Enerji Bakanlığının onbeş yıllık verilerine göre ortalama yıllık enerji üretimi 7,2 milyar kwh.

 

Evinizde elektrik faturası ödüyorsanız o faturayı inceleyiniz. Orada kdv, kwh başına 22-23 kuruş ödediğinizi göreceksiniz. Bu tüketici fiyatıdır. Çalınması ve kaybolması çok kolay olan görünmez bu nimetin fabrika çıkış fiyatı, bunun %45-50 kadar olur. Buna itiraz edenlere elektrik faturalarını biraz daha incelemelerini öneririm.

 

 23x0,45-50= ortalama 11 kuruş. Fabrikadan çıkış fiyatı budur. Bunu, dolar kuruna, 1,7 ye bölerseniz  6,5 cent çıkar. Özel sektöre 7 cent verdiğimize göre bu doğru bir rakamdır. Özel sektör, bu rakmla, tesislerini 8-10 senede amorti etmek istiyor.

 

Bu Barajlı santralın yıllık geliri,  7,2x 6,5 = ~470 000 000 USD olur. Bu paradan işletme ve yenileme giderlerini düşünüz. Kalan  450 milyon dolar olsun; olamaz ya.

 

Şimdi Sayın Aydın, orta okul ticaret derslerinde sorulan bir soruyla hesabımıza ve yazımıza devam edelim:

 

“Ömrü en çok elli yıl, yıllık getirisi 450 milyon dolar olan bir tessise, paranın %10-11 le kullanılabildiği bir ülkede ne kadar harcama yapmalıyız ki, biz hersene artan bir borçla karşı karşıya kalmayalım?”  Veya, bayındırlık eseri, zenginleştiren bir yatırım olması için  en çok kaça mal edilmeli.

 

Hesaplayalım basitçe: 450 000 000/ (0,105+0,02) = 3 600 000 000 USD.  Bu rakamın ne kadar altına inilirle bu tesis kendini o kadar hızlı öder. Bu rakama mal edilirse hiçbir zaman zengin olamazsınız; borcunuz artmaz; ama, her sene ulusal veya uluslar arası tefecilere milyonlarca dolar faiz ödersiniz; ömrünüz faiz ödemekle geçer. Muhteşem(!) bir bayındırlık eseriniz olur onunla övünürsünüz. Koşulmayan dev öküz sahipleri gibi.

 

Eğer  bu tesis bu fiyatı aşarsa ne olur?

Ülke inanılmaz bir borçlanmayla karşı karşıya kalır. Çünkü, tesisin yıllık geliri, yatırımın faizini karşılayamaz. O zaman ne olur? her  sene dışarıdan faizi ödemek için borç alırsınız.  Ve devamlı borcunuz dolayısıyla ödediğiniz faiz artar. Tesisin kendini ödediği hikayesini anlatanlar yine bulunur; hiç merak etmeyin.

 

Şimdi size düşen görev  Sayın Aydın, Atatürk Barajlı santralının maliyetini bu rakamın altında göstermek için çareler aramaktır. Böylelikle sayın müdürü uyandırmamış, aydırmamış olursunuz.  Böylelikle dünyanın en fedakar vatandaşına, güvendiği aydınların, mühendislerin, müthiş zeki, saygı değer(!) planlamacıların attığı büyük kazığın farkına varmadan, her yıl, 50-60 milyar dolar faiz ödemeye devam ettirmiş olursunuz. O da, muhteşem kalkınmanın(!) sonuçlarından mutlu olur. Siz de vatandaşın bu durumunu büyük keyifle evlatlarınıza anlatırsınız.

 

Sayın Aydın, bendeniz 68 yaşındayım. 55 yıldan beri dinlediğim büyük kalkınma edebiyatından benim çıkardığım sonuç şudur: bu barajların,  asla ve asla, refah yaratmak için değil ülkeye diz çöktürmek ve edilgen hale getirmek için yaptırıldığıdır. Bu muhteşem(!) eserlerin temelini atarak, bütün dünyanın hayran kaldığı bir kalkınmanın(!) altında yatan gerçeklerden biri işte bu Atatürk Barajlı Santralıdır. Büyük bir histeriyle yapılmakta olan ve vatandaşa pazarlanan barajların durumuda bundan farklı değildir.

 

Size düşen doğru görev, bu yapıları planlayanların, projelendirenlerin, DPT de altına imza atanların ve bu yapıları  ülkenin iyi niyetli insanlarına satarak kendilerine ikbal temin edenlerin akli ve ahlaki durumunu değerlendirmek; sonra da, kendinize bir çıkış yolu bulmaktır.

 

…….

 

“Bu baraj Harran ovasını berekete boğmuştur.” diye aklınızda kalan bir söz varsa az bekleyin oradaki mühendislik sefaletini, Harran’a yapılanların ne olduğunu öğreneceksiniz.

 

“Barajlar su bekletme  yapılarıdır; bu barajda da bekletecek su yoktur.”

 

DEVAM EDECEK…

 

Yurttaş Mazlum Çoruh - İnş. Müh. Naci Özen

mazlumcoruh@gmail.com

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Yazarın Diğer Yazıları
YazıYorum
Dolar / TL kuru 11 ayın zirvesini gördü. Esasen düz mantıkla baktığınızda dolardaki yükseliş eğiliminde şaşıracak bir şey yok. Fakat ısrarlı çıkış, herkesin yüreğini ağzına getiriyor.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay