21.11.2017,00:14
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
ABD ve AB yeni bir düzen kurarken Türkiye
25022015-1380168_10152000128317843_1509891310_n-161537.jpg
KADER SEVİNÇ
ABD ve AB arasındaki Transatlantik ekonomi dünya ticaretinin yarısını teşkil ediyor. Ticaret ve Yatırım Ortaklığı anlaşması TTIP müzakereleri Haziran 2013’te resmen başladı.

Bu anlaşma AB ve ABD için tarihlerindeki en kapsamlı ekonomik ortaklık atılımı olacak. Ayrıca Türkiye, Kanada, İsviçre, Norveç, Japonya, Güney Kore, Çin ve Meksika gibi kendileri için AB veya ABD’nin en önemli ekonomik partnerleri olduğu ülkeler doğrudan ve derinden etkilenecekler.

 

Bunun da ötesinde, genel olarak uluslararası ekonomide tüm dengeleri yeniden şekillendirecek bir gelişme söz konusu. Eşzamanlı olarak başlayan Trans-Pasifik Ortaklık (TPP) süreci ve de G20 çerçevesindeki Dünya ekonomisini düzenleyici olası uzlaşmalarla da birlikte 21. yüzyılın ilk yarısında küresel ekonomik ortam değişiyor. Dolayısı ile uluslararası güç dengeleri de yenileniyor.

 

Neden önemli?


Küresel ticaret ortamı için de büyük önem taşıyan TTIP, hemen hemen tüm dünya ülkelerini kapsayan Dünya Ticaret Örgütü’nün (DTÖ) Doha görüşmelerinde yaşanan tıkanıklığı iki dev ekonomi arasında aşabilir. Böylece TTIP dünyaya standart saptayıcı bir etkiye kavuşur.
TTIP, ticaretin çok ötesinde, üretim standartları, tarım, hizmetler, yatırım, telekom, dijital ekonomi, çevre ve kamu ihaleleri gibi farklı konulara yayılıyor.

 

Johns Hopkins Üniversitesi/SAIS’in yıllık “Transatlantik Ekonomi” raporuna göre ABD ve Avrupa Birliği arasındaki ticaret hacmi 5 trilyon dolara ulaştı. Atlantik’in iki yakasındaki 15 milyon çalışanın istihdam kaynağı da bu ticarete bağlı.

 

Ekonomik sarsıntılara rağmen AB ve ABD birbirlerinin en önemli ticaret ortağı olmayı sürdürüyorlar.


Müzakerelerde yedi geniş kapsamlı alan var: 1- Hassasiyet taşıyan sektörlerde sınırlamalarla tarifeleri azaltmak ya da kaldırmak, 2- Yasal düzenlemeye dair konular 3- Tarife dışı engeller 4- Hizmetler 5-Yatırım 6- Kamu ihaleleri 7- Fikri mülkiyet hakları. Tüm bu alanlarda karşılıklı uyum ve 21. yüzyılın ticaret kolaylaştırma, rekabet, işçi hakları ve çevre konularının standartlarını oluşturmak amaçlanıyor.


Öngörüler
Dünya ticaretinin yaklaşık olarak yarısını temsil eden alanın daha derin bir bütünleşmeye gitmesi hem tarafların küresel düzeyde gücünü, hem de uluslararası ticaretin resmini önemli ölçüde etkileyecek.


Londra’daki CEPR’in (The Center for Economic Policy Research) yayınladığı araştırma güçlü ve kapsamı geniş bir TTIP’in hem AB hem ABD için kazanımlar getirdiğine işaret ediyor. 2027 yılı için TTIP ve TTIP olmadan yapılan hesaplamalarda, TTIP sayesinde AB’nin GSYH’sinde %0,5 ve ABD’nin GSYH’sinde % 0,4’lük bir artış öngörülüyor. Kazanımlarının ise AB için 120 milyar Euro ve ABD için 95 milyar Euro olması bekleniyor.


AB Komisyonu’nun yaptığı öngörülere göre TTIP’in AB’nin yıllık bütçesinin yaklaşık üçte ikisine karşılık gelen bir değişim yaratıp AB GSYH’sinde % 5’lik artış yaratması bekleniyor.
Johns Hopkins Üniversitesi/SAIS’in çalışmasına göre 2018 yılında tarifesiz engellerin sadece yarısının kaldırılması ya da uyumlulaştırılması AB’nin ekonomisine %0,7’lik, ABD’nin ekonomisine %0,3’lük bir artı getirecek. Bu artış AB ve ABD için DTÖ’nün Doha görüşmelerinin sunabildiğinin yaklaşık üç katı. Tarifesiz engellerin dörtte bir oranında azaltılması ise AB ve ABD GSYH’sine 106 milyar dolar artış getirecek.


Bu bağlamda Türkiye için beş temel alanda köklü atılımlar ön plana çıkıyor:
TTIP’e dâhil olmak için seferber olmak.

 

Gümrük birliğini, tam üyelik hedefi yönünde, tarım, hizmetler, kamu ihaleleri, sosyal politikalar ve çevre standartları alanlarında geliştirmek.


Acil ve de köklü demokratik reformlar, Orta Doğu’ya yönelik tutarlı ve akılcı bir siyaset ve de Kıbrıs’ta inisiyatifi ele alan bir dış politika ile AB ile müzakere sürecine ivme kazandırmak. Ülke içinde AB sürecini partiler üstü uzlaşma, saydamlık ve demokratik katılımcılık içinde bir iletişim ve yönetim anlayışını benimsemek.

 

Uluslararası iletişimde, Türkiye’nin “Asya’ya açık, yaratıcı ve de Batılı bir Avrupa ülkesi” olarak etkisini arttıracak strateji ve de eylem bütünlüğü içinde olmak.


Türkiye bu atılım aşamalarının bazılarında bir dizi ilerleme kaydediyor. Ne var ki, çoğu zaman olduğu gibi, eksik, bütünlüksüz, sonuç odaklı olamayan adımlar bunlar. AB ve ABD küresel düzende Batı’yı yeniden yüklenen ve yeni sürüm bir ekonomik ve siyasal tasarıma kavuştururken, Türkiye zaman kaybediyor.

 

kadersevinc@gmail.com

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Yazarın Diğer Yazıları
YazıYorum
Dolar / TL kuru 11 ayın zirvesini gördü. Esasen düz mantıkla baktığınızda dolardaki yükseliş eğiliminde şaşıracak bir şey yok. Fakat ısrarlı çıkış, herkesin yüreğini ağzına getiriyor.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay