17.10.2017,16:00
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Türkiye’nin Avrupa’daki itibarı neden kötüye gitti?
25022015-1380168_10152000128317843_1509891310_n-161537.jpg
KADER SEVİNÇ
Avrupa'daki Türkiye itibarının kötüye gitmesinde Türkiye'deki iktidarın politikaları temel rol oynuyor.

Avrupa için Türkiye dosyası artık çok travmatik. ‘Türkiye' denildiğinde insanların mimikleri bile bu durumu ortaya koyuyor. Türkiye'nin itibarı nasıl kötüye gitti, insanlar Türkiye ile bağlantılı konulardan nasıl kaçar hale geldi, bunu görmek çok üzücü.

 

Durumu ‘Türkiye'deki mevcut siyasi iktidarın kötü bir mirası' şeklinde değerlendirebiliriz. Türkiye'den verilen mesajlar ve Türkiye'nin politikaları bunda en temel belirleyici. Siz, Nazi geçmişiyle, karanlık tarihiyle yüzleşmek için önemli çaba sarf etmiş ve daha da önemlisi onlarla savaşmış hareketlerin liderlerine ‘siz Nazisiniz' derseniz ve üstelik de bu gibi yorumları bir devlet başkanı olarak Norveç'in AB üyesi veya İngiltere'nin AB'nin kurucu güçlerinden olmadığını bilmeyecek kadar sınırlı bir bilgiyle yaparsanız; tabii ki sempati toplamazsınız.

 

Ankara'nın politikaları sebebiyle Türkiye'ye yönelik karşıtlık yalnızca Almanya'da değil başka Avrupa ülkelerinde de yükselişe geçti. Bulgaristan'da mevcut Türkiye hükümeti tarafından desteklenen yeni bir parti kurdurulmasına girişildi. Almanya'da da Türkiye yönetimi benzer bir girişimde bulundular. Bu gibi girişimler, genellikle başarısızlıkla sonuçlandığı gibi aşırı sağcıları besliyor. Almanya'da da Merkel'in, AB'yi Hristiyan kulübü olarak gören partisi de güçlendi. Burada ilginç olan, aşırılıkların birbirini besliyor olması ve bir süre ortak bir gündeme hizmet eder hale gelmesi. Yani Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ‘Siz Nazisiniz' gibi Avrupa karşıtı söylemleri, Avrupa'daki aşırıların kazancına sebep oluyor.

 

Öte yandan Avrupa'nın da kendi değerlerine uygun olmayan siyasal oluşumlara destek verdiğini dile getirmek lazım. Pek çok Avrupa ülkesi, AKP'nin iktidara geldiği 2002 yılından itibaren AKP'yi desteklediler. Türkiye'ye çok büyük zarar veren bir şey yaptılar. Türkiye'deki anti-demokrat ve ülkeyi çok kötü noktaya götüren siyaseti desteklediler. Gelinen bu nokta, Avrupa'nın kendi mediokrasilerine mahkum kalmalarının sonucu.

 

Almanya'daki ana akım siyasetin de rolünü iyi oynadığını söylemek güç. Aşırı hareketler, ana akım partilerinin de mesajlarını şekillendiriyor. Almanya seçimleri öncesi, sosyal demokratların göç ve yabancı karşıtlığı içeren söylemleri aşırıcıların etkisiyle arttı. Ve sonunda sosyal demokratlar Dünya Savaşı'nın ardından en kötü sonuçları elde etti. Bu özellikle Avrupa'da demokrasiye inanların nerede hata yaptıklarını şapkalarını önlerine koyup düşünmeleri lazım.

 

kadersevinc@gmail.com

 

Avrupa Sosyalistler ve Demokratlar Partisi (PES)
Yönetim Kurulu Üyesi
CHP Avrupa Birliği Temsilcisi

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Yazarın Diğer Yazıları
YazıYorum
Türkiye’nin işsizlik rakamları açıklandı. Hiç oran tartışmasına girmeyeceğim. Son bir yılda tüm zoraki, işsiz adamı işsiz saymama gibi uygulamalara rağmen iki haneye oturduğu görülüyor.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
“tüketim kölelik ise, üretim özgürlüktür”
Haziran 2017’de İsviçre’de yapılan Kıbrıs Konferansından yine bir sonuç çıkmadı.
Bülent Ecevit; 1980 ihtilâlinin ardından Hamzakoy’ da “misafir” edildi. Sonrasında siyasi yasaklı olduğu için geçim sıkıntısına düştü.
Bu yazımızda günümüz endüstriyel süper lig futbolundan uzaklaşıp şu anda sorunlarla boğuşan, Türkiye’nin batıya açılan kapısı Trakya’nın futbol gündeminden bahsedeceğim.
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
Avrupa'daki Türkiye itibarının kötüye gitmesinde Türkiye'deki iktidarın politikaları temel rol oynuyor.
Ülkemizde yapılan barajların ölü hacimleri, faydalı hacimlerinden fazladır.
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay