15.12.2017,07:34
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Türkiye AB’den vazgeçerse bu, AKP’nin onlara hediyesi olur
25022015-1380168_10152000128317843_1509891310_n-161537.jpg
KADER SEVİNÇ
Eğer Türkiye AB sürecinden vazgeçerse Hristiyan demokrat & muhafazakar çizginin istediği olacak. AKP onlara bir armağan daha vermiş olacak.

AB Dışişleri Bakanları Zirvesi sonuçları bir kaç unsur ile beraber okumalı. AB içinde Türkiye’nin üyeliğine yönelik mevcut bölünme demokrasinin dramatik gerilemesi ve AB içinde popülizm baskısıyla daha da derinleşti.

 

AB – Türkiye ilişkilerinde kritik dönemeçte Ege’nin iki yakasından yaptığımız çağrı bugün daha da anlam kazandı. O gün AB liderlerine yaptığımız çağrıyı AB Dışişleri Bakanları Zirvesi’nde bir çok dışişleri bakanı kelime kelime söyledi.

 

AB içinde Türkiye üzerine bölünmenin konusu ülkede bütün bu yaşananlara cevabın AB’nin Türkiye’de daha fazla olması ve olmaması yönünde. Türkiye öyle bir konu ki AB ülkeleri kendi arasında bölündüğü gibi ülkelerin siyasi partileri de kendi aralarında ve içlerinde bölündü.

 

Türkiye’nin üyeliğine öteden beri soğuk olanlar bu olanlar vesilesiyle bu süreçten tamamen kurtulma peşinde. Populizmde zirve yapıyorlar. Türkiye’nin ünvanı ne olursa olsun hiç bir siyasi figürden ibaret olmadığını düşünenlerse Türkiye’nin Avrupa’daki geleceğine sahip çıkıyor.

 

Türkiye – AB açısından önümüzdeki süreci belirleyecek bu iki eğilim arasından hangisinin galip geleceği. Türkiye’nin de Avrupa ve batı ile bağları koparma hırsı yükselmiş bir siyasi iradenin tutsağı haline dönüşmekte olduğunu unutmamak gerek.

Bu bakımdan AB içindeki Türkiye karşıtları ile Türkiye içindeki AB karşıtlarının ortak bir zemini var: Türkiye’yi batıdan izole etmek.

 

İşte tam bu nedenle Türkiye’deki ilerici kesimlere büyük rol düşüyor. Ülkenin Avrupalı geleceğinde kararlılığı ortaya koymanın tam zamanı. Bugüne kadar Türkiye’de güçlü sivil toplum örgütleri dahi yeterince gereğini yapmadı bu meselenin.

 

Siyasete bıraktılar büyük ölçüde.

Olması gereken siyaseti de önüne katacak bir ilerici toplumsal sahiplenmedir ülkenin çağdaş dünyadaki yerini. Merkel-Juncker-Tusk’un NATO zirvesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile AB konusunda görüşme düşüncesi geri adım değil tam tersi. Nedeni çok açık.

 

Türkiye’nin AB sürecinden kopmasını onun rızasıyla çözmek istiyorlar. Her gün Avrupa ve batı karşıtı propaganda yapan biri bulunmaz firsat. Her ne kadar ikisi AB kurumlarını temsil etse de, eski başbakanlar ve aynı muhafazakar grubun üyesiler ve bu grup anti-Türkiye çizgide.

 

Bence Merkel-Juncker-Tusk üçlüsü her iki taraf için de durumu kurtaran bir formülle AB sürecini noktalamak için ikna edici olmaya çalışacak. Eğer Türkiye AB sürecinden vazgeçerse Hristiyan demokrat & muhafazakar çizginin istediği olacak. AKP onlara bir armağan daha vermiş olacak.

 

Türkiye’deki ilerici tüm kesimler buna seyirci kalmayacağını göstermeli. Batının saygın bir parçası olmalıyız.

 

Çağdaş dünyanın dışına düşüp, dış kapının dış mandalı olmak Türkiye’ye yakışmaz. Bu cumhuriyet ülküsüne bugün sahip çıkılmalı.”

 

kadersevinc@gmail.com

 

Avrupa Sosyalistler ve Demokratlar Partisi (PES)
Yönetim Kurulu Üyesi
CHP Avrupa Birliği Temsilcisi

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Yazarın Diğer Yazıları
YazıYorum
Herkes istihdam meselesine takılmış durumda. Hatta şu an TOBB üyelerinden artı 2 istihdam istendi.
Diğer Yazarlar
Zenginlerden daha mı çok vergi alınsa?
Tanrı’nın yeryüzünde kendine ayırdığı iki toprak parçasından birisi olan Kudüs hiçbir milletin ya da dinin tek başına malı değildir. Özeldir. Kutsaldır. Ata yadigarıdır. Tüm insanlığın ortak mirasıdır.
Girit Adası’nın hukuki statüsü hakkında tarihçiler tarafından kullanılan iki tez vardır.
Meslekî bıkkınlık ya da günümüzün moda tabiriyle “Tükenmişlik Sendromu” uzun yıllar aynı mesleği yapmak zorunda kalanlarda sıkça görülebilen psikolojik bir rahatsızlıktır.
Süper Lig’te 13. Hafta geride kalırken, oluşan görüntüyü Afrika’nın vahşi topraklarında yaşanan yırtıcı savaşlarına benzetiyorum.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Yüksek enflasyon dönemlerinde işletmeleri bekleyen büyük tehlike...
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?