21.11.2017,00:13
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
AB’de genişleme ve popülizm
25022015-1380168_10152000128317843_1509891310_n-161537.jpg
KADER SEVİNÇ
AB’nin en başarılı politikalarından genişleme popülizme yenik düşüyor.

Avrupa Birliği'nin en başarılı dış politika araçlarından biri olan genişleme politikası yükselen popülizme rehin olan kendi (Avrupa) siyaseti tarafından etkisiz hale getirildi. Brexit bu gerçeğin mükemmel ve talihsiz bir örneği. AB Türkiye'yi bir katılımcı bir ülke olarak AB’ye entegre etme testini sınavında sınıfta kalmıştır. Üyelik müzakereleri fiilen dondurulmuş durumda. Avrupa liderleri ve siyasetçileri samimi taahhütlerini, zaman ve enerjilerini arkasına koymadıkları AB’nin Türkiye ile üyelik müzakerelerini dondurmak için görüşecekler. Bu bize AB'nin sorunları çözmede yetersiz kaldığını ve olumlu dönüştürücü gücünü yitirdiğini gösteriyor.

 

Türkiye'nin ilericileri ve demokratları olarak biz AB'nin sorunun değil, çözümün parçası olması gerektiğine inanıyoruz. AB üyelik kriterlerini yerine getiren bir Türkiye için başlıklar açılmalı, Türkiye AB üyelik kriterlerini yerine getiren son derece arzu edilen müstakbel bir AB üyesi ülke olmalıdır. Bunun için çalışalım, buna karşı değil. Bugün ve yarının zorluk ve sorunlarının merkezinde, çoğunluğu Müslüman olan bir toplumun Avrupa tarafından reddedilmesi olduğu gerçeğini görmezden gelmemeliyiz.

 

Türkiye gibi bir ulus, tam bir batı demokrasisi olmayı hak ediyor. Kopenhag kriterlerini tam olarak yerine getirme yolundaydı. Bizim inandığımız Avrupa genişleme politikasında zorlandığı konuların üstesinden gelmek için hazır olmalı; demokrasi, temel hak ve yargı alanlarında siyasi olarak engellenen 23 ve 24 numaralı fasılları müzakereye açarak, Türkiye'deki milyonlarca demokratı desteklemeli.

 

AB ülkedeki demokrasiyi güçlendirmek için üyelik müzakere çerçevesini daha iyi değerlendirmeli, toplumu kucaklamalı. Aksi takdirde Avrupa Türkiye'yi bütün olarak kaybetmeye mahkûm. Bu da geri dönüp Avrupa'yı avlayacak. Hepimizin unutmaması gerekir ki, Türkiye'de bir yangın varken Avrupa'da barış olamaz. Hepinizi anti-demokratlara karşı ayakta durmaya ve her yolla demokrasi için sesinizi yükseltmeye davet ediyoruz.

 

AB’nin önemli başarıları var ama ciddi hataları da var; Türkiye politikası onlardan biri AB haklı olarak iddia edebileceği pek çok başarıya sahip: uzun süren barış ve refah, genişleme ülkeleri için demokrasiye geçiş, yaşam standartları ve ekonomik büyüme için serbest ticaret ve serbest dolaşım, Avrupa çapında sorun ve zorluklar üzerine çözüm üretme... Ancak bu önemli başarılara rağmen AB halklarını bir araya getirmek yerine bölün sonuçlar yaratan pek çok hata yaptı ve yolundan çıktı.

 

AB'nin hatalarının çoğu AB'yi yenileyememiş ve Avrupa projesinin vatandaşlarıyla olan bağlantısının kopmasına neden olan politikacılarının hatalarından kaynaklanıyor. Bunlar AB'yi daha zayıf bir yöne doğru ittiler. AB’nin Türkiye politikası genel liderlik sorunun bir parçası. AB düzeyinde siyasetin daha fazla bilgelik içinde hareket etmesi AB'yi daha başarılı ve daha güçlü bir konuma getirebilirdi.

 

AB'nin genişleme politikasının AB'nin genel liderlik eksikliğinden bağımsız olmadığını anlamalıyız. Daha açık konuşalım ve yüzleşelim. AB’nin Türkiye politikası başarısız oldu. Ne yazık ki AB 2005 yılında, Türkiye resmi olarak AB üyelik müzakerelerine başladığından bu yana ciddi bazı hatalar yapıyor. Müzakere başlıklarını demokratik ve temel hakların üzerine olanları dahi -siyasi olarak engellemek, katılımcı ülkelerde giderek azalan biçimde görünür olmak, bazı AB politikacılarının karşılığında bir ceza görmedikleri ırkçı ve İslamofobik söylemleri. Meselelerin yanlış analizi ve ortak Avrupa değerlerinin feda edilmesi. Ülke on yıl öncesinden daha demokratik ve ilerici değil. Ülke artık kanun hükmünde kararnamelerle yönetiliyor. Olağanüstü hal hala uygulamada. Parlamento yok sayılıyor. Politikacılar ve gazeteciler hapsedildiler. Şu anki durum budur. Üyelik görüşmelerinin yavaşlayarak durdurulmasıyla ülkedeki demokratik değerler ve sivil özgürlükler aşındı. İktidar partisi ve kurucu cumhurbaşkanı iktidarı elde toplamak için adımlar atıyor ve ülkemizdeki hukuk devleti ve özgürlükleri zayıflatıyorlar.

 

Bu bir suçlama oyunu değil. Avrupa'nın bugünkü Türkiye resminde kendi sorumluluğu olduğunu görmesi gerekiyor. Türkler AB üyelik sürecini destekliyor. AB'nin son on yıldaki Türkiye politikasının işbirliğini güçlendirmek yerine bozan, zarar verici ve güveni zedeleyen bir yapıda olduğu ortada. Yenilenmesi gerekiyor. Korku dolu, dürüst olmayan bazı Avrupalı siyasetçiler Türklerin güya azalmakta olan AB sürecine desteğinin arkasına saklanmaya çalışıyorlar. Bu doğru değil. Türk düşünce kuruluşu IKV tarafından 2016 yılında yapılan ankete göre Türkler’in yüzde 75'i Türkiye'nin AB üyeliğini destekliyor. Bu destek seviyesi bu yıl yüzde 13'e yükseldi. Bununla birlikte, katılımcıların sadece yüzde 35'inde, Türkiye'nin AB üyeliğinin yakın gelecekte gerçekleşeceği beklentisi var. Bu bize Türk kamuoyu ve AB arasındaki ciddi güven sorununu iyi biçimde gösteriyor.

 

kadersevinc@gmail.com


Avrupa Sosyalistler ve Demokratlar Partisi (PES)
Yönetim Kurulu Üyesi
CHP Avrupa Birliği Temsilcisi

 

 

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Yazarın Diğer Yazıları
YazıYorum
Dolar / TL kuru 11 ayın zirvesini gördü. Esasen düz mantıkla baktığınızda dolardaki yükseliş eğiliminde şaşıracak bir şey yok. Fakat ısrarlı çıkış, herkesin yüreğini ağzına getiriyor.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay