22.02.2018,02:08
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Korkmayız, alışmayız
04052015-unnamed-142917.jpg
JALE YANILMAZ
“Bastığın yerleri toprak diyerek geçme tanı. Düşün altında binlerce kefensiz yatanı. Sen şehit oğlusun incitme yazıktır atanı. Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı.”

Öğretmenimizin ara tatilde verdiği bir ödevdi İstiklal Marşımızı tüm kıtaları ile öğrenmek. Tarihi eşsizliğine sonradan vakıf olacağım bir vatan mücadelesinin, Atatürk’ün değimiyle yüce ruhun, belleğime düşen ilk idrak cemresiydi bu sözler.

 

Adımlarımı toprağa itina ile basmaya, artık kimisi asfalt kimisi taş döşeli o yollara bedenlerini bırakmış şühedalarla göz göze gelmeye başladığım çocuk yıllarımın vefa tohumlarıydı bugün kalbimde sökülmez köküyle yaşayan devasa şehitlik çınarı.

 

Bir yemin dövmeli ki o günden beri ruhuma, son nefesime kadar saklı, son nefesime kadar haklı haykıracak; vermem, dünyaları alsam da bir karış toprağı! Bilirim o gün kırılır o çınarın dalları, bilirim o gün kopar şehidimin kolları.

 

Korkmam, korkutamaz ne bugün ne yarın, bağır yılanlarının cılız tıslamaları. Dönmez yolundan zincire efsunlu ayaklarım, ne kadar derin kazılsa da dönek çukurları. Yapışır mı sandınız yalancı ağızların balçık salyaları, bir değil bin tarih yazsalar değişmez bu destanın hakikatları? Bilin ki şifa bulmaz bu topraklarda şeriat sancıları, boyun eğdirmez insanına terörün hain bombaları, yattıkça bağrında korkusuz aslanları.

 

Mithat Cemal Kuntay’ın “ Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır. Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır” dizelerinde vefalanan; Nazım Hikmet’in “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine” dizelerinin özlemli temennisinde yoğrulan; Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözlerinde onurlanan bağımsızlığımıza, dönmeyi düşünmeden koşuşumuzun yüz birinci yılındayız. Bin yıl da geçse, hayallerimize hayallerini feda edenleri unutmayız. Ne unutanların sivri dillerinden, ne sömürgen baronların kemirgen dişlerinden, ne terörün kanlı ellerinden cihan olsalar korkmayız.

 

Nasıl da hezeyanlı bir hevestesiniz, nasıl da şizoid hayallerinizin peşinde sinsi gülüşlerdesiniz. Gün sizin, devran sizin zannedişlerdesiniz ya, vakit ne dar böğrümüzde görmezsiniz.

Parçalandıkça dağılırız, kandırıldıkça inanırız mı sandınız. Yahut asil kanı damarda dolaşan sıvı mı sandınız. Sahi söyleyin kuzum siz hangi kabalın vaadine kandınız. Biliniz ki söner umduğunuz o sönmez ateşi yeniden kardınız.

 

Bugün yine dimdik yolumuzdayız. Canımıza kastınız kedere boğsa da, eğilmez bükülmez onurlardayız. Biz ezelden beridir hür doğduk hür yaşarız. Emin olun ki bundan; hür ölmekten korkmayız, altın kafesine güvenme zinhar esarete alışmayız.

 

Dalgalanacak şanlı bayrağım ilelebet, cihan şahit olacak. Sönmeyecek yurdumun üstünde tüten tek bir ocak, namus cephesinin ölümsüz ruhu bu toprakları payidar kılacak.

 

18 Mart Çanakkale Deniz Zaferimiz hep kutlu oldu, olacak.

 

jalyan70@yahoo.com.tr

 

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Türkiye reel sektör bazında konsantrasyonunu ihracata bağlamış durumda. Elbette bunun önemini yok sayacak değilim.
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
Truva’nın Unesco Dünya Kültür Mirası listesine girişinin 20. yılı olan 2018; ülkemizde “Truva Yılı” ilan edildi.
AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, 13 Şubat 2018’de yaptığı konuşmada, “Bizim için Afrin neyse Ege’deki, Kıbrıs’taki haklarımız da odur. Savaş gemilerimiz, Hava Kuvvetlerimiz, gerektiğinde her türlü müdahaleyi yapmak için yakın takipteler” dedi.
Haber programında Zeytindalı Harekâtı için Afrin’e giden Mehmetçikleri izliyorum.
Ne yapmalıyız, yapabiliriz? Aydınlara düşen görevler ne olur?
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Dünyanın bir bütün olduğu günümüzde, bilimsel verilerden yararlanmanın vakti gelmiştir.
Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi’ndeki siyasetçiler başta olmak üzere Türk karşıtı olarak yorumlanabilecek söylem yükselişe geçti.
Kaçak su bedellerini kim ödüyor?
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?