24.11.2017,21:52
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Korkmayız, alışmayız
04052015-unnamed-142917.jpg
JALE YANILMAZ
“Bastığın yerleri toprak diyerek geçme tanı. Düşün altında binlerce kefensiz yatanı. Sen şehit oğlusun incitme yazıktır atanı. Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı.”

Öğretmenimizin ara tatilde verdiği bir ödevdi İstiklal Marşımızı tüm kıtaları ile öğrenmek. Tarihi eşsizliğine sonradan vakıf olacağım bir vatan mücadelesinin, Atatürk’ün değimiyle yüce ruhun, belleğime düşen ilk idrak cemresiydi bu sözler.

 

Adımlarımı toprağa itina ile basmaya, artık kimisi asfalt kimisi taş döşeli o yollara bedenlerini bırakmış şühedalarla göz göze gelmeye başladığım çocuk yıllarımın vefa tohumlarıydı bugün kalbimde sökülmez köküyle yaşayan devasa şehitlik çınarı.

 

Bir yemin dövmeli ki o günden beri ruhuma, son nefesime kadar saklı, son nefesime kadar haklı haykıracak; vermem, dünyaları alsam da bir karış toprağı! Bilirim o gün kırılır o çınarın dalları, bilirim o gün kopar şehidimin kolları.

 

Korkmam, korkutamaz ne bugün ne yarın, bağır yılanlarının cılız tıslamaları. Dönmez yolundan zincire efsunlu ayaklarım, ne kadar derin kazılsa da dönek çukurları. Yapışır mı sandınız yalancı ağızların balçık salyaları, bir değil bin tarih yazsalar değişmez bu destanın hakikatları? Bilin ki şifa bulmaz bu topraklarda şeriat sancıları, boyun eğdirmez insanına terörün hain bombaları, yattıkça bağrında korkusuz aslanları.

 

Mithat Cemal Kuntay’ın “ Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır. Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır” dizelerinde vefalanan; Nazım Hikmet’in “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine” dizelerinin özlemli temennisinde yoğrulan; Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözlerinde onurlanan bağımsızlığımıza, dönmeyi düşünmeden koşuşumuzun yüz birinci yılındayız. Bin yıl da geçse, hayallerimize hayallerini feda edenleri unutmayız. Ne unutanların sivri dillerinden, ne sömürgen baronların kemirgen dişlerinden, ne terörün kanlı ellerinden cihan olsalar korkmayız.

 

Nasıl da hezeyanlı bir hevestesiniz, nasıl da şizoid hayallerinizin peşinde sinsi gülüşlerdesiniz. Gün sizin, devran sizin zannedişlerdesiniz ya, vakit ne dar böğrümüzde görmezsiniz.

Parçalandıkça dağılırız, kandırıldıkça inanırız mı sandınız. Yahut asil kanı damarda dolaşan sıvı mı sandınız. Sahi söyleyin kuzum siz hangi kabalın vaadine kandınız. Biliniz ki söner umduğunuz o sönmez ateşi yeniden kardınız.

 

Bugün yine dimdik yolumuzdayız. Canımıza kastınız kedere boğsa da, eğilmez bükülmez onurlardayız. Biz ezelden beridir hür doğduk hür yaşarız. Emin olun ki bundan; hür ölmekten korkmayız, altın kafesine güvenme zinhar esarete alışmayız.

 

Dalgalanacak şanlı bayrağım ilelebet, cihan şahit olacak. Sönmeyecek yurdumun üstünde tüten tek bir ocak, namus cephesinin ölümsüz ruhu bu toprakları payidar kılacak.

 

18 Mart Çanakkale Deniz Zaferimiz hep kutlu oldu, olacak.

 

jalyan70@yahoo.com.tr

 

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Türkiye’nin ne cari açık sorunu var; ne de mali ve özel kesimin yüksek borcu… İhracat da canlanıyor, faizle enflasyon da önümüzdeki ay düşmeye başlayacak. Aylardır aynı şeyi dinliyoruz.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay