24.11.2017,21:53
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Maladaptif
04052015-unnamed-142917.jpg
JALE YANILMAZ
“Toplumlar, filozofların kral ya da kralların filozof olduğu güne kadar huzur yüzü görmeyeceklerdir.”

Kimilerince aristokratik, kimilerince insan merkezci yorumlansa da bu sözleri, Platon’un tanımlayışında; filozof liderin, akılcı, bilge ve değişmez evrensel gerçekliğe vakıf olması gerekliliği yatar. Filozofun kişisel gerçeklik algısı ve evrensel gerçeklik çelişik değildir.

 

Toplumlar, hangi özellikleri taşırlarsa taşısınlar birlikte yaşayabilmek, evrensel değer ve olanakların standartlarına ulaşabilmek arzusu ile yolu bilen bir lider ihtiyacındadırlar. Hem toplumsal hem bireysel kendini gerçekleştirme zirvesinin iz sürücüsüdür lider, kendilerine adanmıştır. Onunla atılan her adım bilgeleşmeye, aydınlığa, Platon’un ütopyası,“huzura” atılan adımdır. Bu yüzden hep bir liderin arkasından gruplar, topluluklar hatta toplumlar oluştururlar. Kimileri bahtiyar, kimileri aklın, düşüncenin ve bilgeliğin sadece liderde olmasını yeterli ve var sanıp, o liderlerin sanrılarında helak olurlar.

 

Heyhat, yaşamın getirdiği sorunlarla, varoluşsal kaygılarla, ideolojik veya kavramsal kavrayışların açmazlarıyla başa çıkmakta zorlananlar, akılcı düşünmek ve sorgulamaktan, insani ve ahlaki sorumluluk almaktan vazgeçtiklerinde, akla uygun olmayan, akıl sağlığından ve gerçeklikten uzak, işlevsel yetiden yoksun düşünce ve davranışlar geliştirir maladaptif davranan olurlar.

 

*1848… Amerikalı sosyolog John H. Noyes liderliğinde iki yüz kadar kişi, Hz. İsa’nın M.S. 70 yılında dünyaya bir kez daha gelerek Hristiyanlıktaki bazı kavramları ve düşünceleri yeniden düzenlediğine inandılar; Onedia Topluluğu’nu kurdular.

 

Evliliğin sahiplenici anlayışına karşı, herkesin birbiri ile evli sayıldığı, duygusal bağlarından arınmış bir tür grup evliliği formunda yaşadılar. Her bir kişi topluluğun bekasının fedaileri de oldular. Düzenli yaptıkları ve katı geçen toplantılarda birbirlerinin yanlış davranışlarını acımasızca ortaya koydular, eleştirdiler ve doğru bildiklerine uyumladılar. Uyum sağlamayanlar, kopup geldikleri yerlere geri kovuldular.

 

Topluluk makul bir düzene ve adanmışlık performansına ulaştığında lider Noyes, sadece kendisi gibi mükemmellik mertebesine erişmiş yaşlı erkeklerin genç kadınlarla, yine sadece mükemmellik mertebesine erişmiş yaşlı kadınların genç erkeklerle, orgazm ile sonuçlanmayan cinsel ilişki kurabileceği emrini verdi. Ona göre bu daha haz vericiydi ve herkes bu kurala uymak zorundaydı. Fedailer ilk kez şaşakaldılar. Arada isyanlar çıkarıp bazı tavizler alsalar da, genç kadınlarla cinsel ilişkiyi, ruhsal mükemmeliyete ulaşmış liderleri Noyes’e ve mükemmel kafadarlarına serbest kıldılar.

 

Bu kılış, mükemmelliğin zirvesindeki Noyes’in, her genç kızı, bekaretinin ilk adet döneminden sonra sadece kendisinin alıp cinsel yaşama başlatacağına karar vermesine kadar sürdü. Genç kızların bekaretini alma hakkına sahip diğer mükemmel yaşlı erkekler ganimetleri (!) ellerinden alınınca öfkelendiler. Noyes’i, New York Eyaleti’nin tecavüz yasaları ile tehdit ederek; onun Kanada’ya kaçmasına sebep olduklarında tarih 1879’du. Tam otuz yıldır vardılar.

 

*1978 yılı kasım ayında Güney Amerika kıyılarında dokuz yüzü aşkın insan toplu halde intihar etti…

 

Irkçı bir babanın oğlu Jim Jones, , toplumları etkilemiş liderlerin (çoğu diktatör) güçlü ve zayıf yanlarını merak etti. Çocukluğu onları araştırıp okuyarak geçti. Yakın çevresinin anlatımı ile ölüme takıntısı yüzünden kedi, köpek, kuş gibi hayvanları öldürüp ayinle cenazeler düzenledi. Anne ve babasının ayrılmasından sonra büyüdüğü kilisede papazlığa,1956 yılında siyah ırkları kabul eden ve onları beyaz ırkla eşit tutan kilise açarak “Halkın Tapınağı” adını verdiği tarikatın liderliğine erdi.

 

Azınlık olmanın sorunları ile boğuşan ve azınlık sorunlarına duyarlı yine azınlık birçok insan bu tapınakta tarikatlaştı. İnsanları etkileme kabiliyeti yüksek olan Jones, verdiği büyüleyici vaazlarıyla; kanserli hastaları, sakatları iyileştiren mucizevi şifalarıyla ile müritlerinin gözünde ilahlaştı.

 

Vakit geldiğinde, eşcinsel ve aynı zamanda uyuşturucu bağımlısı olan Jones1977 yılında üyeleri ile birlikte, Guyana’da vadedilmiş olduğunu iddia ettiği ormanlık alana göç ederek kendi adını verdiği Jonestown kasabasını kurdu. Kendisinden başka herkese cinselliği yasaklayarak, arttırdığı uyuşturucunun da etkisi ile eşlerinin önünde kadınlarla, odalarda genç erkeklerle ilişkiye girerek ve sık sık toplu intihar vaazları vererek planladığı tuzaklarını da kurdu.

 

Nihayet söylentilerin yayılması, üye yakınlarının eyalet senatörünü harekete geçirip bölgeye gitmesini sağlaması, bazı müritlerin tarikattan ayrılıp senatörle birlikte geri dönmek istemesi ile çekilen tarikat pimi, senatör, gelen heyet vemüritlerin öldürülmesi ile çekildi. Diğer üyeleri hoparlörden yaptığı son toplu intihar çağrısı ile siyanürlü kokteyl içmeye telkin eden Jones’in de intihar ettiği bu cehennem provasında, seksen tane küçük çocuk, anne babasının içirdiği siyanürlü karışımla yaşlarından, boylarından, henüz doğmamış hayallerinden büyük öldüler. Dokuz yüzün üzerinde insan, daha iyi bir dünya vaat eden psikopatın karanlık, sahte cennetine gömüldüler.

 

Cahil olduklarını düşündüyseniz; neredeyse hepsi iyi eğitimliydi, bilemediniz. Korkak olduklarını zannettiyseniz; eşitsizliklerle dolu kocaman bir dünyaya karşı çıkacak kadar cesurlardı, hata ettiniz. Çok uzak ülkelerin çok uzak insanları mı dediniz? Büyük dediniz. Kaç uzak yakın oldu düşünün ve merak edin, biz maladaptif olma yolunda tam olarak neredeyiz?

 

jalyan70@yahoo.com.tr


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 1 | Onay Bekleyen Yorum 0

celal cemal

Okunması gereken bir makale olmuş, tabi okuduktan sonra da anlayan araştıran sorgulayan olmak gerekiyor gunumuzde ki durumu daha iyi anlamak için.
10.1.2016 21:38:18


YazıYorum
Türkiye’nin ne cari açık sorunu var; ne de mali ve özel kesimin yüksek borcu… İhracat da canlanıyor, faizle enflasyon da önümüzdeki ay düşmeye başlayacak. Aylardır aynı şeyi dinliyoruz.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay