24.11.2017,21:52
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
ENSESsiz Travma
04052015-unnamed-142917.jpg
JALE YANILMAZ
Şşşşş! Sakın sesini çıkarma…

Önce duvarlar sustu... Sonra duvarları döven perdeler… Perdelere çarpan rüzgar… Ve sonunda rüzgarın kanatırcasına sürtündüğü karanlık…

Farklı görüşler olsa da genel inanış o ki; Kabil’i Habil’i öldürmeye ikna eden sebep, Habil ile evlenmesi emredilen ikiz kız kardeşi Lebuda ile kendisinin evlenmek istemesiydi.

Freud’un Ödipal Kompleks teorisine de ilham olan, eski Yunanda eserleşmiş Sofokles'in “Oidipus” isimli tragedyası, kehanetinden kaçan Oidipus’un tam da kehanetini gerçekleştirmeye yol alışını; Bilmeden öz babasını öldürüp annesi ile evlenişini anlatır.

Eski Mısır’da yarı tanrı olduklarına olan inanışlarından dolayı firavunların kardeşleriyle evlenmeleri tanrısallık ayrıcalıklarıydı.

Peru’da, Japonya'da kraliyet ailelerinde ailenin saflığını koruyan aile içi evlilikler meşruydu.

Tarih kitaplarının dediğine göre Roma imparatorluğu döneminde Kral Guarthigirmus kızı ile evlenerek bir çocuk sahibi oldu.

Tarih öyküleri ve mitoloji efsaneleri, aile içi cinsel ilişki olarak tanımlanan ensest kavramında rıza (istek) ile razıyı ( isteyen, istenmiş ) bugün tanımlanan patolojik dinamiklerinden uzak, meşru hallerde bir araya getirmişse de, gelişen bilinç yasakladı er geç kemirgen musibeti. Lakin insanlık ahlakının midesinde bulantılı olmaktan daha muktedir olamadı babanın kızı, annenin oğlu, kardeşin kardeşiyle olan bu münasebeti(!).

Ne ağırlığı taşınabildi kalpte, ne varlığı sorgulanabildi gerçekte. En iyisi yok saymaktı bellekte, var diyeni görmeyecek göz bulunurdu elbette. Yeter ki bozulmasın toplumun bilinç bekareti.

Nihayet, rıza ehliyeti verilmeden razısı sorgulandıkça bebeler, ne duvarlar dile geldi, ne duvarı döven perdeler. Rüzgara sığınsa da küçük yüreklerin çığlığı, nitekim karanlığa yetmedi acının hitabeti.

Tabu maskesinde gizlenen grandiyöz (büyüklük) hezeyanların inkarında onaylandı sanki içten içe vahamet. Sömürülmüş çocukluğun intikamıyla koparılırken bahçedeki ağacın ilk meyvesi, gözlerini yumdu kanayan meyveye çocukluğu sömürülmüş diğer esaret.

Doğurmayı sonlandıramayan annelerin görünmeyen göbek bağlarıyla boğuldu yetişkin aşklar. “Aşkım” figanlarıyla öpüldü bebek dudaklar. Fütursuzca sevildi, sergilendi cinsel organlar. Bitmeyen sembiyotik ilişki ile yuvadan uçuncaya kadar paylaşıldı yataklar. Heyhat kah çocuğunda kah çocuğunun çocuğunda aradı annesini mecnun bakışlar.

Bazen alkolizmin sahte şuursuzluğunda aklandı utançlar, bazen kravatlı takımların, bakımlı tırnakların dokunulmazlığında. Bazen de mürekkep yalayan dilin kurnazlığında.

Paranoyak nefeslerin ağır kokusunda; kutsallaştırıldıkça kirlenen “aile meselesi” dokusunda; göz göze gelmeyen yasaların yokuşunda; toplumsal inkarın duruşunda, çırpındıkça kırılan kanadın gayreti ne boşuna…

Ah demedikçe, diyemedikçe birisi, karanlığın zifirinde kaybolan sessiz çığlıkların hayaletleriyle boğuşacağız yataklarımızda. Bilmeyeceğiz kurbandan mazluma, mazlumdan zalime dönüşen çarkta en yüksek ses en sessiz travmanın sesidir, ölmedikçe Aysun gibisi.

jalyan70@yahoo.com.tr


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Türkiye’nin ne cari açık sorunu var; ne de mali ve özel kesimin yüksek borcu… İhracat da canlanıyor, faizle enflasyon da önümüzdeki ay düşmeye başlayacak. Aylardır aynı şeyi dinliyoruz.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay