19.02.2018,06:32
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Kalem kılıçtan keskindir
04052015-unnamed-142917.jpg
JALE YANILMAZ
“Okuyun diyor okuyun. Çünkü mürekkebin akmadığı yerde kan akıyor” Ali Şeriati.

 

Çağdaş İslam düşüncesine değerli eserler veren İranlı sosyolog, entelektüel; “Sizi rahatsız etmeye geldim” dediği çevreler tarafından öldürüldüğünde 44 yaşındaydı.

Ahmet Taner Kışlalı, Abdi İpekçi, Çetin Emeç, Bahriye Üçok, Uğur Mumcu, Metin Altıok, Muammer Aksoy, Turan Dursun, Necip Hablemitoğlu...

Öldürüldüklerinde, yaşadıkları toplumun aydınlanması uğruna rahatsız ettikleri çevrelerin, katli vacip böğürtülerinden fışkıran salyalarca uygun görüldükleri yaştalardı. Ve daha niceleri nice yaştalardı…

Dünya sömürücülerinin kene gibi yapışıp kanını emdiği okumaz, okusa da okuduğunu anlamaz toplumların aymasına yanmış dünya aydınlarının nihayeti üç senaryo ile sabit. Ecelsiz yaşlarda zehirlenmek, bombalanmak, kurşunlanmak.

Sonuç mu…

Ölüm yıl dönümlerinde övgüler düzdüğümüz; gün boyu butonla beğenip, sevimli sanal karikatür suratlarla gözyaşı döktüğümüz; İngilizce anlamıyla gelişine vurup yeniden gönderim yaptığımız retweetlerle kendimizden ziyade herkese uygun gördüğümüz; “zehirle eriseniz, bombayla parçalansanız, kurşunla devrilseniz de, biz buyuz aymazlıktan evrilmeyiz” den kimi hallice özrümüzden bir arpa boyu öte değiliz. Korkarım ki içi boş başaklar boyu gerilerdeyiz.

İşte bu yüzdendir ki; gün güne, hafta haftaya döndü, zihnimde birbirine küskün sevgililer gibi sağa sola savruldu kelimeler. Ne yan yana geldiler, ne çekip gittiler. Yazamadım hayli vakit oldu. Yazamadım kaleme akan duygum dondu.

Oysa yankıdaydı pek çok an, bir sancı gibi kehanet; “Kalem kılıçtan keskindir elbet… Kalem kılıçtan keskindir elbet”. Ki avucumla kavrasam, şah damarına saplasam doğruydu, evet; kılıç kadar ölümcüldü nihayet.

Değil midir ki…

Varlık hakkı yazdı kalem, yok oldu insan millet millet. Kardeşlik yazdı kalem, boğazlandı insan ümmet ümmet. Demokrasi yazdı kalem, köle öldü insan öbek öbek.

Barış dedi kelebek kanadına kondu terör, hoşgörü dedi inançta verdi terör, eşitlik dedi ki ahh o insandan insana mesafeyi gör.

Durmadı, makro yazdı mikro yazdı, genel yazdı özel yazdı, sağa yazdı sola yazdı, sevdi yazdı sövdü yazdı, açtı yazdı toktu yazdı, insan yazdı hayvan yazdı, ağaç yazdı deniz yazdı, hak yazdı hukuk yazdı. Yazdı yazdı yazdı…

Mesela;

Büyükçe bir tabelaya büyükçe “Önce iş güvenliği” yazdı. Astı eller büyükçe görülsün diye şantiyelere, inşaatlara, ocaklara. O yazdıkça kabin ile duvar arasına sıkıştı bir can, biri kaç kattan düştü, biri pres makinesinde, diğeri elektrik direğinde ölümle gülüştü. İşyerleri güvende, ölüm yine insana düştü.

Değişmezdi cancağızım bunca elem, “Önce can güvenliği” yazsaydı bile kalem…

“Kadın cinayetlerine son” diye yazdı dövizlere, tutundu kimi nasırlı, kimi ojeli pamuk ellere. Tam da o gayrete uzanan elden bir can daha yükselmedi mi göklere. Söylesene cancağızım “İnsan cinayetlerine son” yazsaydı kalem, kadın da girer miydi “insan” içine.

“Çocuk gelin yoktur, pedofil vardır” dedikçe, 4x4x4’lerden 4x4’lere gelin gitmedi mi kantarda elli kilo çekince bebeler. Buluğa varmadan sürmelenmedi mi yumuk gözler.

Neyi yazsa, nerden yazsa kalemler, üzerine aldı ve korkarım alacak sadece hain eller. Okuyup anlamadıkça bizler, bir şah damarına saplanacak o insan kalemler. Bu yüzden yazamadım hayli vakit insanlıktan, varlıktan, ışıklı yaşamaktan. İşte bu yüzden gün güne, hafta haftaya devrildi vira. Kalem kılıçtan keskindi zira.

 

jalyan70@yahoo.com.tr

 

 

 

 

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Bertolt Brecht’in 120 yaşı dolayısıyla Zeliha Berksoy müthiş bir oyun sahneye koydu: İnsan neyle yaşar?
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
Truva’nın Unesco Dünya Kültür Mirası listesine girişinin 20. yılı olan 2018; ülkemizde “Truva Yılı” ilan edildi.
AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, 13 Şubat 2018’de yaptığı konuşmada, “Bizim için Afrin neyse Ege’deki, Kıbrıs’taki haklarımız da odur. Savaş gemilerimiz, Hava Kuvvetlerimiz, gerektiğinde her türlü müdahaleyi yapmak için yakın takipteler” dedi.
Haber programında Zeytindalı Harekâtı için Afrin’e giden Mehmetçikleri izliyorum.
Ne yapmalıyız, yapabiliriz? Aydınlara düşen görevler ne olur?
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Dünyanın bir bütün olduğu günümüzde, bilimsel verilerden yararlanmanın vakti gelmiştir.
En önemlisi konunun eski anlamda bir 'siyaset' tartışması olmadığını idrak etmektir.
Kaçak su bedellerini kim ödüyor?
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?