24.11.2017,21:52
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Son perde
04052015-unnamed-142917.jpg
JALE YANILMAZ
“Bu adam bir deliydi, hem de nefret dolu bir deli, anladım”.

“Ya onun arkasından giden yüzbinlerce insan? Onlar da mı deliydi? Yıllarca bir arada yaşadıkları dostlarını, komşularını, iş arkadaşlarını ve hatta ailelerine katılmış Yahudi akrabalarını akıl almaz acımasızlıkla katletmek, katledilmesine seyirci kalmak, yetmeyip katledilmeleri için ihbar etmek ve belki de bundan zevk duyacak hale gelmek delirmek değilse neydi?

 

“Yahut bir deliyi durduramayacak kadar güçsüz ve acizler miydi? Hadi öyleydi diyelim, hiç mi uyumuyordu bu adam, uyurken yakalayıp götürüverselerdi ya”…

 

Hitler’in Yahudi toplumu üzerindeki soykırımı ile ilgili, taze gençlik yıllarımın saftirik sorularıydı bunlar döne döne sorduğum, sordukça içinden çıkamadığım; henüz, siyasi, dini, kapital odaklı lobilerin entrikalarından bihaber olan zihnimde cirit atan.

 

Büyüdükçe, okudukça, duydukça, bildikçe gördü zihnim kiri, kirlenmedi ama.

Anladı…

 

Ölesiye öldüresiye tutundukları emellerine ulaşmak uğruna kendilerine soykırım planlayacak, bu mağdur politikasına yaftaladıkları meşrulukla, canları almaya, ülkeleri bölmeye, toprakları zapt etmeye haklılık atfedecek kadar ikna ediciydi varlık-yokluk endişesi.

 

Rol verdiklerinin dışında kimse oynamasın diye bu kanlı oyunu: diktatörün hazin sonunu intihar senaryosuyla süsleyen, tanınmayacak kadar yanmış meçhul bir cesedi sözde ibretlik sergileyenve lakin ücra topraklarda bu kan gözlü katili gizlice krallar gibi besleyen, dualitik bir açmazdı insanlık bilmecesi. Anladı.

 

Anladıkça şükür etti Mustafa Kemal Atatürk’e. Zannetti ki tüm zihinler de öyle…

Ta ki bu ülkede aynı tiyatro perdesi açılana, roller dağıtılana; alkışlayan milyonlara şaşakalana, kan kokularıyla genizler yanana dek.

 

On üç yıllık tiyatronun son perdesi oynanacak yedi haziranda. O son selamda saklı varlık da yokluk da. Bu yüzdendir en çok korkan en kanlı provalarda.

 

Karalara boğuldu bir çarşamba günü vatan, gerçeğe adım adım yaklaşmış, adalet onuru taşıyan savcımızdı yine o gün yerde yatan. Ama o zifir karanlık dahi yetmedi örtmeye rengini, asildi çünkü akan kan.

 

Akbaba sevinciyle saldırdı avukatlara o en çok korkan, henüz beden soğumadan. Heyhat umudu var kargaşadan, kaostan.

 

Sığındı yine 14 yaşa, terör silahı yaptı sapandan, barış çubuğunu ise kalaşnikoftan.

Fanatizmin en kaşıntılı noktasına sıktı kurşunu. Taraftarlardan başlarsa bir iç savaş, hey yavrum kim yıkabilir onun o heybetli duruşunu.

 

Hep silaha ne hacet, her organ öldürücüdür niyette varsa şayet. Bir zehirli dilden bir öğretmenin kalbine saplanır bazen şehadet.

 

Diktatörlerin en korkulu kabusudur kaossuzluk. Düşüncesi bile, geceleri vücuduna doluşan zehirli ter, gündüzleri gölgesine gizlenen eceldir. Çölde damağı kurumuşçasına susamıştır vurup kırana, ölene öldürene. Dört gözle canhıraş bakar elinde sıkı sıkıya tuttuğu, seçim günü meydanı ona bırakacak sıkıyönetime.

 

Sen oyuna gelme yurdum:

 

Kanlı seçime değil, şanlı seçime odaklan. Sağduyundan vazgeçme, sol duygularına dayan

Yedi haziran, bu tiyatronun son perdesidir, şüphe duymadan inan.

 

jalyan70@yahoo.com.tr

 

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 1 | Onay Bekleyen Yorum 0

Batya

Bu yaziyla komplo teroileri icinde en asagilik , en bayagisina imza koyanlardan biri olmaktan oteye gecmeyen antisemitizm'in en banalini ortaya koymaktan baska hic bir seyi ispat temediginizi dusunuyorum. Ortacagda Hiristiyan cocuklarin kanindan hamursuz hazirladiklarini iddia eden hiristiyanlar yaptiklari kiskirtmalarla yahudileri bir yerden digerine kovmayi, veba salginindan yine yahudileri suclayan Ingilizlerin Yahudi cemaatleri bir cok sehirde koklerinden sildikleri gibi; iste her tasin altinda yahudileri aramakta bir adim daha oteye giderek bizi kendimizi katletmeye kadar gidebilecek kadar asagilik bir toplum olarak gostermeye ve ulkenizde gozumuz oldugu iddialarina devam ede durun sanirim Turk toplumu sizin gibi psikolog sanifindan gelip te hala bu kadar hastalikli dusunceleri kabul edip alkislayacak derecede beyni yikanmis...
20.4.2015 15:26:28


YazıYorum
Türkiye’nin ne cari açık sorunu var; ne de mali ve özel kesimin yüksek borcu… İhracat da canlanıyor, faizle enflasyon da önümüzdeki ay düşmeye başlayacak. Aylardır aynı şeyi dinliyoruz.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay