22.02.2018,02:14
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Son perde
04052015-unnamed-142917.jpg
JALE YANILMAZ
“Bu adam bir deliydi, hem de nefret dolu bir deli, anladım”.

“Ya onun arkasından giden yüzbinlerce insan? Onlar da mı deliydi? Yıllarca bir arada yaşadıkları dostlarını, komşularını, iş arkadaşlarını ve hatta ailelerine katılmış Yahudi akrabalarını akıl almaz acımasızlıkla katletmek, katledilmesine seyirci kalmak, yetmeyip katledilmeleri için ihbar etmek ve belki de bundan zevk duyacak hale gelmek delirmek değilse neydi?

 

“Yahut bir deliyi durduramayacak kadar güçsüz ve acizler miydi? Hadi öyleydi diyelim, hiç mi uyumuyordu bu adam, uyurken yakalayıp götürüverselerdi ya”…

 

Hitler’in Yahudi toplumu üzerindeki soykırımı ile ilgili, taze gençlik yıllarımın saftirik sorularıydı bunlar döne döne sorduğum, sordukça içinden çıkamadığım; henüz, siyasi, dini, kapital odaklı lobilerin entrikalarından bihaber olan zihnimde cirit atan.

 

Büyüdükçe, okudukça, duydukça, bildikçe gördü zihnim kiri, kirlenmedi ama.

Anladı…

 

Ölesiye öldüresiye tutundukları emellerine ulaşmak uğruna kendilerine soykırım planlayacak, bu mağdur politikasına yaftaladıkları meşrulukla, canları almaya, ülkeleri bölmeye, toprakları zapt etmeye haklılık atfedecek kadar ikna ediciydi varlık-yokluk endişesi.

 

Rol verdiklerinin dışında kimse oynamasın diye bu kanlı oyunu: diktatörün hazin sonunu intihar senaryosuyla süsleyen, tanınmayacak kadar yanmış meçhul bir cesedi sözde ibretlik sergileyenve lakin ücra topraklarda bu kan gözlü katili gizlice krallar gibi besleyen, dualitik bir açmazdı insanlık bilmecesi. Anladı.

 

Anladıkça şükür etti Mustafa Kemal Atatürk’e. Zannetti ki tüm zihinler de öyle…

Ta ki bu ülkede aynı tiyatro perdesi açılana, roller dağıtılana; alkışlayan milyonlara şaşakalana, kan kokularıyla genizler yanana dek.

 

On üç yıllık tiyatronun son perdesi oynanacak yedi haziranda. O son selamda saklı varlık da yokluk da. Bu yüzdendir en çok korkan en kanlı provalarda.

 

Karalara boğuldu bir çarşamba günü vatan, gerçeğe adım adım yaklaşmış, adalet onuru taşıyan savcımızdı yine o gün yerde yatan. Ama o zifir karanlık dahi yetmedi örtmeye rengini, asildi çünkü akan kan.

 

Akbaba sevinciyle saldırdı avukatlara o en çok korkan, henüz beden soğumadan. Heyhat umudu var kargaşadan, kaostan.

 

Sığındı yine 14 yaşa, terör silahı yaptı sapandan, barış çubuğunu ise kalaşnikoftan.

Fanatizmin en kaşıntılı noktasına sıktı kurşunu. Taraftarlardan başlarsa bir iç savaş, hey yavrum kim yıkabilir onun o heybetli duruşunu.

 

Hep silaha ne hacet, her organ öldürücüdür niyette varsa şayet. Bir zehirli dilden bir öğretmenin kalbine saplanır bazen şehadet.

 

Diktatörlerin en korkulu kabusudur kaossuzluk. Düşüncesi bile, geceleri vücuduna doluşan zehirli ter, gündüzleri gölgesine gizlenen eceldir. Çölde damağı kurumuşçasına susamıştır vurup kırana, ölene öldürene. Dört gözle canhıraş bakar elinde sıkı sıkıya tuttuğu, seçim günü meydanı ona bırakacak sıkıyönetime.

 

Sen oyuna gelme yurdum:

 

Kanlı seçime değil, şanlı seçime odaklan. Sağduyundan vazgeçme, sol duygularına dayan

Yedi haziran, bu tiyatronun son perdesidir, şüphe duymadan inan.

 

jalyan70@yahoo.com.tr

 

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Türkiye reel sektör bazında konsantrasyonunu ihracata bağlamış durumda. Elbette bunun önemini yok sayacak değilim.
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
Truva’nın Unesco Dünya Kültür Mirası listesine girişinin 20. yılı olan 2018; ülkemizde “Truva Yılı” ilan edildi.
AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, 13 Şubat 2018’de yaptığı konuşmada, “Bizim için Afrin neyse Ege’deki, Kıbrıs’taki haklarımız da odur. Savaş gemilerimiz, Hava Kuvvetlerimiz, gerektiğinde her türlü müdahaleyi yapmak için yakın takipteler” dedi.
Haber programında Zeytindalı Harekâtı için Afrin’e giden Mehmetçikleri izliyorum.
Ne yapmalıyız, yapabiliriz? Aydınlara düşen görevler ne olur?
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Dünyanın bir bütün olduğu günümüzde, bilimsel verilerden yararlanmanın vakti gelmiştir.
Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi’ndeki siyasetçiler başta olmak üzere Türk karşıtı olarak yorumlanabilecek söylem yükselişe geçti.
Kaçak su bedellerini kim ödüyor?
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?