22.02.2018,02:14
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Yasalasak da mı mafyalasak
04052015-unnamed-142917.jpg
JALE YANILMAZ
Marlon Brando denildiğinde aklıma gelen ilk şey “Baba” filmi.

Çok uzun yıllar oldu izleyeli ve sahnelerini artık belleğimin silinenler kutusuna göndereli ama mafya yapılanmasını, kültürünü en iyi anlatan yapıtlardan biri olduğunu hatırlıyorum.

 

Birbirlerine kan ya da aile bilinci ile bağlı; kendilerine has yasa gibi katı kuralları olan; kendi birlik çıkarlarına hizmet eden etik ve yine sadece kendilerinin anlamlandırdığı ahlak ögeleriyle örgütlenmiş; devlete karşı yasa dışı işlerle, aynı zamanda da beka ihtiyacı vuku buldukça devletin yasa dışı eylemlerinin maşalığıyla iştigal edenbir alt kültür formu mafya. Bütünlüklerinin devamı ve eylemlerinin sırlı istikrarı için içlerindeki güçsüzleri dahi acımadan yok eden hiyerarşi piramidi.

 

İzlediğimiz filmlerin tesiriyle, uyuşturucu, kumar, silah, fuhuş, organ ticareti ezberlerinde tanımlasak da algılarımızda mafyayı, aslında kapitalist sistemin en tatlı nimetlerle beslediği, artık katı feodal bağlara gerek duymayan, sadece aynı niyetin birliğinde, yemininde, işbirliğinde makbul, vatandaşın cebine değen her konuda da makul hale geldi.

 

Mesela, sağı solu adı malum otopark olmayan var mı? En az on liraya veda etmeden arabasını herhangi bir kaldırımda bir saat park edebilen ya da?

 

Peki, son yıllarda sonucu baştan belli olmayan kaç ihaleye katıldınız?

 

Üyesi ya da seçmeni olduğunuz siyasi partinin kapısını aralayıp, vatanın oradan ibaret olmadığını göreniniz var mı?

 

Kendi etnik grubunuz dışındakilerin de kanlı canlı insan olduğunu çözeniniz…

Benliğinizi yapıştırdığınız spor kulüpleriniz için birbirinizi boğazlarken, birincilik kurasının yeşil banknotlarla çekildiğini bileniniz.

 

Elinizde biraz sermaye mi var? İnşaat işine mi gireceksiniz? Güldürmeyin, var mı sizi de faizsiz seveniniz?

 

Farz edelim, var diyelim ki sizin de söyleyecek bir çift sözünüz de… Sizinle aynı fikirde mi bakalım gözünüz?

 

Sendikaya sığınıp hak hukuk arıyorsunuz, bir paket makarnayla canınıza değer biçildi sayıyorsunuz, yoksa yokluğunuz 301’de kalacak mı sanıyorsunuz?

 

Karda kışta üşütüp hasta olacaksınız, üzüntüden kahrolup kanser olacaksınız, şeker yiyip şekerden, su içmeyip böbrekten doktor soracaksınız, sanki devlet babanız har vurup harman mı savuracaksınız?

 

Hiç taksit yapanla yapmayan, çipçip para akıtanla akıtmayan bir olur mu, bankalara kredi kartı aidatından hesap sorulur mu?

 

Haydi bütün bunlara şimdilik eyvallah desinler, varsın saman altından suları gizlice yürütsünler, içlerindeki kinleri sessizce büyütsünler…

 

Ama benim kanı deli akan, önüne eğri bakan kardeşim!

Kayıp kaçak deyip de yollara düşüyorsunuz, Devlet-i Aliyye’yi rahatsız ediyorsunuz, güzel güzel soyulurken bir de mızıkçılık ediyorsunuz.

 

Eh ama yetti artık, aleni ve yasal bir mafyayı çoktan hakediyorsunuz.

 

jalyan70@yahoo.com.tr



   .
  


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Türkiye reel sektör bazında konsantrasyonunu ihracata bağlamış durumda. Elbette bunun önemini yok sayacak değilim.
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
Truva’nın Unesco Dünya Kültür Mirası listesine girişinin 20. yılı olan 2018; ülkemizde “Truva Yılı” ilan edildi.
AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, 13 Şubat 2018’de yaptığı konuşmada, “Bizim için Afrin neyse Ege’deki, Kıbrıs’taki haklarımız da odur. Savaş gemilerimiz, Hava Kuvvetlerimiz, gerektiğinde her türlü müdahaleyi yapmak için yakın takipteler” dedi.
Haber programında Zeytindalı Harekâtı için Afrin’e giden Mehmetçikleri izliyorum.
Ne yapmalıyız, yapabiliriz? Aydınlara düşen görevler ne olur?
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Dünyanın bir bütün olduğu günümüzde, bilimsel verilerden yararlanmanın vakti gelmiştir.
Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi’ndeki siyasetçiler başta olmak üzere Türk karşıtı olarak yorumlanabilecek söylem yükselişe geçti.
Kaçak su bedellerini kim ödüyor?
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?