22.02.2018,02:10
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Tepişmeyin!
04052015-unnamed-142917.jpg
JALE YANILMAZ
Filler tepişir, çimenler ezilir…

 

Genellikle acı tecrübelerden süzüle süzüle gelir deyişler ve sonsuza doğru yoluna devam eder her defasında daha gerçek. Zaman değişse de değişmiyor işte şu meşhur, dillere destan fıtrat: ondan olsa gerek.

 

Her güne dertle uyanmaktan dert arsızı haline gelen yurdum, kar, kış, soğuk demiyor, günlerdir, haftalardır karanlıkla boğuşuyor. Bebeği olanlar hastalanmasın diye yakınlarının evlerine yerleşiyor. Solunum cihazına bağlı hastalar hastane içinde ölümden kıl payı dönüyor.

 

Öğrenciler yurtlarında, tatilciler otellerinde mahsur kalıyor. Evlerde elektrikli cihazlar bozuluyor ev halkı kara kara düşünüyor. Seracılar ölüp giden ürünlerinin ardından, ödeyemeyeceği banka borcunun acısıyla gözyaşı döküyor. Yıkanamıyor, yemeğini yapamıyor, ısınamıyor, ülke bu kış kıyamette karanlıkta donuyor…

 

Neden mi?

 

BOTAŞ verdiği doğalgazda yüzde elli kısıntıya gitti, büyük çoğunluğu doğalgazla çalışan elektrik üretim firmaları da, en kolay uydurdukları arıza, bakım, onarım bahanesi ile vatandaşın elektriğini kesti. Kimi yer günlerce, kimi yer gün içinde saatlerce elektriksiz kaldı. Görünen o ki kalmaya da karar aldı.

 

Yani, filler tepişti, insan ezildi…

 

Oysa hayatta olmaktan sonraki en temel, var etme hasebiyle primitif ihtiyacıdır insanın yemek, içmek, barınmak, ısınmak. Bu basamaktan başlar kendini gerçekleştirmeye, bilgeliğe, sanatkar / estetik üretkenliğe giden yol. Bu basamaktan başlar, yaşamın hayatta kalmaktan başka gayretleri de barındırdığını anlamaya giden yol. Bu basamaktan başlar, insanı, güzeli anlayıp özleyip de aramaya düşüren yol.

 

Bu basamaktan başlar insan olmaya giden yol…

 

Velhasıl, “insan” olabilmek için bu yolda ilerlemeli, ilerleyebilmeli… Bir adım gerisi “vahşilik”, görmeli, görebilmeli.

 

Tıpkı vampirler gibi, korku ve çaresizlik saldıkça varlık bulan; kargaşa, belirsizlik ve kaostan fışkıran kanla beslenen hunhar yönetimler unutmasınlar ki, koşullar yeteri kadar oluştuğunda her insan bir adım geriye düşer. Ve varlığı aldığı nefese sıkışan her insan bir adım ileri atabilmek adına mutlak vahşileşir.

 

Demem o ki, tepişmeyin

Hakkınız yok didişmeyin

Doymak bilin yiyişmeyin

Sabır biter gülüşmeyin

 

Kanlı canlı keyftesiniz

İştah açar haldesiniz

Söz de biter bencileyin

Vahşiliğe yetişmeyin.

 

jalyan70@yahoo.com.tr

 

 

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Türkiye reel sektör bazında konsantrasyonunu ihracata bağlamış durumda. Elbette bunun önemini yok sayacak değilim.
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
Truva’nın Unesco Dünya Kültür Mirası listesine girişinin 20. yılı olan 2018; ülkemizde “Truva Yılı” ilan edildi.
AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, 13 Şubat 2018’de yaptığı konuşmada, “Bizim için Afrin neyse Ege’deki, Kıbrıs’taki haklarımız da odur. Savaş gemilerimiz, Hava Kuvvetlerimiz, gerektiğinde her türlü müdahaleyi yapmak için yakın takipteler” dedi.
Haber programında Zeytindalı Harekâtı için Afrin’e giden Mehmetçikleri izliyorum.
Ne yapmalıyız, yapabiliriz? Aydınlara düşen görevler ne olur?
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Dünyanın bir bütün olduğu günümüzde, bilimsel verilerden yararlanmanın vakti gelmiştir.
Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi’ndeki siyasetçiler başta olmak üzere Türk karşıtı olarak yorumlanabilecek söylem yükselişe geçti.
Kaçak su bedellerini kim ödüyor?
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?