24.11.2017,21:52
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Mert olmalı düşmanın
04052015-unnamed-142917.jpg
JALE YANILMAZ
“Tanrım, yarın savaş alanında karşılaşacağım düşmanıma da onur, cesaret ve bilgelik nasip et, böylelikle yarınki savaşın galibi ben olursam elde ettiğim galibiyetten utanç duymayarak savaş alanından ayrılayım.”

Ne zaman içimi bulandıran, tiksintiyle midemi burkan bir düşmanlıkla karşılaşsam, savaşında dahi asalet ve ahlak dileyen bu Kızılderili duası gelir aklıma. Son yıllarda neredeyse her gün olduğu gibi… Tıpkı bugün olduğu gibi.

 

Üfleyerek kulak kemiren farenin düşmanlığına benzer dost görünümlü cinsiyetçilerin düşmanlığı. Kadınlığına biçilen geleneksel rollerine methiyeler dizen romantik, iç gıcıklayan sözlerindeki afyon ile uyuşur, özgürlüğünü, varlığını sinsice kemiren keskin dişlerinin arasında çektiğin ızdırabı hissetmezsin. Aslında yok olmak üzere olduğunu fark ettiğin an, ağzın kulaklarında iken donakalırsın. İş işten geçmiştir, anlarsın.

 

İkrarı zor, inkârı en kolay düşmanlıktır ki, namertliği oranında tesirlidir. Bir yalan denizinde ruhunu boğacak kadar da sihirlidir.

 

An gelir “ Korunası narin çiçekler ” şiiriyle fışkırtır üzerine zehrini dudaklarından. Rengarenk milyonlarca çiçeğin bezediği bahçede nazlı nazlı sallanan gonca bir gül zannedersin kendini, bir bataklığın ortasında yapraklarının tek tek yolunup çamura gömüldüğünü anlayamadan.

An gelir, kutsanmış kase gibi evinin görünmeyenbaş köşesine asılır doğurganlığın. Annelik sayın kadar cennet kapısı da altındadır ayaklarının. Başında kaldığı sürece erkeği günahtan koruyan, cennette bakire hurilere kavuşturan Sırat Köprüsüdür türbanın. Öyle bakılmaz, öyle nurludur saçların.

 

Her başarılı erkeğin arkasındasındır akıllıysan. Erkeğin önünde ya da yanındaysan, kadınlık duygularını yitirmiş kıskanç feministsindir en ayıbından. Ne aşktan anlarsın ne de anne olmaktan.

 

Anneler gününün, kadınlar gününün vitrin mankenisindir en göz alıcısından. Parmağında elmas, boynunda zincirdir tasman gün sonunda törenle takılan. Minnettar olmayan nankörlerdir sadece bacağına kurşun sıkılan.

 

İhanet yataklarının başucuna asılan “çocuklarımın annesi, helalim” yazılı mezuniyet tabelasıdır artık heyecan yaratmayan bedenin. Boyun eğişinin yüceliği kadardır bedelini metres metres ödediğin.

 

Yüreğinin fedakârlığı kadar büyüktür emeğin de, fıtratında takdirdir uzuv yarışında kaybettiğin ekmeğin…

 

Mert olmalı düşmanın.

 

Öyle sinsi sinsi sıktığı yumruğu ile sıvazlamamalı sırtını. Yüzüne yüzüne savurmalı öfkesini. Varlığından duyduğu korkuyu avaz avaz bağıracak kadar yiğit olmalı. Sen aydınlanmadıkça karanlık kalacak bir dünyayı bile isteye seçtiğinin farkında olacak kadar bilge olmalı. Cehaleti kadar haklı, cesareti kadar asil olmalı.

 

Sen kadınsın, savaşın kadınlığın kadar onurlu olsun. Gayen öğreti, yolun bilgelik, ahlakın insanlık olsun. Dünyaya getirdiğin düşmanını kendin kadar mert, cesur, bilge ve adil yetiştir ki, onu yendiğinde geleceğine utanmadan bakacak yüzün olsun.

 

jalyan70@yahoo.com.tr

 

 

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Türkiye’nin ne cari açık sorunu var; ne de mali ve özel kesimin yüksek borcu… İhracat da canlanıyor, faizle enflasyon da önümüzdeki ay düşmeye başlayacak. Aylardır aynı şeyi dinliyoruz.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay