22.02.2018,02:11
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Mert olmalı düşmanın
04052015-unnamed-142917.jpg
JALE YANILMAZ
“Tanrım, yarın savaş alanında karşılaşacağım düşmanıma da onur, cesaret ve bilgelik nasip et, böylelikle yarınki savaşın galibi ben olursam elde ettiğim galibiyetten utanç duymayarak savaş alanından ayrılayım.”

Ne zaman içimi bulandıran, tiksintiyle midemi burkan bir düşmanlıkla karşılaşsam, savaşında dahi asalet ve ahlak dileyen bu Kızılderili duası gelir aklıma. Son yıllarda neredeyse her gün olduğu gibi… Tıpkı bugün olduğu gibi.

 

Üfleyerek kulak kemiren farenin düşmanlığına benzer dost görünümlü cinsiyetçilerin düşmanlığı. Kadınlığına biçilen geleneksel rollerine methiyeler dizen romantik, iç gıcıklayan sözlerindeki afyon ile uyuşur, özgürlüğünü, varlığını sinsice kemiren keskin dişlerinin arasında çektiğin ızdırabı hissetmezsin. Aslında yok olmak üzere olduğunu fark ettiğin an, ağzın kulaklarında iken donakalırsın. İş işten geçmiştir, anlarsın.

 

İkrarı zor, inkârı en kolay düşmanlıktır ki, namertliği oranında tesirlidir. Bir yalan denizinde ruhunu boğacak kadar da sihirlidir.

 

An gelir “ Korunası narin çiçekler ” şiiriyle fışkırtır üzerine zehrini dudaklarından. Rengarenk milyonlarca çiçeğin bezediği bahçede nazlı nazlı sallanan gonca bir gül zannedersin kendini, bir bataklığın ortasında yapraklarının tek tek yolunup çamura gömüldüğünü anlayamadan.

An gelir, kutsanmış kase gibi evinin görünmeyenbaş köşesine asılır doğurganlığın. Annelik sayın kadar cennet kapısı da altındadır ayaklarının. Başında kaldığı sürece erkeği günahtan koruyan, cennette bakire hurilere kavuşturan Sırat Köprüsüdür türbanın. Öyle bakılmaz, öyle nurludur saçların.

 

Her başarılı erkeğin arkasındasındır akıllıysan. Erkeğin önünde ya da yanındaysan, kadınlık duygularını yitirmiş kıskanç feministsindir en ayıbından. Ne aşktan anlarsın ne de anne olmaktan.

 

Anneler gününün, kadınlar gününün vitrin mankenisindir en göz alıcısından. Parmağında elmas, boynunda zincirdir tasman gün sonunda törenle takılan. Minnettar olmayan nankörlerdir sadece bacağına kurşun sıkılan.

 

İhanet yataklarının başucuna asılan “çocuklarımın annesi, helalim” yazılı mezuniyet tabelasıdır artık heyecan yaratmayan bedenin. Boyun eğişinin yüceliği kadardır bedelini metres metres ödediğin.

 

Yüreğinin fedakârlığı kadar büyüktür emeğin de, fıtratında takdirdir uzuv yarışında kaybettiğin ekmeğin…

 

Mert olmalı düşmanın.

 

Öyle sinsi sinsi sıktığı yumruğu ile sıvazlamamalı sırtını. Yüzüne yüzüne savurmalı öfkesini. Varlığından duyduğu korkuyu avaz avaz bağıracak kadar yiğit olmalı. Sen aydınlanmadıkça karanlık kalacak bir dünyayı bile isteye seçtiğinin farkında olacak kadar bilge olmalı. Cehaleti kadar haklı, cesareti kadar asil olmalı.

 

Sen kadınsın, savaşın kadınlığın kadar onurlu olsun. Gayen öğreti, yolun bilgelik, ahlakın insanlık olsun. Dünyaya getirdiğin düşmanını kendin kadar mert, cesur, bilge ve adil yetiştir ki, onu yendiğinde geleceğine utanmadan bakacak yüzün olsun.

 

jalyan70@yahoo.com.tr

 

 

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Türkiye reel sektör bazında konsantrasyonunu ihracata bağlamış durumda. Elbette bunun önemini yok sayacak değilim.
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
Truva’nın Unesco Dünya Kültür Mirası listesine girişinin 20. yılı olan 2018; ülkemizde “Truva Yılı” ilan edildi.
AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, 13 Şubat 2018’de yaptığı konuşmada, “Bizim için Afrin neyse Ege’deki, Kıbrıs’taki haklarımız da odur. Savaş gemilerimiz, Hava Kuvvetlerimiz, gerektiğinde her türlü müdahaleyi yapmak için yakın takipteler” dedi.
Haber programında Zeytindalı Harekâtı için Afrin’e giden Mehmetçikleri izliyorum.
Ne yapmalıyız, yapabiliriz? Aydınlara düşen görevler ne olur?
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Dünyanın bir bütün olduğu günümüzde, bilimsel verilerden yararlanmanın vakti gelmiştir.
Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi’ndeki siyasetçiler başta olmak üzere Türk karşıtı olarak yorumlanabilecek söylem yükselişe geçti.
Kaçak su bedellerini kim ödüyor?
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?