22.02.2018,02:13
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Ne yoksa onu seçtim
04052015-unnamed-142917.jpg
JALE YANILMAZ
Özgürlük pazarına düştü yolum geçenlerde…

Bazı özgürlükler vardı ki: bedelini ödemek, yükünü taşımak zordu ve hatta imkânsızdı. Ne bedenin, ne ruhun sığar o özgürlüğün içine. Dar gelir her yer. Ne villalar yeteri kadar büyüktür senin için, ne de köşkler. Öyle bir şişer, öyle bir boğulur ki ruhun, bin odalı sarayın olsa nafile… Dar gelir… Sığamazsın… İki yüz elli oda daha istersin.

 

Ben, üç oda bir salonun huzurlu esaretini seçtim.

 

Bazı özgürlüklerde vardı: o ne kadar çabalasa da, sen kendine konduramazsın, mümkün değil bir yerine sığdıramazsın. Sofraya aş, oğlana iş, kıza eş, çok şükür bu yıl da kömür beleş derken, insanlığına yakıştıramadığın özgürlüğünü ekmek arası yapar yersin.

 

Ben, aç kalma olasılığıma rağmen insanlığıma yakışanı seçtim.

 

Ha mesela bir de öyle bir özgürlük vardı ki çok modaydı… Fikir özgürlüğü… O herkese sığdığı gibi herkes de ona sığıyordu. Ne de olsa entel eliyle işlenmiş, kenarları da dantelliydi. Kim istemez ki, kapış kapıştı…

 

Tam “ben de alsam mı acaba” diye düşünüyordum ki: bir fikri hür, bir enteledalı çıktı, fikri hür entel edalı bir medyanın standına, “ On beş yaşındaki bir kızın altmış yaşındaki bir adamla evlenmesini olumlu buluyorum” diye zikreyledi…

 

Fikri ile yan yana dahi gelmeden büyütülen, böyle fikri hür muhterem enteller yüzünden özgürlükleri daha o yaşlarda hadım edilen çocuklarımızı düşündüm. İşte o andan sonra ne fikirler sığdı bana, ne de ben fikirlere. Nihayete şükür anladım ki, kendi kadınlığına kin gütmüş bu zehirli ağızdan sıçrayan asitli ağulara saygı duyacak kadar entel değilmişim. Hele buna fikir özgürlüğü diyecek kadar dantel hiç değilmişim.

 

Velhasıl ben, olur olmaz her fikre saygı duyan entelliği(!) değil, hakikatı arayan aydınlığı seçtim.

 

Bir de ilahi özgürlükler vardı: “En müthiş özgürlükbu, adı da günah işleme özgürlüğü, başlarken “Allah içindir” deyiver, sığdıramadığın yer varsa gününü bekleme hemen gel geri iade ediver” dediler. Öyle ulvi bir özgürlükmüş ki, cennette yüz bakire huri garantisi de verdiler.

 

Zaten cinsiyetim uymadı, “ İnsanlık içindir” diyerek sevabı seçtim.

 

Ah unuttum sanmayın, onu en sona sakladım. Tarihe sloganını “Aşkta her şey mubah” diye yazdırmış özel hayat özgürlüğü de vardı elbette. Tekerlemesi ikram edilen çiklette…

 

Ne eş tanır ne de dost, kuzudur kurdun sırtında post.

Dilinde özgürlüktür şarkı, ruhunda çalarken ihanetin marşı.

 

Hissettiğini yaşar, döktüğün yaşa takar.

Ahlak bin ömürlüye yakışır, zaarda öyle bir lüks yok.

Bir kere gaflete düşersen, onda mübahın bahanesi çok…

 

Tekerleme kafiyeliydi ama ben yine de, ruhumun ahlakından yapılmış rengarenk prangalar seçtim.

 

Özgürlük pazarına düştü yolum geçenlerde…

 

Ne karanlık odalara girdim, ne o ekmekten bir dilim yedim. Entel değilmişim onu bildim, hiç tereddütsüz cehennemi seçtim. Pazardan çıkarken son sözümü de söyledim: “ Aşk her şeyi affetmez” dedim.

Ben, o pazarda ne yoksa onu seçtim. Elim kolum doluydu…

 

jalyan70@yahoo.com.tr

 

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Türkiye reel sektör bazında konsantrasyonunu ihracata bağlamış durumda. Elbette bunun önemini yok sayacak değilim.
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
Truva’nın Unesco Dünya Kültür Mirası listesine girişinin 20. yılı olan 2018; ülkemizde “Truva Yılı” ilan edildi.
AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, 13 Şubat 2018’de yaptığı konuşmada, “Bizim için Afrin neyse Ege’deki, Kıbrıs’taki haklarımız da odur. Savaş gemilerimiz, Hava Kuvvetlerimiz, gerektiğinde her türlü müdahaleyi yapmak için yakın takipteler” dedi.
Haber programında Zeytindalı Harekâtı için Afrin’e giden Mehmetçikleri izliyorum.
Ne yapmalıyız, yapabiliriz? Aydınlara düşen görevler ne olur?
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Dünyanın bir bütün olduğu günümüzde, bilimsel verilerden yararlanmanın vakti gelmiştir.
Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi’ndeki siyasetçiler başta olmak üzere Türk karşıtı olarak yorumlanabilecek söylem yükselişe geçti.
Kaçak su bedellerini kim ödüyor?
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?