22.02.2018,02:13
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Seçilmiş ölüm
04052015-unnamed-142917.jpg
JALE YANILMAZ
Yaşamın ve insanların temel denklemlerini kavrayanların dile getirdiği her düşünce, her söz evrenselliğe ve süresizliğe bir anıt gibi hapsedilir, anılmaya değer anlarda önüne çelenkler yığmaktan ibaret onurlandırmalar için.

Oysaki bu dillenişler denklemlerin bilinmezliklerini bilinir kılan, döngü kırıcı dövünümlerdir, tam da gördüğü muameleye inat.

 

Çatal dillidir (çift anlamlı dil) düşünür. Dualitik çatışmaların en tutkulu arabulucusu, müstakil oluşların analitik örücüsüdür. Ona göre, adıanılan her şey zıddının varlığında anlamdadır. Tam da karşıtına dönüktür atfının yüzü.

 

Tıpkı, son dönemlerde sosyal paylaşım alanlarında en sık rastladığım paylaşımlardan biri olan, Camus’un “ Bir ülkeyi tanımak istiyorsanız, o ülkede insanların nasıl öldüğüne bakın” düşünseli gibi.Ölüme işaret etse de aklının diğer köşesinde, ölüm sorunsalına (çözümü belli olmayan, hatta çözümü olmayan) bir cevap gibi teyakkuzdadır doğum.

 

Her nesil kendine gebe kalır ve yeniden doğumu için acı çeker ve her nesil kendi ruhunu ilelebete taşımanın gayretiyle doğar. İşte, bu sonsuza dek yaşama arzusundandır ölümsüzlüğe adanmış ölüşler, her daim tekerrüre dönük devinimler. Bin kere avazlanmış olsa da ilk kezmişçesine keşfedilen hakikatler. Ve işte, bu sonsuzluğa susamışlığın hezeyanıdır sorumsuzluk tanrısının sahte vaatli buyruklarına kanmak. Memnuniyeti için gönüllü kurbanlar olmak.

 

Kendine dönüktür sorumsuzluk. Egosantrik varoluş, hesabı kendisinden muaf, vicdan-ı red bir özgürlüktür(!). Kendi varlığından gayrı bir tesellisi olmayan ağıttır, diğerlerini hiçe sayan. Cennet kadar cehennemi de vadeden O asıl Tanrı’dan, “Oku!” buyruğunu boğazlayarak alınan en gizli intikamdır. Cehaletin vebalsizlik teminatına taammüden aldanıştır.

 

Açlık korkusuna yaftalanmış yoksunluk, varlık olmanın en vazgeçilmez değerlerinden silkelenmiş yoksulluktur. Bile isteye seçilmiş en ağır esaret, asaleti olmayan cesarettir.

Ve nihayet, umulmayan o ölüm anına kadar ölümsüzlüğün kollayıcı (!) tanrısıdır sorumsuzluk. Heyhat, kan ister, kurban ister, nesilden nesile taşınacak kendine adanmış canlar ister.

 

-Son beş yılda iş kazalarına bağlı olarak hayatını kaybeden işçi sayısı 6 bin 428.

-2000-2014 yılları arasında hayatını kaybeden işçi sayısı 15 binin üzerinde.

-Resmi kayıtlara göre, kadın cinayetleri sayısı son 7 yılda %1400 arttı. 

-2013 yılında toplam 1 207 354 adet trafik kazası meydana geldi. 161 306 adedi ölümlü ve yaralanmalı.

-17 Ağustos depreminde resmi raporlara göre, 17.480 ölüm, 23.781 yaralı oldu. 505 kişi sakat kaldı. Resmi olmayan bilgilere göre ise ölüm sayısı yaklaşık 50.000.

-Van'da 2 depremde toplam 644 kişi öldü

-Soma 301(!)

-Mecidiyeköy 10

-Akşehir 17

-Ermenek 18

 

Evet, bir ülkeyi tanımak istiyorsak, o ülkede insanların nasıl öldüğüne bakalım. Lakin yetmez, her düşünce zıddında anlamlanır. Her olgu başlangıcında döllenir.

 

Bir ülkeyi tanımak istiyorsak, o ülkede insanların hangi ölümün seçimiyle doğduklarına bakalım artık.

 

jalyan70@yahoo.com.tr

 

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Türkiye reel sektör bazında konsantrasyonunu ihracata bağlamış durumda. Elbette bunun önemini yok sayacak değilim.
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
Truva’nın Unesco Dünya Kültür Mirası listesine girişinin 20. yılı olan 2018; ülkemizde “Truva Yılı” ilan edildi.
AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, 13 Şubat 2018’de yaptığı konuşmada, “Bizim için Afrin neyse Ege’deki, Kıbrıs’taki haklarımız da odur. Savaş gemilerimiz, Hava Kuvvetlerimiz, gerektiğinde her türlü müdahaleyi yapmak için yakın takipteler” dedi.
Haber programında Zeytindalı Harekâtı için Afrin’e giden Mehmetçikleri izliyorum.
Ne yapmalıyız, yapabiliriz? Aydınlara düşen görevler ne olur?
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Dünyanın bir bütün olduğu günümüzde, bilimsel verilerden yararlanmanın vakti gelmiştir.
Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi’ndeki siyasetçiler başta olmak üzere Türk karşıtı olarak yorumlanabilecek söylem yükselişe geçti.
Kaçak su bedellerini kim ödüyor?
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?