24.11.2017,21:54
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Bilge ağacın yolu
04052015-unnamed-142917.jpg
JALE YANILMAZ
Günlerce düşündüklerimi yazıya dökmek için çabaladım… Ama olmadı. Ne zaman kalemi elime alsam, “Bildiğim, inandığım bütün değerler, bütün kavramlar tanınmayacak halde” dedim, vazgeçtim.

Sadece insanları değil, istisnasız bütün canlıları kapsayan evrensel ( adı üstünde ) değerler ve kavramların kendi kişisel ve grupsal algılarımıza ve yanlılıklarımıza hapsoluşunu endişe, korku, zaman zaman öfke, en çok da acı ile ama her halükarda öz ve genel eleştiri ile gözlemliyorum.

 

Kimimiz yaptıklarımızla, kimimiz yapmadıklarımızla; kimimiz söylediklerimizle, kimimiz söylemediklerimizle; kimimiz bilgimizle, kimimiz bilgisizliğimizle; kimimiz kasıtlı, kimimiz kasıtsız niyetlerimizle; nihayetinde mutlaka hepimiz ama az ama çok, payımıza düşen katkılarımızla(!), değerlerimizi, kavramlarımızı birer laboratuvar yaratıklarına dönüştürmeyi başardık(!).

 

Bugün artık, kendi varlığını diğerinin yokluğuna bağlayan bir “ÖZGÜRLÜK”e; savaşı, katliamı yoldaş tutan “ BARIŞ” a; mezhep ve etnik köken sınırlarında boğazlanan “ KARDEŞLİK” e sahibiz, elbirliği ile.

 

İnsanlığın var oluşundan beri, tam da karşıt durdukları ile halvete koyduğumuz bu caanım kavramlar, adlarına ölümsüz eserler, destansı yaşamlar bırakan şiirselliğini; uygarlığı hep bir adım ileriye taşıyan, ardından gidilir melodisini yitirdi.

 

Anlamadan biliyor, duymadan işitiyor, görmeden bakıyor, hissetmeden seviyoruz. Hakikat bir tane ise benimkidir diyoruz.

 

Benim varlığım egemense özgürüz, benim şartlarıma uyarsan barışığız, aynı kaptan yemediğimiz sürece kardeşiz diyoruz.

 

İşte biz tam da bu yüzden en çok “ FAŞİST” diyoruz…

 

Savaşı isteyene de faşist, istemeyene de faşist diyoruz. Bölünmeyelim, bir arada kalalım diyene de faşist, bölünelim, ayrılalım diyene de faşist diyoruz. Savaştan ülkemize sığınanlara yardım edelim diyene de faşist, etmeyelim diyene de faşist diyoruz.

 

Yıkıcı, yapıcı her düşüncesini ifade edene faşist,“Söylediklerinin tesirini düşünüp sorumluluğunu aldın mı?” diye sorgulayana yine faşist diyoruz.

 

Türk’sen faşistsin, Kürt’sen faşistsin, Alevi isen faşistsin, dindarsan faşistsin, dindar değilsen faşistsin, Atatürkçü isen faşistsin, Atatürkçü değilsen faşistsin, ulusalcıysan faşistsin, özerkçiysen faşistsin. Liberaller şanslılar çünkü şimdilik ılımlı faşistler.

 

“Korkarım evirdiğimiz kavramlar bizi giderek evrenselleştirdiğimiz başka bir kavramda birleştirecek: faşizm !” diye titredim günlerce. Baktığım her gözde, duyduğum her sözde, hissettiğim her duyguda teyit buldukça boğuldum. Acım öfkeye dönüştükçe siluetimden oldum. İçimde durmadan yanan bir ateşle kızgın volkan oldum.

 

Nihayet patladım…

 

İsyan ettim inandığım tüm değerlere, tüm kavramlara. Duvarları kırar, putları yıkarcasına yıktım, paramparça ettim kirletilen tüm yönleriyle.

 

Sadece para sıfırlanmaz ya dedim, sıfırladım tüm inançlarımı, kaybolan özlerini kayboldukları yerde yeniden bulabilmek ümidiyle.

 

Bir çözümü olmalı bunun dedim, henüz bilmediğim. Bomboş içimde bir yoldu istediğim.Bir parkın sedirine düşünmek için ilişince kendiliğinden bir ağaca değdi gözlerim.

 

Akşamın karanlığında bile görünüyordu sarsılmaz, dimdik duran gövdesi. Köklerine vefalı, gökyüzüne alabildiğine özgürdü. Sessizdi ama bilgeliği öğreticiydi. Seyrettim dakikalarca umuda bakar gibi.

 

Beni fark ettiğini anlayınca, “Nasıl başarıyorsun?” diye sordum, “Nasıl başarıyorsun, kımıldamadan özgür, görmeden bilge, konuşmadan öğreten olmayı?”

 

“Uzun uzun düşünmeye gerek yok, yol çok basit” dedi. Kimi an yumuşak, kimi an hırçın esen rüzgarınbilge ahengi ile sallanan ince dallarını gösterdi…

 

jalyan70@yahoo.com.tr

 

 

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Türkiye’nin ne cari açık sorunu var; ne de mali ve özel kesimin yüksek borcu… İhracat da canlanıyor, faizle enflasyon da önümüzdeki ay düşmeye başlayacak. Aylardır aynı şeyi dinliyoruz.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay