24.11.2017,21:52
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Tezkere
04052015-unnamed-142917.jpg
JALE YANILMAZ
Uzun bir süredir, bırakın gırtlağına dayanmayı, boyunu fersah fersah aşan dış borçlarından dolayı Türkiye ne tür bir taahhüt imzalamak zorunda kalacak diye düşünüyordum ki, bayramın hemen öncesi başbakanlık tezkeresi kabul edildi.

Ne yaptıysa kapatamadı hükümet: rant getiren devasa projelere ve gün geçtikçe çöktüğü, yıkıldığı haberlerine uyandığımız çarık çürük duble yollara dökülen paraların; zevklere sefalara, kasvet çöken edalara kurban edilen caanım ağaçların mezarları üstüne dikilen villalara, ak köşklere, müstakbel türbe camilere akıtılan milli servetin; Ortadoğu’ya padişah olma hezeyanı ile gırtlağımızdan sökülüp teröristlerin kanlı ellerine verilen lokmaların, dalga dalga operasyonlarla üzeri örtülmeye çalışılan yolsuzlukların, ülkemizde açtığı derin çukuru.

 

Acele acele kamulaştırıp,gizli gizli özelleştirmeler, fırından yeni çıkmış sıcak paralar, ellerini ovuştura ovuştura gelen dış yatırımcılarla eller havada geçti yıllar. Geldi hanlar gitti hamamlar. Sinsi sinsi alkış tuttu hahamlar. “İyi şeyler oluyor” diye de bangır bangır yazdı yamyamlar. Halk inandı, bu eğlence yerine girecek bilet parası olmasa da kapının dışında, kaldırımlarda çekildi halaylar.

 

Gün geldi, gün ağardı. Baş döndüren parlak ışıklar söndü. Büyülüsesiyle ninniler tıslayan şarkıcı sahneden çekildi. Garsonlar masaları toplarken, şefler adisyonları kesti. Eller havada olanlar tuvalete gitmek bahanesi ile teker teker ortadan kayboldu. Aç karnıyla soğuk kaldırımlarda halay çekmekten bitap düşen halk el mahkum hesapları ödemeye koyuldu.

Önce, düşük (!) enflasyon endeksiyle maaş zamlarının büyük bölümünü çıkarıp verdiler. Son dönemde kalan kısmını da.

 

Çarşıya pazara, markete kasaba her defasında bir yerine iki ödediler. Benzine, elektriğe, doğalgaza, suya zamla yatıp zamla kalktılar. Hem yutkuna yutkuna hem seve seve ödediler.

Yetmedi, taşeron olup güvence masraflarından vazgeçtiler,yeri geldi adisyon uğruna öldüler. Allah için gık diyemediler. Gık diyecek olanı da diyemeyenler tepelediler. Yine yettiremediler kredi çektiler, ödeyemediler hapse girdiler. Özgürlüklerini de verdiler.

 

Hesap bitti sandılar, en ucuz ilaca mahkum olup kalan sağlıklarını da sundular.Ama en acısı “Benim tek davam ekmek” deyip vatan toprağını da verdiler.

 

Yedi bitirdi milleti yine de kapatamadı hükümet ülkenin kesesinde açtığı bu derin yırtığı. Yine de dik durdu eğilmedi, durmadı yoluna devam etti. Son kozunu oynamadan zinhar pes etmedi.

 

Yeni ninniler bestelediler vatan, sınır güvenliği, kardeşlik, sulh güftelerine. İleride böğürecekleri “ Kötüye giden ekonomimizin sebebi, vatan, kardeşlik, barış uğruna yaptığımız bu kurtuluş (!) savaşıdır. Milletçe el ele verip, bu zor günleri, göstereceğimiz (göstereceğiniz) fedakarlıklarla birlikte aşacağız elhamdülillah” sloganlarını şimdiden yazmaya başladılar yalan defterlerine.

 

Mehmetçiğimiz, sevdiklerinin yüreğinden sökerek koltuğunun altına koyduğu canını vermek üzere “Vatan… Sana… Canım… Feda” uygun adımlarıyla sınırı geçe dursun, Beyaz Köşkün penceresinden keyifli bir melodi süzülüyor kanlı karanlığa doğru.

 

“Gel tezkere gel tezkere bitsin bu korku

Yoluna döktüğüm kanlar temizlesin bu b…”

 

jalyan70@yahoo.com.tr

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 1 | Onay Bekleyen Yorum 0

kayacı

Ekonomimizin içinde bulunduğu acınası durumu bile bu kadar edebi bir şekilde anlatabilecek başka biri yoktur Jale hanım.. İçinde bulunduğumuz rakamsal çöküntünün giderilebilmesi dileğimle.. esen kal..
8.10.2014 10:28:28


YazıYorum
Türkiye’nin ne cari açık sorunu var; ne de mali ve özel kesimin yüksek borcu… İhracat da canlanıyor, faizle enflasyon da önümüzdeki ay düşmeye başlayacak. Aylardır aynı şeyi dinliyoruz.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay