24.11.2017,21:52
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Zombileşeceğiz!
04052015-unnamed-142917.jpg
JALE YANILMAZ
Yasalar neden yapılır bilen var mı? Ben bilmiyormuşum mesela. Biraz baba mesleğinden gördüklerim, biraz okumuşluğumdan öğrendiklerimle bildiğimi sanıyormuşum sadece.

Hani, bir arada yaşayan milyonlarca insanın birbirine olan hakkını, hukukunu koruyan, insanı yaşam içinde güvenli, refah, ferah, adil tutan bir sistem diye yazar ya kitaplar: Yalan!

 

Kurumlar tarafından hazırlansa da kurumlar üstü, evrensel insan haklarının savunucusu, zayıfı geliştiren, güçlüyü dizginleyen hakkaniyet terazisi diye bangır bangır anlatırlar ya yazanlar: Külliyen yalan!

 

Hiç kelimeleri süsleyesim yok. En ham algımla ifade edeceğim: Yasalar, kanunlar, yönetmelikler, tüzükler kâbusumuz artık, hem de uyurken değil bilakis uyanıkken gördüğümüz. Zayıfın hasmı, güçlünün hamisi, göz göre göre, akıl bile bile icazet verdiğimiz ellerdeki sömürücümüz.

 

Sayısını bir türlü tutturamadığımız, 75 milyon mu, 76,5 milyon mu yoksa 80 milyon mu olduğuna karar veremediğimiz ülkem insanı, 550 tane koltuk, güç, iktidar sevdalısının omnipotans hezeyanlarının rüzgarı ile sürüklenedursun, kan içtikçe kolları uzayan, ilik emdikçe şişen, devleşen işbirlikçi ahtapotların ağırlığından çöküyor memleket.

 

Güç, zenginlik, iktidar bulimiasına tutulmuş, “yetmez, daha çok, daha çok” sendromuyla huzursuzlanan uykusuzların, gün ışığından muhafaza vampir yasaları, gece yarıları gizlice bacalarımızdan noel baba hediyeleriymiş gibi atıldıkça önümüze, her gün biraz daha, biraz daha evriliyoruzzombiliğe.

 

Isırıldık ve kanımız zehirlendi bir kere. Çaresi yok yaşayacağız(!) böyle, “Dur!” demedikçe, diyemedikçe.

 

Kentsel dönüşüm deyip keseceğiz ağacı, yakacağız ormanı. Kuracağız iki yakayı bir araya getirmeyen köprüleri, uzağı yakınlaştırmayan hava alanlarını. Tabiatı katlettikçe modernleşecek, modernleştikçe ilkelleşeceğiz.

 

Pembe panjuru olmayan Toki gözlü odalarda vazgeçeceğiz sevdiklerimizden.

Facebookta en çok tıklanana aşık olacak, yanımızdakinin göz rengini unutacağız. Klavyedeki tuşlarda devrimler yapacak, içimizdeki insanlık, özgürlük, adalet, barış özçekimlerini paylaşacağız, ayaklarımızın altına aldıklarımızın farkına varmadan.

 

Olmayan paralarımızla evler, arabalar almaya devam edecek, tatillere gidecek, AVM lerde ölüm öncesi canlılığı ile varlığımızı ispatlamaya çalışacağız. Tükendikçe bankalara koşacak, yeni yönetmelikle adı değiştirilerek yasallaşacak olan başlık parası, yüz görümlüğü tadındaki haraçları ödeyerek krediler çekecek, ölüm çırpınışlarımızın son tekmelerini savuracağız.

Baktık artık ekmek bulamaz hale geldik, pasta yiyeceğiz. Pasta da bulamazsak bonzai içeceğiz.

 

Sadece biz değil ilkelerimiz, değerlerimiz de zombileşecek el mahkûm. Demokrasi deyip sadece kendi doğrularımızı savunacağız, bizden olmayanları azınlık, azınlıkları ezilmelik göreceğiz. Barışmak için savaşacak, yeniden savaşmak için barışacağız. Özgürleşmek adına köleleşecek, köleleştikçe “Özgürlük adına!” diyeceğiz. Ama en güzeli(!) giderek daha da cahilleşecek, cahilleştikçe güçlenecek, güçlendikçe cahilleşeceğiz.

 

Yani zombileşeceğiz…

 

Bugün hala el ele tutuştuğumuz sevdiklerimiz var deyip de aldatmayalım kendimizi. Dönüşümün tamamlandığı o gün ilk onları yiyeceğiz.

 

Çaresi yok zombileşeceğiz.

 

“Dur!” demezsek, diyemezsek eğer.

 

jalyan70@yahoo.com.tr

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Türkiye’nin ne cari açık sorunu var; ne de mali ve özel kesimin yüksek borcu… İhracat da canlanıyor, faizle enflasyon da önümüzdeki ay düşmeye başlayacak. Aylardır aynı şeyi dinliyoruz.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay