22.02.2018,06:08
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Bu işte bir şer var
04052015-unnamed-142917.jpg
JALE YANILMAZ
“Bu büyük bir tehlikedir: Alim olmak ama cahil kalmak tehlikesi.” Ali Şeriati

Ve  Platon da der ki; “Cahil insan bilmeyen değil, bilmek istemeyendir.”  Görünen o ki; dünya yaşamından gelip geçmiş ve geçmekte olan düşünürler cehalet konusunda en büyük savaşı, cahil olduklarının bilincinde olmayanlara karşı vermişler. Muvaffak olmuşlar mı?…

Ve yine görünen o ki; olamamışlar. Heyhat, bu vaziyet bugün ayan beyan ortada. Ne elem…

Hafızamı yokladım epeyi vakit, bulamadım. Ben unutmuşumdur deyip bakındım internette gelmiş geçmiş haberlere bir umut.  Yok! Yine bulamadım.

 

Terör örgütü PKK’ya yapılan her operasyonda “Barış (!)” imzaları veren aydınlar, akademisyenler, meslek örgütleri vs, günbegün artan çocuk tecavüzleri, insan şiddeti, hayvan eziyetleri, doğa katliamları, eğitim çarpıklıkları, bozuk ekonomi ve daha da önemlisi terörün kucağına itilen çocuklar, gençler ile ilgili tek kelam etmemişler. Ne zaman ki, emperyalizmin örgütlediği PKK’ya karşı bir müdahale yapılmış, o zaman karabatak gibi baş göstermişler. Bu ulvi aydınlar(!), girdikleri her ülkeyi çöle, insanını köleye dönüştüren emperyal tetikçi Amerika’yı çözememişler. Ya Amerikan rüyalarıyla gözleri kamaşmış, ya da kör kalmışlar bilememişler. Onlarca toplumsal yaranın öbek öbek oluşturduğu kan göllerinin etraflarından dolaşıp, kongrelerde, panellerde, konferanslarda meslek jargonu yarıştırmayı marifet bilmişler. Sözde hümanist barış(!) çağrılarının satır aralarında gizlenen şeytani şerri görememişler(!).

 

“Kimi insanlar düzen dolap çevirmekte, ikilik çıkarmakta pek usta olmakla birlikte kafasızdırlar.” Francis Bacon.
 

Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli’nin dün TBMM’ de yaptığı konuşma, Afrin operasyonunda neden Suriye merkeziyle, Esad ile değil de, ÖSO ile ortaklaşıldığının açıkça beyanıydı. Amerika’nın bu operasyondaki sessizliğinin de- Menbiç’e kadar tabi-. Anlayana, anlamak isteyene elbette.

 

Daha düne kadar Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad’ın temsil ettiği rejimi devirmek için kurulduğunu bildiğimiz ÖSO’nun Suriye halkının temsilcisi olduğu iddiasını defalarca tekrarlayan Canikli’ye inanacak olsak, ÖSO’yu gerçekten de Türk Silahlı Kuvvetlerinin neferi zannedeceğiz. Hoş, konuşma metnini elindeki kağıda baktığı halde zar zor okuması, kendisini bile inandıramadığının çok açık bedensel itirafıydı.

 

Daha vahim olanı ise, bölge terörden temizlendiğinde kimlere teslim edileceği konusuydu. Yine Canikli’nin ifadesinden anlaşılan o ki, Afrin Suriye devletine değil, bölge halkına teslim edilecek. Türkiye’de mülteci yaşam süren Suriyeliler o bölgeye yerleştirilecek ve Türkiye sağlık, eğitim, altyapı gibi konularda destek olacak.

 

Anlamadım, biz mi yanlış anladık yoksa başa uyup da kandık. Bu operasyondaki amaç Suriye’nin bütünlüğünü, dolayısıyla Türkiye’nin güvenliğini, bölünmezliğini sağlamak değil miydi? Biz Mehmetçiğimiz’i bunun için yollamadık mı, gözümüzde yaş. Analar titreyen onurlu elleriyle yakmadılar mı kuzucuklarına kınaları, kalplerinden taşsa da telaş.

 

Bu millet bunun için tek yumruk olmadı mı? Mehmetçiğin yüreğinde bunun için atmadı mı?

 

Soruyorum; federatif bölünmeye sebep olacak bu planda hayır arayanlar, şer körü mü oldular, şer manyağı mı? Ansiklopedilerden teori üretmekten vazgeçip gerçekte olana baksalar da, ayırt etseler olmaz mı artık, bütün bu işler sahiden vatan savaşı mı, yoksa hala BOP ayağı mı?

 

jalyan70@yahoo.com.tr

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 1 | Onay Bekleyen Yorum 0

ŞABAN KAYACI

Sonunda sorduğunuz sorunun cevabı ile ilgili olarak fikrim şudur ki; bu yaşananlar "hala BOP " ayağı..Afrin ile ilgili siyasi-politik- askeri süreci veya neden sonuç ilişkisini "net" ortaya koymak mümkünsüz.. Karmaşık birbiri içine gizlenmiş amaç-erek ilişkileri var bence.. Jale HANIM, aslında TTB nin bildirisini eleştirmenizle ilgili olarak biraz şaşırdım..Ben inanıyorum ki, tabiblerin doğal olarak görevi insan yaşamıdır. Savaşa karşı duruş sergilemekte, desteklememekte, başka çareler aranmasını tavsiye etmekte "aydın insan duruşu" olmalıdır...Ama "kerizlik" değil.. Hayatı ve sağlığı öne çikaran, "savaş bir halk sağlığı sorunudur" diyen bir bildiride hainlik aramak, iktidarin kendi ham ettiği naneleri gizlemek için giriştiği kahramanlık öyküsünün peşine kerizce takılmak da.., bir o kadar aydın kerizliğine düşmek kadar olabilir... İçinde bulunduğumuz durumum çok nahoştur.. Şunu hatırlamak istiyorum...Kişisel becerisi, seviyesi,ahlakı, bilgisi ve hayat değerleri ile ilgili problemi ve komplexi olanlar başkalarını sürekli aşağılama merakı içerisinde olurlar... Çünkü kendine inanan cenahı bu şekilde diri tutabilirler.. Çünkü bu cenahın cehaleti onların varlığının nedeni dir..korunmalı ve canlı tutulmalıdır..Sürekli hamaset üreterek "bilgi" ve onun yarattığı sinerjinin üstü örtülmelidir.. İnanç ve itikat parlatılarak sömürü ile desteklenmelidir..İktidar bu işi iyi yapıyor..
31.1.2018 15:38:06


YazıYorum
Türkiye reel sektör bazında konsantrasyonunu ihracata bağlamış durumda. Elbette bunun önemini yok sayacak değilim.
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
Truva’nın Unesco Dünya Kültür Mirası listesine girişinin 20. yılı olan 2018; ülkemizde “Truva Yılı” ilan edildi.
AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, 13 Şubat 2018’de yaptığı konuşmada, “Bizim için Afrin neyse Ege’deki, Kıbrıs’taki haklarımız da odur. Savaş gemilerimiz, Hava Kuvvetlerimiz, gerektiğinde her türlü müdahaleyi yapmak için yakın takipteler” dedi.
Haber programında Zeytindalı Harekâtı için Afrin’e giden Mehmetçikleri izliyorum.
Ne yapmalıyız, yapabiliriz? Aydınlara düşen görevler ne olur?
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Dünyanın bir bütün olduğu günümüzde, bilimsel verilerden yararlanmanın vakti gelmiştir.
Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi’ndeki siyasetçiler başta olmak üzere Türk karşıtı olarak yorumlanabilecek söylem yükselişe geçti.
Kaçak su bedellerini kim ödüyor?
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?