23.11.2017,19:23
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Tünelin Ucu
892017-f.atlas-173215.jpg
FATİH ATLAS
Nihayet ligin beklenen meşhur haftasını geride bıraktık.

Ne olaylar, ne olaylar… Tabi ki gündem hakemler. Bir de kapıdan bakınca uzaktan görmeye başladığımız gerçekler var. O yüzden gelelim fasulyenin faydalarına…

Çakır ve Ezber Triosu

Olaylı derbi diyeceğim ama hangi derbi olaysız geçmiyor ki ligimizde? Kısaca önce başroldeki hakemlerden biraz bahsedeceğim. Cüneyt Çakır’ın Avrupa’da mükemmel maçlar yönetmesinin sebebi baskıdan uzak olması ve onu etkileyecek taraftar faktörünün olmamasıdır. Ayrıca son 5 – 6 yıldır Cüneyt Çakır’ın aynı yardımcılarla maçlara verilmesi ise tam bir skandaldır. Sürekli Bahattin Duran ve Tarık Ongun triosu ile maç yönetmeye alışırsanız, emin olduğunuz kararları bile verememe durumuna gelirsiniz. Bir kere bu sistemin kalkması lazım. Diğer hakemlere aynı tolerans gösterilmiyor çünkü. Bu hakem camiasında büyük bir ayrımcılıktır. O yüzden penaltı pozisyonunda Cüneyt Çakır aslında penaltıdan emin olmasına rağmen saniyelerce Tarık Ongun’a bakarak onay istedi. O da gördüğü halde nedeni anlaşılmaz! bir şekilde onay vermediği için Cüneyt Çakır da arkadaşını ezmek istemeyerek oyunu devam ettirdi. Buna rağmen teknik analizi yapalım.

Zihindeki Taktikler

Maç Aykut Kocaman’ın beklediği gibi başladı ama beklediği gibi bitmedi. Yıllardır kontrollü oyun tarzından vazgeçmeyen ve vazgeçmeyecek olan Kocaman’ın Skrtel’i oynatmamasının bir nedeni var. Skrtel’inNeudstader’den kat be kat daha iyi olduğunu biliyor. Ama Skrtel kazanılan duran toplarda çok fazla ileriye çıktığı için geride boşluk olacağından korkan FB hocası, onun yerine çok fazla işe yaramayan sadece GS’nin en büyük gol silahı Gomis’i durdurması için bir oyuncusunu feda etti. Sonuca bakıldığında FB gol yemediği için planı tuttu diyebilirsiniz. Ama 25 dakika 1 kişi fazla oynayan F.Bahçe, kazandığı duran toplarda ya da ceza sahasına yapacağı ortalarda skorerSkrtel’den yoksun kaldı. Aykut Kocaman’ın yaptığı değişiklikleri saymıyorum bile. Sonuç olarak Aykut Kocaman memnun değil, çok memnun olarak ayrıldı Ali Sami Yen’den. Onun kafasında olan şey, G.Saray’ı yenmek değil, ezeli rakibine yenilmemekti.

Niye Gol Gelmedi?

PekiTudor ne yaptı? Tudor, yenilikçi, ezber bozan bir antrenör. Ama daha gelişecek. Şanslı ki, Belhanda’nın ihanetine rağmen büyük bir tepkiden kurtuldu. 3’lü oynamasında sorun yok. DenayerMaicon ve Fernando Türkiye liginde bu işi becerebilirler. Sarı Kırmızılardaki asıl sorun korkutucu ekstra golcüsünün olmayışı ve 10 numara zayıflığı. Belhanda’nın atılacağı, gördüğü saçma sarı karttan sonra belli olmuştu. En kötü 55’te Selçuk değişikliğini yapması beklenirken bayTudor daBelhanda’nın atılmasını bekledi. Gomis’i marke ederseniz, özellikle derbilerde G.Saray’ın rakibi korkutacak ekstra golcüsü olmadığından işiniz kolaylaşır. Bu büyük handikap. Belhanda zaten çok skorer bir10 numara değil. En zayıf tarafı şut atmaması. TaraftarlarSneijder’i fazlasıyla aradı. Ayrıca G.Saray’ın son yıllarda derbi kazanamamasının büyük nedenlerinden birisi de Melo gibi isyan edecek bir liderinin olmaması. Böyle birisi hala yok G.Saray’da.

Çok tartışılan Latovlevici’yiise derbilerde oynatacaksanız tam bir bek görevi vereceksiniz. Önünde Rodriegues ya da Feghouli ile çok rahat oynar. Rakip sahada topu oyuna sokamaz. Böyle bir becerisi yok ancak küçük rakiplere karşı yüklenirken, kalabalık hücum hattına çok keskin orta yapma potansiyeline sahip. Geçen 2 sezonki Carole faciasından sonra 10 kişi kalınca FB’nin soldan gelemeyişi anlattıklarımın kanıtıdır. Tudor’un planları arasında 3’lü savunma olduğu gibi çift forvet oynatma da olmalıdır. Büyük maçları ancak böyle kazanabilir.

Rakibini Bekleyen, Şampiyonluğu da Bekler

Geçen sezona göre neler değişti dersek F.Bahçe’de, 2013 – 2014 sezonundan bu yana sadece isimler değişti, taktikler hep aynı kaldı. İsmail Kartal, Pereira, Advocaat, Aykut Kocaman hep bekleyip görüp sonra saldırma üzerine kurgularını devam ettiriyorlar. Fenerbahçe’nin derbi başarısı da biraz da bu mantığa dayanıyor zaten. Bakınız son şampiyonluğun geldiği Ersun Yanal’lı sezona. O sezon Yanal beklemeyi sevmediği için 4 derbinin sadece 1’ini kazanabildi. Ama diğer takımları rahat geçerek erkenden mutlu sona ulaştı. Önce rakibi bekleyenler şampiyonluğu da bekler.

Galatasaray ise kabuk değiştirdi. Tudor hatalar yaparak kendini geliştiriyor. Son 2 sezonun, hatta şampiyon olduğu 2014-2015 sezonunda da gol yeme rekorları kıran Galatasaray’da, yılların stoperiTudor defansı toplamayı başardı. Son 10 sezonda 9.haftalar itibariyle 6 golle en az gol yediği sezonu yaşıyor. En son Feldkamp ile 2007’de 9.haftada 4 gol yemişti. Şimdiye kadar çıktığı 3 derbide de (bunların hepsi iç saha) gol atmayı başaramayan Tudor’luGS’ye dikkat çekerken şöyle bir anektodu da paylaşalım. Fatih Terim G.Saray’ın başına ilk geldiği dönemde ligde oynadığı ilk 7 derbide (3’ü Ali Sami Yen’de 4’ü dışarıda) 3 puanla tanışamamıştı. Hepsinde gol yemiş, 7 maçta 17 gol görmüştü GS kalesinde. 1997 yılında Sarı Kırmızıların ligte derbi galibiyeti yoktur. 1996’nın Ağustos’unda göreve başlayan Terim, ilk zaferi için 1998’in Mart ayını bekleyecektir. Sonrasında farklı dönemlerde Galatasaray’ın başında Fenerbahçe ve Beşiktaş’a karşı çıktığı 39 derbinin sadece 7’sini kaybetti. Yani kendini geliştirerek büyük maçları kazanan adam olmayı başardı.Anahtar ise kaybetmeyerek gelişim.

Beşiktaş Gerçeği

Değişimi yaşayan diğer 2 zirve ortağı Beşiktaş ile Başakşehirde puanları paylaştı. Beşiktaş’taki sıkıntının nedeni doymuşluk. Bu sorunu erken yaşamaya başladılar. Tek aç adam Cenk Tosun. Şenol Güneş bu soruna çözüm bulamadı. Tıpkı sezon başı yazılarımda da değindiğim gibi yeni transferleri takıma adapta edemeyerek hata yaptı. Sinirli ruh hali bunu yansıtıyor. Bunlar küçük transferler değil, oynamadıkça sorun çıkmaya ve katkı yapamadıkça da çıkarmaya devam edecekleri. Beşiktaş Şampiyonlar Ligi’nde bu gruptan lider çıkacak. Muhtemelen çeyrek final oynayacak. Ama bunun maalesef sonrası yok. Lige tam dönüş yaptığında tren istasyondan çoktan kalkmış olabilir.

Başakşehir’in Avrupa kupalarından dolayı geçtiğimiz sezonki art arda seri galibiyetler alamayacağını, teknik direktörlerden muhtemel gidecekler listesini, takip edenlerin de bileceği gibi önceki haftalarda yazmıştım. Tam 30 yıldır bu ligi izliyorum. Şampiyonluğa derbileri kazananlar değil, küçük maçlarda puan kaybetmeyenler ulaşıyor. Hele ki üstteki rakibiniz puan kaybetmişken o hafta 3 puan alamıyorsanız hedefe ulaşma yolunda takım ve bireysel stresiniz artıyor.3 büyükler arasındaki 8 puanlık fark 9.haftalar geçilirken önemli olmaya başlar. Ben tünelin ucu için az da olsa bir ipucu görüyorum. Ne demek istediğimi ilk yarı bitmeden anlayacaksınız.

 

fatih@enigma-pr.com

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, ekonomi zirvesinde öyle bir tablo ortaya koydu ki inanılmaz. Hatta bir ara içimden ‘Beni Şimşek’in ülkesine götürün’ demek geldi.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay