17.10.2017,16:01
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Unutulan Futbol Fabrikası
892017-f.atlas-173215.jpg
FATİH ATLAS
Bu yazımızda günümüz endüstriyel süper lig futbolundan uzaklaşıp şu anda sorunlarla boğuşan, Türkiye’nin batıya açılan kapısı Trakya’nın futbol gündeminden bahsedeceğim.

Çoğu 70’li yılların başlarında kurulup, aynı yörenin gençleriyle 70’li yılların sonunda ve 80’li yıllarda İstanbul’a kafa tutan takımlar, bilenlerin zihninde efsaneleşmiş ama o parlak yıllar çok sürmeyip 90’lardan itibaren yavaş yavaş yerini amatör kulüplere bırakmıştır. Trakya’nın büyük ilçelerinde hangi kulüplere giderseniz gidin, kulüp odalarında eski gazete manşetlerinden ve efsane kadrolarından duvara asılmış fotoğraflar bulabilirsiniz. Özellikle bölgeden İstanbul takımlarına futbolcu ihraç eden Trakya, bir zamanlar futbolcu fabrikası olarak anılırdı.

Özkaynak Kurudu Böyle Oldu

Başta Tekirdağ olmak üzere, diğer Trakya şehirlerinde kulüplerin oyuncuları yıllardır yöre gençlerinden oluşur, komşu ilçelerden transfer takviyesiyle de başarı sürdürülebilir olurdu. Çok uzak olmayan deplasmanlar, toprak sahalar, hatırla çıkılan maçlar geride kaldı. Ama asıl neden; 90’lı yıllarla birlikte gençlerin iş bulmak ya da üniversite hayatı nedeniyle seçimlerini İstanbul ve diğer büyük şehirlere kaçışları oldu. Tabi Trakya şehirlerini yönetenlerin yıllardır kentlerine yatırım yapmaması, en büyük eğlencelerden biri olan futbolu da vurdu.

Ruh Gitti, Para Geldi

Toprak sahada, en az 2 bin kişi önünde her hafta sonu oynanan maçlar; darbukalı, davullu ve klarnetli tribün destekçilerinden oluşan taraftarlar vardı. Yöre gençleri hafta sonu maçlarını iple çeker, köfte kokuları eşliğinde insanlar streslerini attığı 90 dakika yaşarlardı. Sonra İstanbul takımları örnek alınmaya başlandı. Genç kategorilerde lige girmeme, onun yerine İstanbul’dan 30 yaş üstü bitik futbolcular transfer etme modası geldi. Sahalar suni çimlendi ama boş tribünlere oynanan maçlarda tek bir yerel futbolcunun olmadığı takımlar karşımıza çıktı artık. Tabi ki, komşunun çocuğunu, oğlunu, yeğenini, arkadaşını, abini ya da kardeşini izlemek varken, adını bile bilmediğin, 3 maç oynayıp şehri terkeden oyuncuyu mu izleyeceksin?

Şimdiki Durum Ne?

Yaşı 50’nin üzerinde olanların ballandıra ballandıra, hem de lakap takılan futbolcu isimleriyle anlattığı efsane Trakya takımları günümüzde canlanır mı? Çok zor. Çünkü idareci yapısı değişmeli. Şu anda 2’si TFF 2.Lig, 3’ü TFF 3.Lig ve 5’i de BAL Ligi olmak üzere toplam 10 Trakya takımı profesyonel liglerde mücadele ediyor.

2.Lig’ten başlarsak, şu an da Silivri’nin de gelmesiyle yıllar sonra bu kategoride takım sayısı 2 oldu.80’li yılların sonunda şimdiki adıyla TFF 1.Lig olan ligte toprak sahasıyla rakiplere sahayı dar eden Silivrispor, TFF 2.Lig’e yükseldi. Yine aynı grupta yer alan Kırklarelisporise birkaç sezondur başarıyla mücadelesini sürdürüyor.

3.Lig’te ise 3 takım mücadele ediyor. 1. Grupta Trakya’nın en eski kulüplerinden eski adıyla Çatalca Gençlik Kulübü, renklerini efsane Gündüz Kılıç’tan alan şimdiki Çatalcaspor, 75 yıllık tarihinde son yıllarda bulduğu istikrarla yoluna sağlam adımlarla devam ediyor. 2.Grupta ise yörenin en yenilerinden birisi var : ErgeneVelimeşe. Küçük bir kasabadan başlayan bir başarı hikayesidir Ergene Velimeşe. Çorlu ile Çerkezköy arasından yükselen futbol ışığı, başarıda yine istikrarı gösteriyor. 3.Grupta ise Sarı Siyahlı renklere sahip, bir zamanların efsanesi Tekirdağspor var. 3 kulüp içinde maddi sorunlarla boğuşan tek takım ise Tekirdağspor.

BAL’da Sorun Var

Son yıllarda eski deplasmanlı ligin yerini alan ve 3.Lig’e çıkmayı oldukça zorlaştıran, bana göre gereksiz bir sistem olan Bölgesel Amatör Lig’te5 Trakya takımı lige pazar günü 12.Grupta start verecek. Edirne’den Edirnespor ve Uzunköprü, Tekirdağ’dan Çorluspor 1947 ve Çerkezköy 1911, Kırklareli’den ise eski efsanelerden Lüleburgazspor. Maalesef hepsinin ortak yanı maddi sorunlarla boğuşuyor olması ve Edirnespor dışında şampiyonluk hedeflerinin olmaması.

2 yıldır, takım kontenjanı 2 olan Kırklareli 1’er takımla lige giriyor. Geçen yıl Vizespor 50 bin TL bulamadığı için katılamadı. Şampiyonluk emeği boşa gitmiş oldu. Birçok insan Vize’yi tanıyacakken, belediye ve kurum desteği bulamayan yönetim lige katılamadı. Diğer katılımcı olan Lüleburgaz Yıldırım ise hiçbir hazırlık yapmadan lige katıldı ama dibe demir atarak devre arasında çekildi. Bu sezon hak kazanan yılların Babaeskispor’u ise parasızlıktan lige katılamadı.

İşin diğer tarafında yani federasyonun bu lige bakışı nasıl bir de ona bakalım. Aslında destek var. Lige giriş için federasyona 20.000 TL para yatırıyorsunuz ve lig sonunda bu parayı geri alıyorsunuz. Bir nevi kapora. Lig başlar başlamaz TFF size 12.500 TL veriyor. En az 3 yaş kategorisinde alt lig takımıyla mücadele ederseniz, bu takımların antrenörleri için de aylık 500’er TL destek sağlıyor. Deplasmana gidecekken, kilometre başına 2 TL, gideceğiniz kilometre150’nin üstündeyse de 1.250 TL konaklama parası veriyor. Bütün bu desteklere rağmen 20.000 TL’yi bulamayan bir ilçenin takım yöneticileri de kusura bakmasınlar ama o takımın başında durmasın.

Problemin Çözümü

2. ve 3.Ligte mücadele edenler, başarısını dışarıdan tonla parayla getirdikleri yabancı oyuncu ve hocalara borçlu. Maalesef 1 tane bile yerli oyuncuları yok. Bu da futbol ruhunu köreltiyor. Onlar için başarı sürekliliği altyapı yatırımına bağlı, belediye başkanlarına değil.

BAL’daki kulüplerde ise durum biraz daha farklı. Yerli oyuncu çok ama onları az bir maddi sistemle oynatacak yapı oluşmalı. Çözüm dış transfer değil. Kendi çocuğuna ya da kendi şehrinde üniversite okuyan gençlere sahip çık. Genç antrenörleri yöre çocuklarının başına getir. 5 yıl devam et. Sonrası aydınlık merak etme…

 

fatih@enigma-pr.com


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Türkiye’nin işsizlik rakamları açıklandı. Hiç oran tartışmasına girmeyeceğim. Son bir yılda tüm zoraki, işsiz adamı işsiz saymama gibi uygulamalara rağmen iki haneye oturduğu görülüyor.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
“tüketim kölelik ise, üretim özgürlüktür”
Haziran 2017’de İsviçre’de yapılan Kıbrıs Konferansından yine bir sonuç çıkmadı.
Bülent Ecevit; 1980 ihtilâlinin ardından Hamzakoy’ da “misafir” edildi. Sonrasında siyasi yasaklı olduğu için geçim sıkıntısına düştü.
Bu yazımızda günümüz endüstriyel süper lig futbolundan uzaklaşıp şu anda sorunlarla boğuşan, Türkiye’nin batıya açılan kapısı Trakya’nın futbol gündeminden bahsedeceğim.
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
Avrupa'daki Türkiye itibarının kötüye gitmesinde Türkiye'deki iktidarın politikaları temel rol oynuyor.
Ülkemizde yapılan barajların ölü hacimleri, faydalı hacimlerinden fazladır.
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay