15.12.2017,07:34
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Ekonominin patronuna açık teklif
10122013-cetin-unsalan-160854.jpg
ÇETİN ÜNSALAN
Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, ekonomi zirvesinde öyle bir tablo ortaya koydu ki inanılmaz. Hatta bir ara içimden ‘Beni Şimşek’in ülkesine götürün’ demek geldi.

Hiçbir şeyi sorun etmeyen, itibarı zedelendiği için inandırıcılığı kalmamış rakamları kanıt gösteren, reel sektörün pozisyon açığını bile problem görmeyip, hatta yıl bazında fazla verdiğini iddia eden, çok güçlü bir bankacılığa sahip olduğumuzu anlatan, vatandaşın gelir seviyesinin iyi olduğunu vurgulayan baştan sona ‘Rakamistan’ ülkesine ait veriler.

 

Yetinmedi, neyin nereyle kıyaslanırsa, bizim daha iyi olduğumuz tabanına oturtulmuş, iç borcu bile yok sayan bir konuşma. ‘Yahu Millet dışarda aç, sen hangi rakamdan bahsediyorsun’ derler adama.

 

Nitekim Şimşek hızını alamamış aynı konuşmayı sonrasında sigortacıların da bulunduğu bir toplantıda da tekrar etmiş. Elbette sigorta sektörüyle ilgili sorunlarının ve çözümlerinin peşinde olan sektördeki hayal kırıklığını anlatmama gerek yok.

 

Ben buradan ekonominin patronuna açık bir teklifte bulunacağım. Hani üniversiden bir çocuk mezun olur da, iş hayatına atıldığında gerçeğin okulun çok ötesinde olduğunu görür ya, aynı mantıkla. Başbakan Yardımcısı’na açık ve uzun bir staj dönemi öneriyorum.

 

Mesela 2 ay ailesiyle birlikte asgari ücretle yaşamaya çalışsın. Sonraki ay ulaştırma giderlerine bile yetişemeyen bir öğrenci olsun. 2 ay bir sanayi kuruluşunun başında patron olarak üretim yapmaya çalışsın. Bir ay TESK tarafından belirlenecek bir ilçede esnaflık yapsın.

 

Bir ay bankanın krediler servisinde çalışsın. Nasıl bir mobbing ve açmaz yaşandığını belki görür. 3 ay banka yönetsin; 2 ay emekli olarak sürdürsün yaşamını. Sonraki aylarda sırasıyla sözleşmeli taşeron işçisi, atanamayan öğretmen, işsiz, memur, hatta gazetecilik yapsın.

 

Üniversitede öğretmen, adliyede hakim, herhangi bir davada bağımsız bir avukat, İETT şoförü, taksi şoförü, 2 ay toprakla uğraşan çiftçi, 2 ay hayvancılıkla uğraşan vatandaş, 1 ay kasap olsun. Listeyi uzatabilirim; ama sadece bu kadarı bile yetecektir.

 

Toplumun hangi kesimine giderseniz gidin, feryat yükseliyor; ama ekonominin patronu kendi oluşturdukları rakamlarla öykü anlatıyor. Kendi oluşturdukları diyorum çünkü sürekli kriterleriyle oynuyorlar.

 

Eğer ekonomiyi kendi aralarında da böyle konuşuyorlarsa, işte o zaman yandık. Sorunun gerçekten farkında değiller demektir. Rahmetli Unakıtan bakanlığı bırakıp, İstanbul’a gelince ilk sözü ‘hayat çok pahalıymış’ olmuştu.

 

Ben Başbakan Yardımcısı’nın görevi bırakmasını değil, görevdeyken tüm güçlerinden arınmış olarak vatandaş gibi yaşayıp staj yapmasını öneriyorum. Merak ediyorum o zaman da böyle konuşabilecek mi? Peki Şimşek ne mi anlattı?

 

“Bir fizikçi, bir kimyacı ve bir ekonomist ıssız bir adaya düşmüş. Yiyecek bir şey yok. Lakin bir bakmışlar, sahile vuran bir konserve kutusu… Dolma! 

Fizikçi demiş ki: “Bir taşla vurup açalım, yeriz.” 
Kimyacı demiş ki: “Ateşe atalım hem pişer hem de kutu açılır.” 
Ekonomist: “Farz edelim ki elimizde bir konserve açacağı var.”

 

Farz edelim Sayın Başbakan Yardımcısı; farz edelim…

 

cetinunsalan@yahoo.com


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Yazarın Diğer Yazıları
YazıYorum
Herkes istihdam meselesine takılmış durumda. Hatta şu an TOBB üyelerinden artı 2 istihdam istendi.
Diğer Yazarlar
Zenginlerden daha mı çok vergi alınsa?
Tanrı’nın yeryüzünde kendine ayırdığı iki toprak parçasından birisi olan Kudüs hiçbir milletin ya da dinin tek başına malı değildir. Özeldir. Kutsaldır. Ata yadigarıdır. Tüm insanlığın ortak mirasıdır.
Girit Adası’nın hukuki statüsü hakkında tarihçiler tarafından kullanılan iki tez vardır.
Meslekî bıkkınlık ya da günümüzün moda tabiriyle “Tükenmişlik Sendromu” uzun yıllar aynı mesleği yapmak zorunda kalanlarda sıkça görülebilen psikolojik bir rahatsızlıktır.
Süper Lig’te 13. Hafta geride kalırken, oluşan görüntüyü Afrika’nın vahşi topraklarında yaşanan yırtıcı savaşlarına benzetiyorum.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Yüksek enflasyon dönemlerinde işletmeleri bekleyen büyük tehlike...
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?