17.12.2017,07:20
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Manşet: Tokat manyağı
10122013-cetin-unsalan-160854.jpg
ÇETİN ÜNSALAN
1989 yılında Turgut Özal Cumhurbaşkanı iken hükümeti kurma görevini Yıldırım Akbulut’a verir.

Akbulut, Meclis’te yaptığı konuşmada Süleyman Demirel’i kast ederek, kendisini barajlar kralı olarak nitelendirenlerden bile çok baraj yapacağını beyan eder.

 

Bunun üzerine Süleyman Demirel sataşma olduğu gerekçesiyle söz ister ve adı zikredilmediği halde kendisine söz verilince de şunu söyler: “Az önce buraya çıkan zat, milimetreküp ile metreküp arasındaki farkı açıklasın, siyaseti bırakacağım.”

 

Meclis Başkanı, Hukukçu Başbakan Akbulat’a cevabı olup olmadığını sorar ve yanıt yoktur. Barajların olup olmaması meselesini bir kenara bırakırsak, bu anekdot siyasetin güzel bir örneği olduğu kadar, had aşımına verilen de naif bir yanıttır.

 

Peki bunu niye anlattım? Rasyonellikten uzaklaşmış, yandaşlığın geldiği son noktayı manşet yapmış bir haber sitesinin yorumu üzerine ilk aklıma gelen buydu. Manşet şu: “Türkiye büyüme oranlarıyla uluslararası kuruluşları tokat manyağı yaptı.”

 

Şimdi ben de rahmetli Demirel gibi çıkıp: Bu haberi yazan zat, büyüme ile kalkınma arasındaki farkı açıklasın, mesleği bırakacağım mı diyeyim? Gerçekten açıklarsa, bu manşeti atmamış olması gerekirdi. Açıklayamazsa da bilmediği konularda haber yapmamış olması lazım gelirdi.

 

Son derece seviyesiz, ekonomik rasyonellikten uzak, birilerine yaranıp, iki tane ilan düşürme sevdasıyla sergilenmiş bu tavra nasıl habercilik diyeyim? Ankara ile aynı dili konuşmayı gazetecilik zanneden bu tayfa, ülkeye en büyük yalanları bile söylemekten kaçınmıyor.

 

Daha kötüsü, muhtemelen iki gün öncesine kadar da, yani adamlar burada parayı kazandıkları için, bol keseden not dağıtırken de Ankara’ya paralel övgüler saçıyordu.

 

İşin iktisadi tarafına ve analizine girmeyeceğim bile... Sık sık yazıp çiziyor, ekrandan bunları anlatıyoruz zaten. İçimi yakan bu yalanlara ortak olanların gazeteci diye ortada gezmesi.

 

Fakat şuradan çok net söyleyeyim: Bir gün sokaktaki insanların gözlerine bakacak yüzünüz olmayacak. Çok yazık… Sokaktaki vatandaşa gelince… Onun yanıtını da Nazım Hikmet şu dizeleriyle veriyor:

 

“…Bu dünya öküzün boynuzunda değil,
bu dünya ellerinizin üstünde duruyor.
Ve insanlar, ah, benim insanlarım,
yalanla besliyorlar sizi,
halbuki açsınız,
etle, ekmekle beslenmeye muhtaçsınız.
Ve beyaz sofrada bir kere bile yemek yemeden doyasıya,
göçüp gidersiniz bu her dalı yemiş dolu dünyadan...”

 

cetinunsalan@yahoo.com


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Yazarın Diğer Yazıları
YazıYorum
Herkes istihdam meselesine takılmış durumda. Hatta şu an TOBB üyelerinden artı 2 istihdam istendi.
Diğer Yazarlar
Zenginlerden daha mı çok vergi alınsa?
Tanrı’nın yeryüzünde kendine ayırdığı iki toprak parçasından birisi olan Kudüs hiçbir milletin ya da dinin tek başına malı değildir. Özeldir. Kutsaldır. Ata yadigarıdır. Tüm insanlığın ortak mirasıdır.
Girit Adası’nın hukuki statüsü hakkında tarihçiler tarafından kullanılan iki tez vardır.
Meslekî bıkkınlık ya da günümüzün moda tabiriyle “Tükenmişlik Sendromu” uzun yıllar aynı mesleği yapmak zorunda kalanlarda sıkça görülebilen psikolojik bir rahatsızlıktır.
Süper Lig’te 13. Hafta geride kalırken, oluşan görüntüyü Afrika’nın vahşi topraklarında yaşanan yırtıcı savaşlarına benzetiyorum.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Yüksek enflasyon dönemlerinde işletmeleri bekleyen büyük tehlike...
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?