22.02.2018,17:30
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Kurumsal yapılar ve KOBİ gerçeği
11122017-cengiz3-165615.jpg
CENGİZ HERGÜNLÜ
Bir ülkenin iktisadi büyümesini sadece kişi başına verimlilik veya kişi başına düşen milli gelir ile açıklamak yeterli olmayıp, sahip olunan kurumların niteliği, kalitesi ve sürekli yenilenme düzeyi ile de ilgilidir.

Ülkelerin sahip olduğu doğal kaynakları, coğrafi konumu, dinsel ve kültürel eğilimleri ile toplumsal yapı ve değişik kesimlerin çelişen çıkarları da iktisadi gelişme ile yakından ilgilidir.

 

Bir diğer gösterge olan iklim yapısı, coğrafi konum ve doğal kaynaklar ise ülkemizde diğer ülkelerden farklı, önemli ayırt edici özellikler göstermez. Yani ülkemizin doğal kaynaklarının yeterli olamadığı şu ana kadar öğretilerde yerini almıştır.     

 

Teknolojik gelişmelerin dünya ekonomisini şekillendirdiği bu yüzyılda, birlikte ele alındığında,genel iktisadi büyümenin aslında en önemli göstergesi, kurumların güçlü ve kaliteli olduğu ülkelerde fiziki ve toplumsal sermayenin daha hızlı ve çabuk biriktiği görülmektedir.  

                                                                                   

Özellikle gelişmekte olan ülkelerde akrabalık ilişkilerine, etnik ya da dini bağlara dayalı,aşağıdan yukarıya doğru oluşan kurumlar ağırlıktadır. Bu tür kurumlara “enformel” kurumlar denir ve bunların kuralları ile yönetim yapıları yazılı şekilde gelişmez.   Fakat daha sonra biçimsel olmayan dediğimiz bu kurumlar ekonomiyi,siyaseti ve devletin yapısını etkiler hale gelirler.

 

Günümüz Türkiye’sinde bu tür kurumlara ise örnek olarak, tarikat örgütlerine bağlı enformel kurumların oluşumunu gösterebiliriz.    

 

Tarikat şeklinde örgütlenen bu kurumlar sadece kendi üyeleri arasında  bilgi alışverişini artırarak, aralarında ki karşılıklı güveni güçlendirerek bir takım hizmetler sunarlar. Kendi aralarındaki iktisadi faaliyetlerini destekler ve yaygın hale gelirler.                

 

Bu kurumların en önemli özellikleri kendi veya içinde bulundukları grubun çıkarlarını korumaya yönelik davranış biçimi sergilerler. Kendi gruplarının dışında olan diğer kurumları zayıflatıcı,dışlayıcı çabalar içine girerler. Bir yere kadar sürekli büyüme ve güçlenme trendine giren böyle kurumlar zamanla devlet desteğini de yanlarına alarak  faaliyetlerine devam ederler.

 

Belli bir süre yaygınlık kazanan enformel kurumlar,ekonomi geliştikçe  ve işlemler karmaşık hale geldikçe, aile ve özellikle dini bağlara dayalı yönetim biçimleri modern çağın gereklilikleri nedeniyle yetersiz hale gelmeye başlar.Devletin de böyle kurumlara yakınlığı ve güç etkileşimleri bu şekilde geliştiğinden,iktisadi büyümenin tabana yayılması da böylece engellenmiş olur. Bunun sonucunda devletin iktisadi ve teknolojik gelişmeyi desteklemekten çok birikimlere el koyucu,iktisadi gelişmeyi engelleyici yönde davrandıkları görülmektedir.

 

Tabi ki yine bunun sonucunda siyasi,etnik ve dinsel etkileşimlere dayanmadan, etik olan ticari ahlak kuralları içinde faaliyetlerini sürdürmeye çalışan  KOBİLER en büyük zararları görmektedir.

 

Oysa üretilen iktisadi politikaların, kurumların oluşmasında dar kesimlerin çıkarlarını korumaktan ziyade, toplumun geniş kesimlerinin beceri ve gelişimlerini destekleyici, yatırım yapmalarını ve daha ileri teknoloji kullanmalarını özendirici politikalar üretmeleri, daha güçlü ve nitelikli kurumların oluşmasına neden olacaktır. Böyle kurumlara ise yukarıdan aşağıya doğru gelişen,çağın gereklerine uygun,yönetim biçimleri yazılı olan  formel kurumlar denilmektedir. Güçlü ve nitelikli olan kurum şekli de bunlardır.

 

www.hergunlu.com

chergunlu@hergunlu.com


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Türkiye reel sektör bazında konsantrasyonunu ihracata bağlamış durumda. Elbette bunun önemini yok sayacak değilim.
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
Truva’nın Unesco Dünya Kültür Mirası listesine girişinin 20. yılı olan 2018; ülkemizde “Truva Yılı” ilan edildi.
AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, 13 Şubat 2018’de yaptığı konuşmada, “Bizim için Afrin neyse Ege’deki, Kıbrıs’taki haklarımız da odur. Savaş gemilerimiz, Hava Kuvvetlerimiz, gerektiğinde her türlü müdahaleyi yapmak için yakın takipteler” dedi.
Haber programında Zeytindalı Harekâtı için Afrin’e giden Mehmetçikleri izliyorum.
Ne yapmalıyız, yapabiliriz? Aydınlara düşen görevler ne olur?
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Dünyanın bir bütün olduğu günümüzde, bilimsel verilerden yararlanmanın vakti gelmiştir.
Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi’ndeki siyasetçiler başta olmak üzere Türk karşıtı olarak yorumlanabilecek söylem yükselişe geçti.
Kaçak su bedellerini kim ödüyor?
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?