19.02.2018,06:37
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
İşletme kurmanın bilinci - 6
11122017-cengiz3-165615.jpg
CENGİZ HERGÜNLÜ
Kobi, toplum ve ahlâk

Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre 2013 yılın da 2 milyon 695 bin 131 adet girişimci firma faaliyet göstermiştir.

 

Küçük ve Orta Büyüklükte ki işletmeler (KOBİ) toplam girişim sayısının %99,8’ini, istihdamın yüzde 74,2’sini;

 

Maaş ve ücretlerin yüzde 54,7’sini, cironun yüzde 63,8’ini, faktör maliyetiyle katma değerin yüzde 52,8’ini ve maddi mallara yapılan brüt yatırımın yüzde 53,3’ünü oluşturmuştur.

 

Veriler ışığın da baktığımız da, ülkemiz de KOBİ’lerin toplam girişim içinde ki payı yüzde 99,8’dir.  Neredeyse ülkemiz girişim ekonomisinin % 100’ü KOBİ’lerden oluşmaktadır.

 

KOBİ demek; bana göre “Cesaretli Girişimci’’ demektir. Yetenekli girişimciler aranıyorsa “Girişimci Ruhu’’ zaten tek başına bir yetenektir. Türkiye gibi henüz kalkınmasını tamamlamakta gecikmiş, ekonomisinin her an ne olacağı belirsiz olan bir ülke de girişimcilerimiz, önemli bir risk alarak işletme kurma yoluna gitmişler ve yaklaşık olarak istihdamının yüzde 75’ini gerçekleştirmişlerdir. Önemli bir entelektüel sermaye birikiminin varlığı ortadadır.

 

Henüz kalkınmakta olan ülkemiz de, yerli teknoloji ne yazık ki yeterince gelişememiştir.

 

Yapılan her 1 TL’lik makine ve teçhizat donanımını oluşturan, teknolojik sabit sermaye yatırımının 0,6 krş’u yurt dışına gidiyor demektir.

 

Teknoloji ise; üretim de kalitenin artması anlamına gelir. Teknoloji yatırımların da, yurt dışı bağımlılığından dolayı yatırım maliyetleri artmakta ve doğal olarak bunlar da fiyatlara yansımaktadır.

 

Bu şekil de üretmeye çalıştığımız ürünlerin, yine yurt dışından daha ucuza ithal ikâme mallar olarak getirilmesi sonucu,  yerli üretimde fiyat tutmamakta ve KOBİ’lerimiz fiyat düşürmek için kalitelerinden ödün vermek zorunda kalabilmektedirler.

 

Aslında bence Türkiye ekonomisi bu anlamda kısır döngüye girmiş olup, bunlardan en çok KOBİ’lerimiz etkilenmekte ve zarar görmektedir. 

 

Kaliteli üretim,  iş ahlâkının bir göstergesidir.

 

İstihdamın yüzde 75’ini sağlayan KOBİ’ler de kaliteden ödün verilmeye ve kabul görmeye başladıkça, başlangıçta maliyetleri düşürmek adına, zorunlu olarak, kaliteden ve ticari ahlâktan verilen ödünler, KOBİ’lerde çalışan bireylerin önemli bir kesimini de etkileyecektir.  

 

Ülkemizdeki istihdamın  yüzde 75’lik dilimini oluşturan bu bireylere,  ailelerini ve etkileşimde bulunduğu sosyal çevrelerini de ilave ettiğimiz zaman, sadece üretim kalitesinden ödün vermekle oluşan olumsuz iş ahlâkının, nasıl bir toplumsal ahlâk sorunu haline gelebileceğini buradan anlamak mümkündür.

 

chergunlu@hergunlu.com

www.hergunlu.com    


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Bertolt Brecht’in 120 yaşı dolayısıyla Zeliha Berksoy müthiş bir oyun sahneye koydu: İnsan neyle yaşar?
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
Truva’nın Unesco Dünya Kültür Mirası listesine girişinin 20. yılı olan 2018; ülkemizde “Truva Yılı” ilan edildi.
AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, 13 Şubat 2018’de yaptığı konuşmada, “Bizim için Afrin neyse Ege’deki, Kıbrıs’taki haklarımız da odur. Savaş gemilerimiz, Hava Kuvvetlerimiz, gerektiğinde her türlü müdahaleyi yapmak için yakın takipteler” dedi.
Haber programında Zeytindalı Harekâtı için Afrin’e giden Mehmetçikleri izliyorum.
Ne yapmalıyız, yapabiliriz? Aydınlara düşen görevler ne olur?
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Dünyanın bir bütün olduğu günümüzde, bilimsel verilerden yararlanmanın vakti gelmiştir.
En önemlisi konunun eski anlamda bir 'siyaset' tartışması olmadığını idrak etmektir.
Kaçak su bedellerini kim ödüyor?
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?