17.12.2017,07:19
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
'Cari açığın yüzde 2’sini kapatmak istiyoruz'
Dünyada 4 trilyon dolarlık pazar olan kimya sektörünün Türkiye’deki en büyük oyuncularından olan Akkök Holding kuruluşlarından Ak-Kim’in Genel Müdürü 40. kuruluş yıldönümünde 2023 yılına kadar 300 milyon dolarlık yatırım müjdesi geldi.
 
Ak-Kim Genel Müdürü Onur Kipri’nin 40. yıl kutlamaları kapsamında düzenlediği basın buluşmasına Akkök Holding İcra Kurulu Başkanı Ahmet Dördüncü ve Akkök Holding İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Raif Ali Dinçkök de katıldı. 
 
2017 yılının, hem Ak-Kim hem de Akkök Grubu için çok önemli bir yıl olduğunu söyleyen Akkök Holding İcra Kurulu Başkanı Ahmet Dördüncü, 2023 yılında Türkiye’nin cari açığının yüzde 2’sini Akkök Holding olarak kapatmayı hedeflediklerini söyledi.
 
Gerek ulusal, gerekse uluslararası ölçekte kimya sektörünün gün geçtikçe daha fazla önem kazandığını anlatan Dördüncü, “Akkök Holding olarak kimya sektörü bizim de odaklandığımız ana sektörlerden birisi. Kimya sektöründeki gelişmişlik seviyesi ülkelerin gelişmişlik düzeyi ile doğru orantılıdır.
 
Türkiye’ye baktığımızda görüyoruz ki, kimya sektörü, otomotiv ve hazır giyim sektörlerinin ardından en çok ihracat gerçekleştiren üçüncü sektör.
 
Ancak Türkiye’nin dış ticaret açığında kimya sektörünün 25 milyar dolar payı var. Bu sebeple kimyada önceliğimiz katma değer yaratan, inovatif ürünler geliştirmek” dedi.
 
Akkök Holding İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Raif Ali Dinçkök ise, Ak-Kim’in sadece ürün değil dünyaya know-how ihraç ettiğini söyledi.
 
Dinçkök, “Akkök Holding olarak önceliğimiz sürdürülebilir büyüme ve karlılık yaratarak; ülkemize ve paydaşlarımıza değer katmak.
 
Ak-Kim dün olduğu gibi bugün de Türkiye ekonomisine katma değer sağlamaya devam ediyor. Bu gururu her geçen gün biraz daha büyütmek en büyük hedefimiz” dedi.
 
Ak-Kim’in bugün yurt dışında anahtar teslim kimya şirketleri kurarak 40 yılda biriktirdiği bilgi ve tecrübesini yurt dışındaki şirketlere aktardığını anlatan Raif Ali Dinçkök, “15 senedir yurt dışında anahtar teslim fabrikalar kuruyor. Ak-Kim 2002 ve 2004 yılında Ürdün’de Klor Alkali Tesisi kurup başarıyla devreye aldı.
 
Yine Suudi Arabistan’da 2008 yılında iki ayrı Klor Alkali Tesisi, 2007’de Pakistan’da Hidrojen Peroksit Tesisi, 2011’de Yunanistan’da Hidroklorik Asit Tesisi, 2012’de Cezayir’de Klor Alkali Tesisi ve 2014 yılında yine Cezayir’de Demir III Klorür Tesisi kurdu.
 
Sadece yurt dışında değil, yurt içinde de anahtar teslim tesis projeleri yapmak istiyoruz ve bu anlamda gelecek projelere talibiz” diye konuştu.
 
“Fırsatları değerlendiriyoruz”
 
Ak-Kim Genel Müdürü Onur Kipri, Cumhuriyetin 100. yılı olan 2023’e geldiğimizde Ak-Kim’in özel kimyasallar alanında sektörün bir numaralı oyuncusu olmasını istediklerini ifade ettiği konuşmasında, “2023’e geldiğimizde Ak-Kim’i 750 milyon dolar cirolu bir şirket konumuna getirmek istiyoruz. 40 yıldır organik ve inorganik büyümesini sağlıklı şekilde sürdüren Ak-Kim, yeni şirket satın alma fırsatlarını da değerlendirecek.
 
Gizem Frit’in ardından bu yıl Alman Dinox’u satın aldık. Var olduğumuz pazarlarda daha da güçlenmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.
 
Askere bor tabanlı çelik yelek
 
Şirketin 40 yıllık sürecinde sadece üretimi 1.000 tondan 800.000 tona çıkarmakla yetinmediğini anlatan Kipri sözlerini şöyle sürdürdü:
 
“Kimya sürekli gelişen ve geliştirilmesi gereken bir sektör. Biz de Ar-Ge ekibimizi sürekli geliştirdik. Bugün Ak-Kim’in Ar-Ge merkezinde yaklaşık 60 Türk mühendisi sürekli yeni ürünler için çalışıyor.
 
Türkiye’de sanayi açısından çok önemli girdileri sadece Ak-Kim üretiyor.
 
Koç Üniversitesi ile birlikte yeni kurduğumuz araştırma merkezi bor tabanlı ürünler üzerinde çalışıyor. Bu ürünler zırhlarda ve çelik yeleklerde kullanılacak.
 
Ümit ediyoruz ki; askerlerimizin hayatını kurtaracak ve can kaybını azaltacak.
 
Karayolları için yeni geliştirdiğimiz asfalt katkı maddesi ile asfaltın daha uzun ömürlü olmasını ve yakın gelecekte köprü ve otoban asfaltlarının her yıl değişmemesine katkıda bulunmayı hedefliyoruz.
 
Düşük ısıda yıkansa bile çamaşırların makineden tertemiz çıkmasını sağlayan hammaddeyi biz üretiyoruz.
 
Ütü istemeyen gömlekler, suda eriyen tuvalet kâğıtları da bizim ürünlerimiz sayesinde üretiliyor.
 
Yapı kimyasalları ile daha sağlam binaların yapılmasına katkıda bulunuyoruz.”
 
Kimya sektörünün milyarlarca insanı yakından ilgilendirdiğini ve kimyadaki gelişimin ülkelerin gelişimi ile doğrudan bağlantılı olduğunu da vurgulayan Kipri, “Servis ve imalat sektörüne hammadde ve yardımcı madde sağlayan dünya kimya sanayinin yıllık cirosu 4 trilyon doları aşmaktadır” dedi.
 
Sektör 300 bin kişiye istihdam yaratıyor
 
Türkiye’de kimya sanayinin 300 bin kişiyi istihdam ettiğinin altını çizen Ak-Kim Genel Müdürü Onur Kipri sözlerini şöyle sürdürdü:
 
“Bu rakam imalat sanayindeki toplam istihdamın yüzde 9’u kadardır. Aileleri ile baktığımızda 1 milyon 200 bin kişi doğrudan bu sektörden geçimini sağlamaktadır.
 
Dolaylı istihdamla birlikte kimya sanayi, ülke için önemli bir iş kapısıdır.
 
Ancak sektörün önemli sorunları da var. Hammaddede yurt dışına bağımlılık, kimyanın en çok dış ticaret açığı veren ikinci sektör olmasına yol açıyor.
 
Türkiye’de 25-30 milyar dolarlık bir kimya üretimi var. 14 milyar dolarlık ihracata karşın, sektör 40 milyar dolarlık ithalat gerçekleştiriyor yani sektörün cari açığı 25 milyar dolar mertebesinde.
 
Tüketim arttıkça kimyasal ihtiyacının da artacağı, 2023 ve sonrasında cari açığın, eğer önlem alınmazsa, 50 milyar dolara çıkacağı tahmin edilmekte.
 
Bu cari açığı kapatabilmek için de sektörümüzün katma değeri yüksek performans kimyasallarına, Ar-Ge ve inovasyona ve petrokimya ürünlerine odaklanması gerekiyor.”
 
 

,


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Bu Kategoride Son Eklenen Diğer Haberler
YazıYorum
Herkes istihdam meselesine takılmış durumda. Hatta şu an TOBB üyelerinden artı 2 istihdam istendi.
Diğer Yazarlar
Zenginlerden daha mı çok vergi alınsa?
Tanrı’nın yeryüzünde kendine ayırdığı iki toprak parçasından birisi olan Kudüs hiçbir milletin ya da dinin tek başına malı değildir. Özeldir. Kutsaldır. Ata yadigarıdır. Tüm insanlığın ortak mirasıdır.
Girit Adası’nın hukuki statüsü hakkında tarihçiler tarafından kullanılan iki tez vardır.
Meslekî bıkkınlık ya da günümüzün moda tabiriyle “Tükenmişlik Sendromu” uzun yıllar aynı mesleği yapmak zorunda kalanlarda sıkça görülebilen psikolojik bir rahatsızlıktır.
Süper Lig’te 13. Hafta geride kalırken, oluşan görüntüyü Afrika’nın vahşi topraklarında yaşanan yırtıcı savaşlarına benzetiyorum.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Yüksek enflasyon dönemlerinde işletmeleri bekleyen büyük tehlike...
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?