25.09.2017,14:24
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Dijitalleşme çağında yetenek savaşları
Dünya büyük bir dijital dönüşüm yaşarken, yetenek arzının düşüklüğü ve doğru yeteneklere yönelik talebin yüksekliği dünya genelinde bütün ülkeleri ve sektörleri etkisi altına alıyor.

Durum böyle olunca, iş dünyasının ortaya çıkışından itibaren doğru insanları işe almak ve elde tutmak için verdiği “yetenek savaşları” daha da kızışıyor.

Deloitte Üniversitesi tarafından yayınlanan bir rapora göre eğitim ve gelişim faaliyetlerinin “çok yüksek” önem taşıdığını düşünen şirketlerin oranı geçtiğimiz yıl üç katına çıkmış olsa da, şirketlerin bu eğitim çalışmalarına hazır olma oranı hızla düşüyor.

Araştırmaya katılan şirketlerin yalnızca yüzde 40'ı bu zorluklarla yüzleşmeye hazır olduğunu belirtirken, bu oran geçen seneye göre yüzde 35 daha düşük.

Bu nedenle, yeni yetenekleri çekmek için kurumların insan kaynakları stratejilerini dönüştürmesi ve şimdiye kadar olduğundan çok daha fazla yenilikçi olması, eski varsayımlar ve modası geçmiş uygulamalardan en kısa zamanda kurtulmak gerekiyor.

Yetenek savaşını başarıyla sürdürerek teknolojiden daha akıllıca yararlanabilmenin, daha sağlıklı bir kurum kültürü ve daha dayanıklı bir iş gücü oluşturabilmenin tek yolu bu.

Yetenek yönetimi ve gelişimi stratejilerinde dönüşüm şart

Artık şirketler çalışanlarını günü kurtarmaya yönelik bir yaklaşımla yönetmek yerine, çalışan gelişiminin şirketin büyümesinde bir olmazsa olmaz olarak tasarlandığı çalışma ortamlarına geçiş yapmak zorunda.

Yetenek gelişimi için yıllık performans değerlendirmeleri yapmak artık yeterli değil.

Kuşkusuz ki değişim kolay değildir ve yetenek savaşlarında yeni iş alım taktiklerinden daha fazlasına ihtiyaç var.

Bunun için kurumların bütün insan kaynakları sürecini, ellerindeki yetenekleri yönetme ve geliştirme şekillerini çağın gereklerine adapte etmesi gerekiyor.

Yetenek ve öğrenme arasındaki ilişki doğru bir şekilde kurulabilirse hem çalışanların hem de şirketlerin stratejik hedeflerine ulaşmaları sağlanabilir.

Dönüşüm bir tercih değil zorunluluktur

Enocta Genel Müdürü Tijen Armağan, şirketlerin İK ve kurumsal eğitim alanında yaşaması gereken bu dönüşüm hakkında şunları söyledi:

“Dönüşüm çoğumuz için bir tercih değil zorunluluktur. Şirketlerin çoğu bir noktada daha riskli bir rotaya doğru adım atmak zorundadır.

Bu riskli adımın daha başarılı sonuçlara ulaşmasına destek olmak için geliştirilen Yeni Nesil Öğrenme Olgunluk Modeli, şirketlerin kendi kendini geliştiren bir organizasyon ekosistemi oluşturmak için gereken rotayı çizmelerine yardımcı olmayı hedefliyor ve halihazırda dünya çapında 6.700'ü aşkın şirkette 45 milyon çalışan tarafından kullanılıyor.

Bu model, şirketlere yetenek olgunluğu seviyeleri hakkında bilgi verirken hangi adımları atarak şirketlerini bir sonraki aşamaya taşıyabilecekleri konusunda da tavsiyeler sunuyor.”

Yetenek yönetimi ve öğrenme arasındaki yapay duvarları ortadan kaldıran şirketler bu savaşı kazanacak

Tijen Armağan bu dönüşümde şirketlerin neye ihtiyacı olduğunu doğru şekilde belirlemesinin çok önemli olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Yetenek savaşlarının sonunda, yetenek yönetimi ve öğrenme arasındaki yapay duvarları ortadan kaldıran şirketler iş sürecindeki değişikliklere daha iyi yanıt verebilecek ve yenilikler konusunda daha başarılı olabilecektir.

Adaptasyon dinamiklerini başarıyla yönetebilecek ve rekabet gücünü koruyacaktır. Kendi kendini geliştiren bir şirket, çalışanlarına kendi gelişim ve kariyer rotalarını kontrol etme gücü verir.

Ayrıca çalışanlara mevcut yetileri hakkında anlamlı bir bağlam sunarken, her bir çalışanın öğrenme inisiyatifi almasına olanak tanıyarak kendi gelişim planlamaları için neler yapmaları gerektiğini bilmelerini sağlar.

Bunu başaran kuruluşlar çalışanlarıyla, onları geleceğe hazırlayacak araçlar arasında sorunsuz bir bağlantı kurmayı başarabilir.

Dönüşüm başlatmak başta korkutucu görünebilir ama Yeni Nesil Öğrenme Olgunluk Modelini kullanan kuruluşlar öğrenme ve yetenek yönetimini başarı yolundaki en önemli stratejik ortak haline getirdikleri yeni bir sayfa açabilirler.

Bu yönde adım atan insan kaynakları ekiplerinin sayısı arttıkça, yetenek yönetimi iş dünyasının en vazgeçilmez güç kaynağı haline gelecektir.

Bu aynı zamanda kurumların öğrenmedeki dijital dönüşümü için de önemli bir yol haritası olacaktır.”


,


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Bu Kategoride Son Eklenen Diğer Haberler
YazıYorum
Son bir haftadır herkes bu konuya kafa patlatıyor. Önce Ankara Ticaret Odası seçimleriyle başladı. Seçimlerin ertelendiği Resmi Gazete’de yayımlandığı belirtilerek gündeme oturdu.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
İstanbul’daki Metro ve Marmaray inşaatlarına kadar bu büyülü şehrin tarihini ortalama MÖ 750’ler civarı ile başlatmak adettendi.
Haziran 2017’de İsviçre’de yapılan Kıbrıs Konferansından yine bir sonuç çıkmadı.
Amasya’dan Erzurum’a geçti.
Bu yazımızda günümüz endüstriyel süper lig futbolundan uzaklaşıp şu anda sorunlarla boğuşan, Türkiye’nin batıya açılan kapısı Trakya’nın futbol gündeminden bahsedeceğim.
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
Yaşanmakta olan kriz ne sadece Almanya seçimlerine dairdir ne de yeni başlamıştır.
Bu ülkenin borçları neden devamlı artıyor? Çoruh Enerji Planı bize ne hediye (!) ediyor?
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay