15.12.2017,07:22
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
'Türkiye, gönüllülük çalışmalarında 137 ülke arasında 132.'
5 Aralık, Türkiye’de olduğu gibi; 123 ülkede de tam 32 yıldır Dünya Gönüllüler Günü olarak kabul ediliyor.
Bu özel günde, toplumdaki yerimizi ve birbirimize ne kadar faydada bulunduğumuzun bir kez daha farkına varıyoruz.
 
Hiçbir ücret veya kazanç elde etmeden, başkalarına yardım etmeyi ifade eden gönüllülük, devlet ile toplum arasında köprü görevi görse de, toplumsal refaha katkıda bulunsa da, kişinin sosyal bir çevre ve konum elde etmesine imkan tanısa da gönüllülük kavramı ülkemizde yeterince bilinmiyor.
 
Vatandaşların yalnızca yüzde 2,5 kadarı toplumsal kuruluşlarda, yüzde 4,2’si ise; siyasal kuruluşlar için gönüllülük faaliyeti yürütüyor.
 
Oysa Finlandiya vatandaşlarının yüzde 75 ila 80’i hayatlarının bir evresinde gönüllü kurumlara, Kuzey Amerika’da toplumun yaklaşık yüzde 68’i sivil toplum ve gönüllülük faaliyetlerine katılıyor.
 
İsveç’te bu oran yüzde 57, Ukrayna’da yüzde 13, sosyoekonomik düzeyin Türkiye’den pek farklı olmadığı Hindistan’da ise; yüzde 32 düzeyindedir.
 
Türkiye’de gönüllülüğün tanıtılması, yaygınlaştırılması, desteklenmesi ve teşvik edilmesi için 39 yıldan beri kendini gönüllülüğe adamış 77 yaşındaki Gönüllülük Eğitmeni ve Yazar İnal Aydınoğlu, “Tarihten bu yana birçok millete kapısını açan, ‘Komşusu açken tok yatan bizden değildir’, ‘Bir elin nesi var, iki elin sesi var’ gibi yardımlaşma üzerine birçok atasözü ve deyimi bulunan Türkiye, Dünya Bağışçılık Endeksi’ne göre gönüllülük çalışmalarında 137 ülke arasında 132. sırada bulunuyor.
 
Türkiye, araştırmalarda sürekli en mutsuz ülke kategorisinde yer alıyor.
 
Yapılan araştırmalara göre mutluluğu sağlayan, bireyleri depresyondan çıkaran en önemli şey, bir STK’da görev almak.
 
Gönüllülüğün ne olduğunu bilmiyoruz, toplumumuzun neredeyse yüzde 90’ı bir derneğe üye değil. Kısacası Türk milleti olarak gönülsüzüz” diyerek sözlerine şu şekilde devam ediyor:
 
“Gönüllülük para verilen bir faaliyet alanı olarak görünüyor. Türk halkının yüzde 10’u para bağışı yaparken, yüzde 4’ü gönüllü faaliyetlere katılıyor.
 
Yine Dünya Değer Araştırması’na göre de Türkiye, 55 ülke içerisinde gönüllü bir faaliyete katılan kişiler araştırmasında sonda yer almıştır.
 
Araştırmalara göre, 15-27 yaş arası gençler arasında STK üyeliği 1999 yılında yüzde 8, 2003 yılında yüzde 4, 2006 yılında ise; yüzde 6 düzeyindedir.”
 
Gönüllüğü yaygınlaştırmak için Gönüllülük Platformu’nu kurdu 
 
Ülkemizde bireysel gönüllülük ise; daha çok bayramlarda geleneksel olarak yardımlar, bağışlar, kan bağışı, mahalle dayanışması gibi etkinlikler olarak görülüyor.
 
Özellikle 99 Marmara Depremi’nden sonra bireysel gönüllülük artmıştır.
 
Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarına üyelik ve gönüllülük rakamları çok düşük düzeylerdeyken ve özellikle bireysel gönüllülük kavramı oluşmamışken Gönüllülük Eğitmeni ve Yazar İnal Aydınoğlu, gönüllülük üzerine 12 tane kitap yazdı,
 
Kadıköy Belediyesi’nde gönüllülük üzerine ücretsiz kurslar açtırdı.
 
Özellikle kadınların büyük bir katılım gösterdiği sertifikalı kurslardan mezun olan her 10 kişiden 9’u bir sivil toplum kuruluşuna üye oldu.
 
Yapılan araştırmalarda mahallelerdeki toplumsal dayanışmanın arttığı gözlemlendi.
 
Yine Marmara, Maltepe Üniversiteleri’nde gönüllülük üzerine yüksek lisans derslerini yerleştirdi.
 
Gönüllülüğün artması için Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarını tek bir platformda toplamak üzerine sosyal medya hesapları üzerinden Gönüllülük Platformu’nu oluşturdu.
 
“5 Aralık 2016 Dünya Gönüllüler Günü’nde kurduğumuz Gönüllülük Platformu ile 1 yıl içerisinde 8 milyon 400 bin kişiye tam 44 milyon kez ulaştık. Videolarımız toplam 10 milyon kez izlenirken, 1 milyon beğeni, yorum ve paylaşım aldı. 1 yıldaki bu gelişmeden büyük mutluluk duyuyoruz.” diyen Aydınoğlu, Dünya Gönüllüler Günü’nün sevgi, barış, şefkat ve merhamet günü olarak kullanması gerektiğini ifade ediyor.
 
Aydınoğlu, konuyla ilgili şu açıklamalarda bulunuyor:
 
“İnsanlar karşılık beklemeden, koşul koymadan birbirlerini sevemedikleri için çıkar duygusu dünyayı ateşler içinde yakıyor. Her gün dünyanın en az 70 yerinde savaş oluyor, insanlar birbirlerini öldürüyorlar.
 
Çevremizdeki her yerde İran’da, Irak’ta, Suriye’de, tüm Orta Doğu’da savaş var.
 
Dünya Gönüllüler Günü’nün daha geniş bir kapsam ve anlam içinde; sevginin, şefkatin, merhametin dünyaya egemen olması yolunda kutlanması gerekiyor.” 
 
-----
 
İnal Aydınoğlu, Gaziantep doğumlu ekonomist ve iş adamı.
1978 yılında başladığı gönüllülük yolculuğunda yakaladığı coşku, sevinç ve mutluluğu insanlarla paylaşma çabası içerisinde olan bir kişi.
Bu amaçla; gazete ve dergilerde yazılar yazmakta, televizyon programları yapmakta, kurslar, seminerler, konferanslar vermektedir.
Marmara Üniversitesi ile bazı özel üniversitelerde lisans ve yüksek lisans programlarında öğretim görevlisidir.
Sevgi Üzerine, Mutluluk Üzerine, Daha İyi Bir Yaşam Üzerine, Yaşama Sevinci Üzerine, Yaşamın Anlamı Üzerine, Kadın Erkek Üzerine, Bilinçli Yaşam Üzerine, Özgür Yaşam Üzerine, Karşılıksız: Bir Gönüllü Yolculuğu, İçsel Yaşam Üzerine, Gönüllülük-İnsanlık ve Mutluluk Yolu ve Sevgi Liderliği-Gönüllülükte Başarı Yolu başlıkları altında yayınlanmış 12 kitabı bulunmaktadır.
 

,


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Bu Kategoride Son Eklenen Diğer Haberler
YazıYorum
Herkes istihdam meselesine takılmış durumda. Hatta şu an TOBB üyelerinden artı 2 istihdam istendi.
Diğer Yazarlar
Zenginlerden daha mı çok vergi alınsa?
Tanrı’nın yeryüzünde kendine ayırdığı iki toprak parçasından birisi olan Kudüs hiçbir milletin ya da dinin tek başına malı değildir. Özeldir. Kutsaldır. Ata yadigarıdır. Tüm insanlığın ortak mirasıdır.
Girit Adası’nın hukuki statüsü hakkında tarihçiler tarafından kullanılan iki tez vardır.
Meslekî bıkkınlık ya da günümüzün moda tabiriyle “Tükenmişlik Sendromu” uzun yıllar aynı mesleği yapmak zorunda kalanlarda sıkça görülebilen psikolojik bir rahatsızlıktır.
Süper Lig’te 13. Hafta geride kalırken, oluşan görüntüyü Afrika’nın vahşi topraklarında yaşanan yırtıcı savaşlarına benzetiyorum.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Yüksek enflasyon dönemlerinde işletmeleri bekleyen büyük tehlike...
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?