22.11.2017,05:03
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
2017 Başöğretmenlik Onur Ödülümüz Prof. Dr. Sayın Ayşegül Ataman’ın
Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı kalarak etkin, verimli ve kaliteli bir şekilde eğitim hizmeti sunulması hedefini tüzüğüne koymuş olan Anadolu Eğitim Sendikası, bu hedefe başarıyla yürüyen eğitimcileri örnek almaktadır.
 
Çağdaş, bilimsel ve laik eğitimin öncü eğitimcilerini genç meslektaşlarımıza tanıtmak, başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’ün öğretisini sürdürmek ülküsündeyiz. 
 
Kurulduğumuz yıldan başlayarak her 24 Kasım'da yalnızca bir eğitim çalışanına sunduğumuz Başöğretmenlik Onur Ödülümüz, Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde, mesleki başarılarıyla bize rol model olmuş örnek ve özel eğitimcilere takdir edilmiştir. Bu yılki ödülümüz Sendikamız Onur Kurulu'nun teklifi, Merkez Yönetim Kurulu'nun 1.11.2017 Tarih ve 600 Sayılı Kararı ile eğitime ve örnek projelerle başarıya adanmış bir ömür için Prof. Dr. Sayın Ayşegül ATAMAN’a takdim edeceğiz. 
 
ATAMAN, Gaziantep’in önde gelen, köklü ve kültürlü bir ailesindendir. Babası Mehmet Emin Güzel, annesi ise; Nadire Enç hanımefendidir. Nadire Hanım, Türkiye’de özel eğitim alanının kurucusu Mitat Enç’in kız kardeşidir. ATAMAN’ın özel eğitim alanını seçmesinde dayısının önemli bir etkisi olduğu bilinmektedir. 1975 yılında Oktay Ataman ile evlenen, Ayşegül ATAMAN’ın  2 erkek evladı bulunmaktadır.
 
ATAMAN’ın kırk yılın üstünde bir akademik geçmişi bulunmaktadır. Eğitim bilimleri ve özel eğitim alanında birçok akademisyen ve öğretmenin yetişmesinde emeği bulunmaktadır. ATAMAN’ın öğrencileri bugün Türkiye’nin dört bir tarafındaki okullarda ve üniversitelerde görev yapmaktadırlar. Bunların arasında kamuoyunca bilinen Prof. Dr. Ziya Selçuk, Prof. Dr. Hasan Bacanlı, Prof. Dr. Feride Bacanlı, Prof. Dr. Servet Özdemir, Prof. Dr. Emin Karip gibi birçok tanınmış akademisyen yer almaktadır.
 
Prof. Dr. Ayşegül ATAMAN, 1969 yılında Özel Eğitim ve Okul Psikologluğu ve Rehberlik Bölümleri'nden mezun olmuştur. Çift dalda lisans öğrenimini tamamlayan ATAMAN’ın eğitim anlayışı çok yönlü bir bakış açısıyla gelişmiştir. Özel eğitim alanındaki genel bilgisi ile okul psikologluğu ve rehberlik konusundaki bilgilerini birleştiren ATAMAN, yüksek lisans döneminde üstün yetenekliler alanına yönelmiştir. 1976 yılında tamamladığı  "Üstün Zekâlı Çocukların Eğitsel Sorunları: Ankara Fen Lisesinde Bir araştırma” isimli doktora tezi ile de bu alanda Türkiye’de öncü olmuştur. 1970-1984 yılları arasında Ankara Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü'nde öğretim elemanı olarak çalışan ATAMAN, 1986 yılında Gazi Üniversitesi’ne geçmiştir. Burada, 1986-87 öğretim yılında Eğitim Bilimleri Bölüm Başkanlığı yapmış ve aynı dönemde Özel Eğitim Öğretmenliği Anabilim Dalı'nı kurmuştur. 
 
Özel eğitim alanının tüm alt branşları ile ilgilenen ATAMAN, Türkiye’de uzun yıllar ihmal edilen ve az bilinen; özel gereksinimli çocukların eğitimi konusunda öncü bir bilim insanı olarak tanınmaktadır. Özel eğitim alanında pek çok idari ve akademik görevi başarıyla sürdürmüş, birçok bilimsel ve sosyal proje gerçekleştirmiş, binlerce özel eğitimci ve yüzlerce akademisyenin yetiştirmiş ve özel eğitim alanının Türkiye’de tanınmasına katkı sağlamış bir bilim insanı olarak ATAMAN, tanınmış Balkan Eğitimcileri arasındaki haklı yerini almıştır.
 
1970-1984 yılları arasında Ankara Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Özel Eğitim Bölümü'nde öğretim elemanı olarak çalışan ATAMAN, 1984 yılından itibaren Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi'nde öğretim üyesi olarak çalışmaya başlamıştır. Ataman, 1984-1987 yılları arasında Gazi Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölüm Başkanlığı görevini sürdürmüş ve 1986 yılında özel eğitim bölümünün de kuruculuğunu yapmıştır. 1952 yılında dayısının (Mitat Enç) Gazi Eğitim Enstitüsü'nde kurduğu ve kısa süre sonra kapanan özel eğitim bölümünü tekrar açarak, dayısından aldığı kuramsal çerçeve ve birikimi aynı kurumda 34 yıl sonra tekrar hayata geçirmeyi başarmıştır.
 
1978-1979 yılında Cambridge Üniversitesi'nde alan incelemesi yapan ATAMAN, 1987-1988 yıllarında Columbia Üniversitesi Leta Hollingworth Üstün Zekalı Çocuklar merkezinde gözlem ve incelemede bulunmuştur. Bunun ardından aynı üniversitede Teachers College’da 1989-1990 yılları arasında Visitor Scholar olarak bulunmuştur. 
 
1992- 1993 eğitim-öğretim yılında Gazi Üniversitesi,  Eğitim Bilimleri Enstitüsü Kuruculuğu ve Müdürlüğü görevini sürdüren ATAMAN, 1992-1995 yılları arasında da Gazi Eğitim Fakültesi’nde Dekanlık yapmıştır. Üniversitelerin birikimlerini kamu ile paylaşması gerektiğine inanan ATAMAN, bürokrasiye katkı sağlamasıyla tanınan bir akademisyendir. Bu kapsamda 1976 yılından bu yana Milli Eğitim Bakanlığı’nın çeşitli Hizmet-içi kurslarında öğretim üyeliği ve birçok projede danışmanlık da yapmıştır. 1998-2004 yılları arasında Gazi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü, Görme Engelliler Eğitimi Anabilim Dalı Başkanlığı görevini sürdüren ATAMAN, 2005 yılında Görme ve Öğrenme Yetersizliği Olan Çocuklar Eğitim Merkezi (GÖYÇEM) kuruculuğu ve müdürlüğünü yapmıştır. ATAMAN, 2006 yılından emekli olduğu 2013 yılının Şubat ayına kadar YÖK engelli öğrenci komisyonu Koordinatörü olarak da çalışmalarına devam etmiştir.
 
Yukarıda değinildiği gibi ATAMAN lisans öğrenimini çift dalda tamamlamış, böylece pedegojik anlayışı çok yönlü bir bakış açısıyla gelişmiştir. Okul psikolojisi, rehberlik, özel eğitim gibi alanlarda aldığı lisans derslerinin yanı sıra dayısı Doç. Dr. Mitat ENÇ’ten de birçok şey öğrenmiştir. Bu açıdan bakıldığında ENÇ’in ortaya koyduğu kuramsal çerçeve ve görüşlerin takipçisi olduğu söylenebilir. ENÇ, diğer özel eğitim alanlarında olduğu kadar üstün yetenekliler konusunda da Türkiye’de öncü bir isimdir. ATAMAN da Enç gibi özel eğitim alanının tamamı ile ilgilenmiş ancak lisansüstü çalışmalarını üstün yetenekli/zekâlı bireyler üzerinde yoğunlaştırmıştır. 1976 yılında tamamladığı  "Üstün Zekâlı Çocukların Eğitsel Sorunları: Ankara Fen Lisesinde Bir araştırma” isimli doktora tezi ile de bu alanda Türkiye’de ilk doktora çalışmasını geçekleştiren kişi olmuştur. 1960’lı yıllara kadar Gazi Eğitim Enstitüsü'nde çalışan ENÇ, buradaki birikimini Ankara Üniversitesi’ne taşımış, ATAMAN ise; 1980’li yıllara kadar Ankara Üniversitesi'ndeki tecrübelerini Gazi Üniversitesi’ne aktarmıştır. Böylece kurumsal düzeyde özel eğitimin gelişimine birikimli bir katkı sağlanmıştır. 
 
Özel eğitim alanının tüm alt branşları ile ilgilenen ATAMAN, pek çok idari ve akademik görevi yanı sıra birçok bilimsel ve sosyal proje gerçekleştirmiş, binlerce özel eğitimci ve yüzlerce akademisyenin yetişmesini sağlamıştır. 2000’li yıllardan itibaren kamuoyunu bilgilendirmeye yönelik bir anlayışla çalışmalarını sürdüren ATAMAN, engellilere yönelik tutumlar, toplumsal farkındalık, aile eğitimi ve özel eğitimde ekip çalışması gibi konulara yönelmiştir. ATAMAN, eğitimin tek bir yaklaşımla ele alınamayacağını, multidisipliner ve interdisipliner yaklaşımların daha etkili olacağı görüşünü savunmaktadır. Bu sebeple özel eğitimde popüler olan klasik yaklaşımların yanı sıra, yaratıcı öğrenme, beyin temelli öğrenme gibi farklı yaklaşımları içeren dersler okutmayı sürdürmüştür. 
 
Özellikle engelliliği önleyici tedbirlerin alınmasında kamuoyunu bilinçlendirmenin önemine vurgu yapan ATAMAN, farklı disiplinlerdeki uzmanlarla özel eğitimcilerin işbirliği içinde olması gerektiği görüşünü savunmaktadır. Özel eğitim alanının bir dalında uzmanlaşmanın katkıları yanında pratikte çeşitli güçlükler ortaya çıkardığını savunan ATAMAN, özel eğitim alanına öğretmen yetiştirmenin de bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini savunmuştur. Ona göre özel eğitim alanında öğretmen yetiştiren kurumlar lisans öğreniminin başında genel bir özel eğitim formasyonu sağlamalı ve öğretmen adayları daha sonra çeşitli sertifikalarla spesifik alanlarda uzmanlaşmalıdırlar. Batılı kaynakların bilimsel bulgu ve tartışmalarını önemseyen ATAMAN, eğitimde bu uygulamaların örnek alınması gerektiğini savunmakta ancak Türkiye’nin kendine özgü şartlarının da dikkate alındığı modellerin daha yararlı olacağını düşünmektedir. Bu kapsamda yaptığı bütün çalışmalarda ve kurduğu kurumlarda, Türkiye’nin sosyal, kültürel ve ekonomik koşullarını dikkate alan bir yaklaşıma sahip olmuştur. Bilimsel çalışmalarında ve kurumsal hizmetlerde hep problem çözümüne yönelik bir anlayışa sahip olan ATAMAN, yaklaşık 40 yıl boyunca Türk Eğitim Sistemi'ne önemli katkılar sağlamış bir bilim insanı olarak tanınmaktadır. 
 
ATAMAN, özel gereksinimli bireylerin hakları, toplumla bütünleşmeleri, bağımsız ve mutlu bir yaşam sürdürebilmeleri için bürokrasi, üniversiteler ve medya gibi pek çok kurumla mücadele etmiştir. Bu kapsamda ulusal ve uluslararası sivil toplum örgütleri ile de işbirliğine gitmiştir. 1960 yılında Altı Nokta Körler Derneği Üyesi olan ATAMAN, 1974’te Türkiye Körler Vakfı Kurucu üyesi olmuştur. 1987’de GROOTS International Kurucu üyeliği, 1989-1992 yılları arasında CEC üyeliği, 1993’te WCGTC üyeliği, 1990-1992 yılları arasında New York’taki Türk Okulu Danışmanlığı, 1992-1995 yılları arasında UNESCO Milli Komisyonu Eğitim Komitesi üyeliği, 1997- Balkan Forum in Pedegogy & Education kurucu üyeliği gibi birçok uluslararası sivil toplum organizasyonunda görev alan ATAMAN, ayrıca pek çok uluslararası toplantı ve organizasyonda da Türkiye temsilciği görevini sürdürmüştür. 
 
Özel eğitim, eğitim bilimleri ve psikoloji alanlarında dokuz kitabı (ortak yayın) olan ATAMAN, 3 kitabın da editörlüğünü yapmıştır. Yine aynı alanlarda 1970’li yıllardan bu yana onlarca makalesi, bildirisi ve araştırma projeleri bulunan ATAMAN, son yıllarda kamuoyunu bilgilendirici panel, konferans vb. etkinliklere yönelmiştir.Halen Lefke Avrupa Üniversitesi'nde Özel Eğitim Öğretmenliği Bölüm Başkanı olarak alanında hizmet vermektedir. YÖK kararından önce alana genel Özel eğitim öğretmeni yetiştiren ilk öğretmenlik programı ile öğrenci yetiştirmektedir. Aynı Gazi Üniversitesi'nde olduğu gibi Lefke Avrupa Üniversitesi'nde de ÖÇEM (Özel gereksinimli çocuklar eğitim uygulama ve araştırma merkezi) kurmuştur. Bu merkezde öğretmen yetiştirmenin yanı sıra KKTC deki özel gereksinimli tüm çocuklara hem yönlendirme ve uygulama, hem de araştırma yapılmaktadır. Özel Gereksinimli Çocuklar için kurduğu AADANEM (Ayşegül Ataman Danışma Eğitim Merkezi) ile önemli sivil toplum örgütlerinde etkin çalışmalarını sürdürmektedir. 
 
18 Kasım 2017 Cumartesi Saat 16:00 da, aynı zamanda danışmanlığını yaptığı TÜZYEKSAV Liderler Okulu Salonu'nda ödülünü alacak olan Sayın ATAMAN’a bundan sonra da başarı, sağlık ve mutluluk diliyoruz. Varlığı ve çalışmalarıyla ışığımız olmaya, bize ilham vermeye devam edecektir. Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden yürüyen eğitimcilerimizin, akademisyenlerimizin eksilmemesi, çoğalması dileği ile…
 
Anadolu Eğitim Sendikası
Eğitim ve Sosyal İşler Sekreterliği 

,


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Bu Kategoride Son Eklenen Diğer Haberler
YazıYorum
Dövizdeki yükseliş ekonominin baş belası.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay