22.02.2018,23:41
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
'Sözleşmeden dönmenin sonuçları ağırlaştırılmalı'
Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) Başkanı Feyzullah Yetgin, yaptığı açıklamada,..
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un, ön ödemeli konut satışlarında tüketicilere "sözleşmeden dönme" hakkı tanıdığını, böylece tüketicinin devir veya teslim tarihine kadar herhangi bir gerekçe göstermeden sözleşmeden dönme hakkı bulunduğunu, bu durumun konut geliştiricisi firmaların üzerine birtakım ağır yükümlülükler getirdiğini anlattı.
 
Yatırımcının ön ödemeli konut satışlarından gelecek tahsilat rakamlarına güvenerek imalata başladığını, imalat hızını da buna göre belirlediğini ifade eden Yetgin, söz konusu kanun ve ilgili yönetmelikle tüketiciye tanınmış olan ve küçük bir kesinti uygulanmak suretiyle "teslim tarihine kadar" şeklinde tanımlanan son derece uzun bir süreyi kapsayan sözleşmeden dönme hakkının ise bu sözleşmelere güvenerek imalat yapmış olan yatırımcıları zor durumda bıraktığını söyledi.
 
Feyzullah Yetgin, özellikle faiz artışları ve kur baskısı gibi dönemlerde alıcılar tarafından yaygın olarak kullanılabilen bu imkan nedeniyle yüklenici-satıcıların zaman zaman zorlandığını, bazen iflas noktasına kadar geldiğini, adeta ekonomik krizin faturasını tek başına yüklenmek durumunda kalabildiğini vurguladı.
 
Alıcının satın aldığı bağımsız bölümün prim yapması durumunda bu kazançtan faydalandığını ancak genel ekonomik nedenlerle olsa da teslim tarihine kadar bir kazanç elde edememesi halinde çok küçük bir maliyete katlanarak sözleşmeden dönebildiğini ifade eden Yetgin, şunları kaydetti:
 
"İşin bir diğer yönü de, bu hakkın yaygın olarak ve teslim tarihine kadar uzun bir dönemi kapsayacak şekilde kullanılması, işin bitirilmesini de akamete uğratabileceğinden projeden konut satın alan ve ödemelerini düzenli olarak yapan diğer alıcıların da mağdur olmasına sebebiyet verebilir.
 
Bu nedenle; sözleşmeden dönmenin sonuçlarının ağırlaştırılması, yalnız yüklenici satıcının değil, borcunu düzenli olarak ödeyenlerin haklarını korumak açısından da zorunludur.
 
Ayrıca, yatırımcıların ekonomik göstergelerdeki zayıflama dönemlerinde diğer tüm tarafların da yaşadığı sıkıntıların üzerine bir de bu yükü tek taraflı olarak yüklenmesinin haksız bir uygulama olacağını düşünüyoruz."
 
Söz konusu nedenle sözleşmeden dönme durumunda talep edilecek tazminat için mevzuatta yer alan yüzde 2 oranının, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'da yapılacak bir değişiklik ile sözleşme akdi üzerinden geçen zaman gözetilerek kademeli olarak artırılmasının daha adil bir düzenleme olacağı görüşünde olduklarını kaydeden Yetgin, "Sektör temsilcileri olarak, her iki tarafın (yatırımcı ve tüketici) haklarının adil bir şekilde gözetilmesi için sözleşmeden dönülmesi durumunda tüketiciye iade edilecek tutarın büyüklüğüne göre kademeli bir geri ödeme süresi belirlenmesinin daha uygun bir düzenleme olacağına inanıyoruz." diye konuştu.
 
GYODER Başkanı Yetgin, ön ödemeli konut satışında, devir veya teslim tarihine kadar tüketicinin herhangi bir gerekçe göstermeden sözleşmeden dönme hakkı bulunduğunu ifade ederek, "Buna göre sözleşmeden dönme cezasında yüzde 2 olarak belirlenen oranın, yapılacak yasal değişiklikle 2 aya kadar yüzde 2, 2-12 ay yüzde 5, 12 ay ve sonrası yüzde 10 mertebelerine çıkarılması, sektörün sağlıklı gelişimi adına önemli bir adım olacaktır." dedi.
 
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 44'üncü ve Ön Ödemeli Konut Satışları Hakkında Yönetmelik'te, "devir veya teslim süresi 36 ayı geçemez" hükmünün yer aldığını hatırlatan Yetgin, "Ancak yüksek katlı projelerde günümüz mühendisliği ile 36 ay içerisinde projenin tamamlanması mümkün olmuyor.
 
Kısıtlı zamanlarda yapılan imalatlar nedeniyle iş sağlığı ve güvenliği konusunda zafiyetler meydana geliyor.
 
Konutun 36 ay içerisinde devir veya teslim edilmesi zorunluluğu ile ilgili önerimiz; belirli kat ve/veya inşaat alanı olan yapılar için derecelendirme yapılarak 36 aydan 48 aya uzanan bir teslim süresinin öngörülmesi." şeklinde konuştu.
 
Yetgin, söz konusu kanunun 45'inci maddesinin üçüncü fıkrasında, tüketicinin haklı neden olmaksızın dahi sözleşmeden dönmesi durumunda ödenmiş olan bedellerin 90 gün içerisinde iade edilmesi gerektiğinin yer aldığını belirterek, şunları kaydetti:
 
"Yatırımcılar, ön ödemeli konut satış gelirlerine dayanarak nakit akış planlarını yaparken, imalat programı da nakit akışına uygun şekilde oluşturuluyor.
 
Bu nedenle; teslim tarihine kadar gerçekleşebilecek böyle bir risk için 90 gün gibi kısa bir sürede iade zorunluluğu, inşaat şirketlerinin yatırım planları ve nakit dengesi üzerinde büyük bir belirsizlik oluşturuyor.
 
Nitekim; söz konusu kanunun ilk halinde 30 aylık bir süre (teslim tarihine kadar ibaresi ile) öngörülmüştü.
 
Bu konuda ise; sözleşme bedelinin yarısından daha az bir bedelin ödenmiş olduğu durumlarda 180 gün, sözleşme bedelinin yarısı ve daha fazlasının ödenmiş olduğu durumlarda 360 gün içerisinde iade yükümlülüğü getirilmesini öneriyoruz."

,


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Bu Kategoride Son Eklenen Diğer Haberler
YazıYorum
Ekonomide yaşadığımız sorunlar açık.
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
Truva’nın Unesco Dünya Kültür Mirası listesine girişinin 20. yılı olan 2018; ülkemizde “Truva Yılı” ilan edildi.
AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, 13 Şubat 2018’de yaptığı konuşmada, “Bizim için Afrin neyse Ege’deki, Kıbrıs’taki haklarımız da odur. Savaş gemilerimiz, Hava Kuvvetlerimiz, gerektiğinde her türlü müdahaleyi yapmak için yakın takipteler” dedi.
Haber programında Zeytindalı Harekâtı için Afrin’e giden Mehmetçikleri izliyorum.
Ne yapmalıyız, yapabiliriz? Aydınlara düşen görevler ne olur?
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Dünyanın bir bütün olduğu günümüzde, bilimsel verilerden yararlanmanın vakti gelmiştir.
Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi’ndeki siyasetçiler başta olmak üzere Türk karşıtı olarak yorumlanabilecek söylem yükselişe geçti.
Kaçak su bedellerini kim ödüyor?
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?