19.01.2018,04:26
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
'İzlenmesi gerekenler, ilk satışlar ve ipotekli satışlar'
Konut satışları Eylül ayında 140 bin adetle bu yılın rekorunu kırdığında bu düzeye ulaşılma nedeni belliydi.
Tapu harçlarındaki indirim Eylül ayında bitecekti ve konut almak isteyenler de Ekim ayına kalmamak için alımlarını bir anlamda öne çekmişlerdi.
 
İşte bir kısmı belki Ekim ayında gerçekleşecek alımların Eylül'e kayması yüzünden geçen ayki satışlar hem Eylül'e göre, hem geçen yılın Ekim'ine göre düşüş gösterdi.
 
Ekim ayında yaklaşık 123 bin konut satıldı. Geçen yılın aynı ayındaki satış 130 bin düzeyindeydi. Toplam satışta yüzde 6’ya yakın bir azalma oldu.
 
Ekim ayında ilk satışların yüzde 8’e yakın, ikinci el satışların ise; yüzde 4’e yakın gerilediği gözlendi.
 
İlk on ayda gerçekleşen satış hala geçen yılın üstünde. Ama bu durum önceki aylarda geçen yıla göre belirgin bir artış sağlanması sayesinde oldu.
 
İpoteklilerde hızlı azalma var
 
Konut satışlarında özellikle izlenmesi gerekenler, ilk satışlar ve ipotekli satışlar.
 
İlk satışlar, yeni yapılmış konutların alıcı bulup bulmadığını gösteriyor bize. Hep vurguladık, üç kez, beş kez el değiştirmiş bir konutun bir kez daha el değiştirmiş olmasının ekonomiye pek bir katkısı yok. Son satan kar ediyorsa, katkı ona. Ya da satın alan evde köklü tadilat yaptırıyorsa katkı yan sanayiye.
 
Ama ilk satışlar öyle değil. Yapılmış, bitmiş; müteahhidin cebine para girmesini sağlayacak konutlar satılamıyor ve bekliyorsa, sektörde sıkıntı var demektir. İlk satışlarla ilgili durumu biraz önce aktardık.
 
İlk satışlar Ekim'de yüzde 7.6 azaldı, on aydaki artış ise; yalnızca yüzde 7.5 oldu.
 
Konut sektörünün içinde bulunduğu durumu ve gelecekte nasıl şekil alacağını ortaya koyan bir başka gösterge ipotekli satışların seyri. Gerek bankadan doğrudan kredi kullanılması yoluyla, gerekse müteahhidin sağladığı finansmanla konuta ipotek koyması suretiyle edinilen konutların sayısında belirgin bir azalma var.
 
İpotekli satışlar Ekim ayında yüzde 20’ye yakın azaldı. İpotekli ilk satışlardaki azalmanın oranı yüzde 21’i buldu, ikinci el satışlarda da yüzde 19 azalma var.
 
İpotekli satışlar Ocak-Ekim döneminde arttı artmaya ama bu da önceki ayların görece iyi geçmesinden kaynaklanıyor.
 
Sorun daha da büyüyecek
 
Bu köşede daha iki gün önce, 22 Kasım’da yazdık. TÜİK verilerine göre yılın ilk dokuz ayında tam 1 milyon 106 bin daire için yapı ruhsatı alındı. Geçen yılın aynı dönemindeki 705 bine göre artış oranı tam yüzde 57.
 
Yılın üçüncü çeyreğinde yapı ruhsatına konu daire sayısı da yaklaşık 500 bine yaklaşmıştı.
 
Müteahhitlerin ruhsat almaya koşmalarının nedeni, 1 Ekim’de yürürlüğe girecek yeni imar yönetmeliğiydi. Yeni yönetmeliğin getireceği bazı kısıtlamalar öncesinde ruhsat alınmak istenmişti.
 
Şimdi bile elindeki daireleri satmakta zorlanan inşaat sektörü, bunca daireyi tamamladığında ne olacak. Bu yıl ruhsatı alınan 1.1 milyon daire bir yıl-bir buçuk yıl içinde tamamlanıp satışa hazır hale getirildiğinde alıcı nereden bulunacak.
 
Sorun büyük; ama biz hale ekonomiye sihirli bir el değeceğini ve herkesin ev almaya koşacağını umuyor gibiyiz. Ama belki öyle bir umudumuz yok da, çaresizlikten korkudan tir tir titremeyi göze alarak mezarlıktan ıslık çala çala geçmeyi tercih ediyoruz.
Alaattin Aktaş / Dünya

,


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Bu Kategoride Son Eklenen Diğer Haberler
YazıYorum
TÜSİAD’ın genel kurulunda yaptığı önemli bir tüzük değişikliği var. Bu değişimle birlikte adındaki iş adamları ibaresi iş insanları olarak yenilendi.
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
Doğunun en batısı…Batının en doğusu…
Çavuşoğlu, kendi dönemlerinde hiçbir gelişme olmadığını da iddia etmişti.
Tarih 15 Nisan 2013.
Bu melanetleri işlemekle, işlettirmekle hangi amaca varılmak istenmiştir?
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Otuz yılı aşkın süredir danışmanlık yaptığım özel sektörde, mali işler konularında işletmeleri gözlemledim.
Savaş yorgunu Avrupa kıtasının önce ekonomik işbirliği ile başladığı ve bir barış ve refah fikri olarak ilerleyen Avrupa projesi için önemli bir döneme tanıklık ediyoruz.
Unutmamalıdır ki, tarihinin hakikatına vakıf olmak bir ülkenin bağışıklık ilacıdır.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?